Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86 ve 87. maddelerinde düzenlenen, kişilerin vücut dokunulmazlığını korumaya yönelik temel suç tiplerinden biridir. Bir kişiye bilerek ve isteyerek fiziksel zarar verilmesi, vücuduna acı çektirilmesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunması halinde kasten yaralama suçu gündeme gelir. Ancak her olay aynı şekilde değerlendirilmez. Yaralanmanın ağırlığı, kullanılan aracın niteliği, mağdurun kim olduğu ve meydana gelen sonuca göre uygulanacak kasten yaralama cezası önemli ölçüde değişebilir.
Uygulamada en çok karşılaşılan hatalardan biri, her darp olayının aynı hukuki sonuca yol açacağını düşünmektir. Oysa basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralanmalar ile kemik kırığına, organ kaybına veya hayati tehlikeye neden olan fiiller arasında hem ceza miktarı hem de yargılama usulü bakımından ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Aynı şekilde bıçakla yaralama, silahla işlenen fiiller, eşe veya kamu görevlisine karşı gerçekleştirilen eylemler de kanunda ayrı değerlendirilmektedir.
Bu yazıda kasten yaralama cezası, kasten yaralama suçu, TCK 86 ve TCK 87 hükümleri, suçun unsurları, nitelikli halleri, bıçakla ve silahla yaralama, teşebbüs, şikâyet ve şikâyetten vazgeçme, uzlaşma, tutuklama, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi, zamanaşımı, görevli mahkeme ve uygulamada en çok merak edilen diğer hukuki konular güncel mevzuat ve yargı uygulamaları çerçevesinde ayrıntılı olarak ele alınacaktır. Amaç, hem mağdurların hem de hakkında soruşturma veya dava yürütülen kişilerin süreci doğru değerlendirebilmesine yardımcı olacak kapsamlı ve güncel bir rehber sunmaktır.
Kasten Yaralama Suçu Nedir?
Kasten yaralama suçu, bir kişinin başka bir kişiye bilerek ve isteyerek fiziksel zarar vermesi, vücuduna acı çektirmesi ya da sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olması halinde oluşan suç tipidir. Türk Ceza Kanunu’nda kişilerin vücut dokunulmazlığını korumak amacıyla düzenlenen bu suç, günlük hayatta en sık karşılaşılan ceza hukuku uyuşmazlıkları arasında yer alır.
Uygulamada kasten yaralama suçu yalnızca ağır darp olaylarından ibaret değildir. Bir kişiye yumruk atılması, tokat atılması, tekme vurulması, saç çekilmesi veya herhangi bir cisimle fiziksel müdahalede bulunulması da olayın özelliklerine göre bu suç kapsamında değerlendirilebilir. Ancak her olay aynı hukuki sonucu doğurmaz. Yaralanmanın ağırlığı, kullanılan aracın niteliği, mağdurun durumu ve meydana gelen sonuç, suçun hukuki niteliğini ve uygulanacak yaptırımı doğrudan etkiler.
Mahkemeler bir olayı değerlendirirken yalnızca yaralanmanın nasıl gerçekleştiğine değil, özellikle şu hususlara da dikkat etmektedir:
- Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceğine,
- Adli raporda kemik kırığı, hayati tehlike veya kalıcı hasar bulunup bulunmadığına,
- Fiilin hangi araçla gerçekleştirildiğine,
- Taraflar arasındaki ilişkiye ve olayın gerçekleşme şekline.
Bu nedenle aynı nitelikte görünen iki darp olayı, hukuken tamamen farklı sonuçlar doğurabilir.
Kasten Yaralama Suçunun Kanuni Tanımı (TCK 86)
Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin temel düzenlemesine göre, bir kimsenin başkasının vücuduna acı vermesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına kasten neden olması halinde bu suç oluşur.
Kanun koyucu, suçun oluşması için mutlaka ağır bir yaralanmanın meydana gelmesini aramamıştır. Vücut bütünlüğüne hukuka aykırı şekilde yapılan ve mağdur üzerinde acı veya sağlık bozukluğu oluşturan her kasıtlı fiil, somut olayın özelliklerine göre kasten yaralama suçu kapsamında değerlendirilebilir.
Uygulamada mahkemeler yalnızca olay anlatımlarına göre karar vermez. Özellikle;
- adli muayene raporları,
- hastane kayıtları,
- kamera görüntüleri,
- tanık beyanları,
- bilirkişi raporları
birlikte değerlendirilerek suçun oluşup oluşmadığı tespit edilir.
Suçun Koruduğu Hukuki Değer
Kasten yaralama suçunun koruduğu temel hukuki değer, kişinin vücut dokunulmazlığıdır. Bunun yanında bireyin fiziksel ve ruhsal sağlığı ile serbest iradesi de ceza hukuku koruması altındadır.
Bu nedenle yalnızca kanayan veya kırık oluşan yaralanmalar değil, mağdurun sağlığını veya algılama yeteneğini olumsuz etkileyen fiiller de suç kapsamında değerlendirilebilir. Önemli olan, kişinin vücut bütünlüğüne hukuka aykırı ve kasıtlı bir müdahalenin bulunmasıdır.
Ceza yargılamasında mahkemeler, olayın gerçekten mağdurun vücut bütünlüğünü ihlal edip etmediğini somut deliller üzerinden değerlendirir. Bu nedenle özellikle ilk sağlık raporu, olaydan hemen sonra alınan görüntüler ve tanık anlatımları birçok dosyada belirleyici delil niteliği taşımaktadır.
Kasten Yaralama ile Taksirle Yaralama Arasındaki Fark
Uygulamada en sık karıştırılan konulardan biri, kasten yaralama ile taksirle yaralama arasındaki farktır. Bu iki suç birbirinden tamamen farklı hukuki esaslara dayanır.
| Kasten Yaralama | Taksirle Yaralama |
| Fail, yaralama fiilini bilerek ve isteyerek gerçekleştirir. | Fail yaralamayı istemez; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle yaralanmaya sebep olur. |
| TCK 86 ve 87. maddelerde düzenlenmiştir. | TCK 89. maddede düzenlenmiştir. |
| Yumruk atma, bıçaklama, tekme atma gibi bilinçli fiiller buna örnek gösterilebilir. | Trafik kazası, iş kazası veya dikkatsizlik sonucu meydana gelen yaralanmalar buna örnek olabilir. |
Halk arasında “yanlışlıkla yaralama” olarak ifade edilen olaylar çoğu zaman taksirle yaralama suçunu oluşturur. Buna karşılık bir kişiye bilerek fiziksel müdahalede bulunulması halinde ise kural olarak kasten yaralama suçu gündeme gelir.
Bu ayrım yalnızca suçun adı bakımından değil; uygulanacak ceza, soruşturma usulü ve hukuki sonuçlar bakımından da büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle olayın hangi suç tipini oluşturduğunun, dosyadaki deliller ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir.
Kasten Yaralama Cezası Nedir?
Kasten yaralama cezası, fiilin işleniş şekline, mağdur üzerinde meydana gelen sonuca ve suçun nitelikli hallerinin bulunup bulunmadığına göre değişmektedir. Bu nedenle her yaralama olayı için uygulanacak cezanın aynı olduğunu söylemek doğru değildir. Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralanmalar ile kemik kırığına, organ kaybına veya hayati tehlikeye neden olan fiiller arasında önemli ceza farklılıkları bulunmaktadır.
Cezanın belirlenmesinde yalnızca yaralanmanın derecesi değil, olayın tüm özellikleri birlikte değerlendirilir. Özellikle aşağıdaki hususlar mahkemelerin karar verirken dikkate aldığı temel kriterler arasındadır:
- Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği,
- Yaralanmanın mağdur üzerinde kalıcı bir etki bırakıp bırakmadığı,
- Fiilin silahla işlenip işlenmediği,
- Suçun eşe, üstsoya, altsoya veya kamu görevlisine karşı işlenip işlenmediği,
- Adli raporda yer alan tespitler ve diğer deliller.
Bu nedenle, aynı şekilde başlayan iki olay, mağdurun uğradığı zararın niteliğine göre farklı ceza yaptırımlarına tabi olabilir.
TCK 86/1 Kapsamında Temel Ceza
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin birinci fıkrasına göre, bir kimsenin vücuduna kasten acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu hüküm, suçun temel halini düzenlemektedir. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olması ancak TCK’nın 87. maddesinde düzenlenen ağır sonuçları da doğurmaması halinde, ceza bu hüküm çerçevesinde belirlenir.
Uygulamada mahkemeler, temel cezayı belirlerken olayın meydana geliş şekli, failin kastının yoğunluğu, kullanılan aracın niteliği ve mağdur üzerinde oluşan etkinin ağırlığı gibi hususları birlikte değerlendirir. Daha sonra varsa artırma veya indirim nedenleri uygulanarak nihai ceza belirlenir.
Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilecek Yaralama (TCK 86/2)
Yaralanmanın, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde TCK’nın 86. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Kanun koyucu, bu tür yaralanmaları suçun daha hafif şekli olarak kabul etmiş ve temel hale göre daha düşük ceza öngörmüştür.
Bu kapsamda verilecek ceza:
- Altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya
- Adli para cezasıdır.
Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Ancak her darp olayı basit tıbbi müdahale kapsamında değerlendirilmez. Bunun tespiti tarafların beyanlarına göre değil, adli rapor ve tıbbi bulgulara göre yapılır. Özellikle kemik kırığı, hayati tehlike, kalıcı iz veya organ fonksiyonunda bozulma bulunan durumlarda artık bu hükmün uygulanması mümkün olmayabilir.
Cezanın Arttırıldığı Haller
Bazı durumlarda kanun, fiilin daha ağır sonuç doğurduğunu veya daha ağır bir şekilde işlendiğini kabul ederek cezanın artırılmasını öngörmektedir.
Kasten adam yaralama cezasının artırılmasına neden olabilecek başlıca durumlar şunlardır:
- Suçun silahla işlenmesi,
- Üstsoya, altsoya, kardeşe, eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi,
- Kamu görevlisine görevinden dolayı karşı işlenmesi,
- Kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi,
- Yaralanma sonucunda kemik kırığı meydana gelmesi,
- Hayati tehlike oluşması,
- Organ veya duyu kaybı gibi kalıcı sonuçların ortaya çıkması,
- Yaralanma nedeniyle mağdurun yaşamını ağır şekilde etkileyen sonuçların meydana gelmesi,
- Suçun canavarca hisle işlenmesi.
TCK 86/3. maddesinde sayılan nitelikli hallerin varlığı halinde temel ceza yarı oranında artırılır. Ancak fiilin canavarca hisle işlenmesi hâlinde bu artırım oranı bir kat olarak uygulanır. Bunun yanında, yaralama sonucunda TCK 87. maddede düzenlenen ağır sonuçların meydana gelmesi halinde ise ayrıca bu madde hükümleri uygulanır. Nitelikli haller ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama halleri yazımızın ilerleyen bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklanacaktır.
Kasten Yaralama Cezası Ne Kadar?
| Yaralama Türü | Uygulanabilecek Ceza |
| TCK 86/1 kapsamında temel kasten yaralama | 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis |
| Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama (TCK 86/2) | 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası (kadına karşı işlenmişse alt sınır 9 ay) |
| TCK 86/3 kapsamındaki nitelikli haller | Temel ceza artırılır. |
| TCK 87 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama | Meydana gelen sonuca göre daha ağır hapis cezaları uygulanır. |
Not: Kasten adam yaralama cezası, yalnızca kanunda belirtilen alt ve üst sınırlar esas alınarak belirlenmez. Somut olayın özellikleri, adli raporun içeriği, suçun işleniş biçimi ve kanundaki artırma veya indirim nedenleri de mahkeme tarafından değerlendirilerek nihai ceza tayin edilir.
Kasten Yaralama Suçunun Unsurları
Bir fiilin kasten yaralama suçu olarak değerlendirilebilmesi için kanunda öngörülen bazı temel unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu unsurlardan birinin bulunmaması halinde olayın hukuki niteliği değişebilir veya suç hiç oluşmayabilir.
Fail
Kasten yaralama suçunun faili, bu suçu işleyen herhangi bir kişi olabilir. Kanunda fail bakımından özel bir sıfat aranmadığından, ceza sorumluluğuna sahip herkes bu suçun faili olabilir.
Mağdur
Suçun mağduru ise vücut dokunulmazlığı ihlal edilen canlı bir insandır. Bu nedenle kasten yaralama suçu yalnızca insanlara karşı işlenebilir.
Fiil
Suçun oluşabilmesi için mağdurun vücuduna acı verilmesi, sağlığının bozulması veya algılama yeteneğinin olumsuz etkilenmesi gerekir. Bu fiil; yumruk atma, tekme vurma, bıçaklama, itme veya benzeri birçok farklı davranışla gerçekleştirilebilir.
Kast
Kasten yaralama suçunda failin, yaralama fiilini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir. Yaralama sonucunun istenmeden, dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu meydana gelmesi halinde ise kasten yaralama değil, şartları varsa taksirle yaralama suçu gündeme gelebilir.
Netice
Kasten yaralama suçunun oluşabilmesi için fiilin mağdur üzerinde kanunda belirtilen sonuçlardan birini doğurması gerekir. Mağdurun vücudunda acı meydana gelmesi, sağlığının bozulması veya algılama yeteneğinin etkilenmesi bu suçun neticesini oluşturur. Meydana gelen sonucun ağırlığı ise uygulanacak cezanın belirlenmesinde önemli rol oynar.
Basit Yaralama ile Ağır Yaralama Arasındaki Fark
Kasten yaralama suçunda en önemli ayrımlardan biri, yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olup olmamasıdır. Çünkü bu ayrım, uygulanacak cezanın belirlenmesinde doğrudan etkili olur.
Basit yaralamada mağdurun uğradığı zarar hafif niteliktedir ve genellikle kısa süreli tıbbi müdahaleyle giderilebilir. Buna karşılık ağır yaralamada, mağdur üzerinde daha ciddi sağlık sorunları veya kalıcı sonuçlar ortaya çıkar. Böyle durumlarda yalnızca ceza miktarı artmakla kalmaz, uygulanacak kanun hükümleri de değişebilir.
Aşağıdaki tablo, iki yaralama türü arasındaki temel farkları göstermektedir:
| Basit Yaralama | Ağır Yaralama |
| Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir. | Basit tıbbi müdahaleyle giderilemez. |
| Genellikle hafif darp, yüzeysel kesi veya morluk şeklinde görülür. | Kemik kırığı, organ kaybı, hayati tehlike veya kalıcı hasar gibi ağır sonuçlar doğurabilir. |
| TCK m. 86/2 hükümleri uygulanabilir. | Olayın niteliğine göre TCK m. 86/1 veya TCK m. 87 hükümleri uygulanabilir. |
| Ceza daha hafiftir. | Ceza, meydana gelen sonuca göre önemli ölçüde artabilir. |
Basit Tıbbi Müdahale Nedir?
Basit tıbbi müdahale, yaralanmanın kapsamlı bir tedavi gerektirmeden, olağan tıbbi uygulamalarla giderilebilecek hafif nitelikte olması anlamına gelir. Bu değerlendirme tarafların beyanlarına göre değil, sağlık kuruluşu tarafından düzenlenen adli rapor ve tıbbi bulgular esas alınarak yapılır.
Örneğin yüzeysel sıyrıklar, küçük kesiler veya kısa sürede iyileşen hafif darp izleri, olayın özelliklerine göre basit tıbbi müdahale kapsamında değerlendirilebilir.
Hangi Yaralanmalar Basit Sayılmaz?
Her yaralanma basit tıbbi müdahale kapsamında değildir. Özellikle mağdur üzerinde kalıcı veya ciddi sonuçlar doğuran yaralanmalar bu kapsamın dışında kalır.
Bunlara örnek olarak;
- Kemik kırıkları,
- Hayati tehlike oluşturan yaralanmalar,
- Organ veya duyu kaybına yol açan fiiller,
- Yüzde sabit iz bırakılması,
- Uzun süreli tedavi gerektiren yaralanmalar
gösterilebilir.
Bu tür durumlarda olayın özelliklerine göre TCK’nın 87. maddesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri gündeme gelebilir.
Adli Rapor Neden Önemlidir?
Kasten yaralama davalarında en önemli delillerden biri adli rapordur. Çünkü yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği, kemik kırığı bulunup bulunmadığı, hayati tehlike oluşup oluşmadığı ve kalıcı bir hasarın meydana gelip gelmediği büyük ölçüde bu raporla belirlenir.
Uygulamada mahkemeler yalnızca tarafların anlatımlarına göre karar vermez. Adli rapor, kamera kayıtları, tanık beyanları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek olayın hukuki niteliği ve uygulanacak ceza belirlenir. Bu nedenle yaralama olaylarında düzenlenen ilk sağlık raporu ile daha sonra alınan adli raporlar, soruşturma ve yargılama sürecinde belirleyici öneme sahiptir.
Kasten Yaralamanın Nitelikli Halleri (TCK 86/3)
Kanun koyucu, bazı durumlarda kasten yaralama suçunun daha ağır bir şekilde işlendiğini kabul etmiş ve bu halleri nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Bu durumlarda yalnızca suçun oluşması yeterli görülmemiş; fiilin işleniş şekli veya mağdurun taşıdığı özellik nedeniyle daha ağır ceza öngörülmüştür.
TCK’nın 86. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen bu hallerin varlığı halinde, temel ceza belirli oranlarda artırılır. Ancak artırım oranı, nitelikli halin türüne göre değişebileceğinden her olay kendi özellikleri içinde değerlendirilmelidir.
Silahla İşlenmesi
Kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi, cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hallerden biridir. Buradaki “silah” kavramı yalnızca tabanca veya tüfek gibi ateşli silahları ifade etmez.
Kanuna göre saldırı veya savunma amacıyla kullanılabilen ya da fiilen saldırıda kullanılan birçok araç da silah olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle bıçak, sopa, demir çubuk, taş veya benzeri araçlarla gerçekleştirilen yaralama eylemleri de olayın özelliklerine göre bu kapsamda değerlendirilebilir.
Silah kavramının kapsamı ve silahla kasten yaralama cezası hakkında ayrıntılı açıklamalara yazımızın ilerleyen bölümlerinde ayrıca değinilecektir.
Üstsoya, Altsoya, Eşe veya Boşanılan Eşe Karşı İşlenmesi
Suçun aile bireylerine karşı işlenmesi de cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hallerdendir.
Özellikle;
- Anne veya baba,
- Çocuk,
- Kardeş,
- Eş,
- Boşanılan eş,
aleyhine işlenen kasten yaralama suçlarında kanun daha ağır yaptırım öngörmektedir.
Bu düzenlemenin amacı, aile ilişkilerinden doğan güven bağını ve aile içindeki bireyleri daha güçlü şekilde korumaktır.
Kamu Görevlisine Karşı İşlenmesi
Kasten yaralama suçunun kamu görevlisine, görevinden dolayı işlenmesi halinde de ceza artırılır.
Burada önemli olan mağdurun kamu görevlisi olması tek başına değildir. Yaralama fiilinin, mağdurun yürüttüğü kamu görevi nedeniyle gerçekleştirilmiş olması gerekir.
Örneğin görevini yerine getiren polis memuruna, öğretmene, hâkime, savcıya veya sağlık personeline görevleri nedeniyle yapılan saldırılar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Kamu Görevlisinin Nüfuzunu Kötüye Kullanarak İşlenmesi
Kasten yaralama suçunun, kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle işlenmesi de TCK’nın 86/3. maddesinde düzenlenen nitelikli hallerden biridir.
Bu düzenleme, kamu görevlisinin sahip olduğu yetki ve otoriteyi hukuka aykırı şekilde kullanarak yaralama fiilini işlemesi halinde uygulanır. Bu durumda fail hakkında belirlenen temel ceza, kanunda öngörülen oranda artırılır.
Kendisini Savunamayacak Kişiye Karşı İşlenmesi
Mağdurun yaşı, fiziksel veya ruhsal durumu nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunması da cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren nedenlerden biridir.
Örneğin;
- Küçük yaştaki çocuklar,
- İleri yaştaki kişiler,
- Ağır engeli bulunan kişiler,
- Bilinci kapalı veya hareket kabiliyeti bulunmayan kişiler,
kendilerini savunamayacak durumda kabul edilebilir. Ancak her olayda bu değerlendirme somut olayın özelliklerine göre yapılır.
Canavarca Hisle İşlenmesi
Kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmesi de TCK’nın 86/3. maddesinde düzenlenen nitelikli hallerden biridir. Bu hâl, diğer nitelikli hâllerden farklı olarak daha ağır bir artırım oranına tabidir.
Kanun koyucu, a, b, c, d ve e bentlerinde sayılan nitelikli hâllerde (silahla işlenmesi, yakın akrabaya karşı işlenmesi, kamu görevlisine karşı işlenmesi, nüfuzun kötüye kullanılması, savunamayacak kişiye karşı işlenmesi) temel cezanın yarı oranında artırılmasını öngörürken, canavarca hisle işlenmesi hâlinde bu artırım oranını bir kat olarak belirlemiştir. Ayrıca bu hâlde şikâyet aranmaksızın resen soruşturma yapılır.
📌 Yukarıda sayılan a-e bentlerindeki nitelikli hâllerde ceza yarı oranında; (f) bendindeki canavarca hisle işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK 87)
Kasten yaralama suçunda bazı sonuçlar, mağdur üzerinde daha ağır etkiler meydana getirdiği için kanun koyucu bu durumları ayrıca düzenlemiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde yer alan bu haller, uygulamada neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak adlandırılır.
Bu durumda failin yaralama kastı değişmez; ancak meydana gelen sonucun ağırlığı nedeniyle uygulanacak ceza önemli ölçüde artar. Özellikle adli raporda tespit edilen bulgular, TCK’nın 87. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde büyük önem taşır.
TCK 87’de düzenlenen ağır sonuçların tamamı aynı hukuki yaptırıma tabi değildir. Bazı hallerde temel ceza belirli oranlarda artırılırken, organ kaybı, bitkisel hayat veya ölüm gibi daha ağır neticelerde kanun doğrudan daha yüksek hapis cezaları öngörmektedir. Bu nedenle uygulanacak ceza, mağdur üzerinde meydana gelen sonuca göre ayrı ayrı belirlenir.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hallerinden bazıları şunlardır:
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hallerinden bazıları şunlardır:
- Hayati tehlikenin oluşması,
- Kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmesi,
- Organ veya duyu kaybı yaşanması,
- Yüzde sabit iz kalması,
- Konuşma yetisinin kaybedilmesi,
- Gebe kadının çocuğunu düşürmesi,
- Bitkisel hayata girilmesi,
- Mağdurun hayatını kaybetmesi.
Hayati Tehlike Oluşması
Yaralanma sonucunda mağdurun yaşamının ciddi şekilde tehlikeye girmesi halinde TCK’nın 87. maddesi uygulanır. Hayati tehlikenin bulunup bulunmadığı mahkeme tarafından değil, adli tıp raporları ve uzman hekim görüşleri doğrultusunda belirlenir.
Her ağır yaralanma hayati tehlike oluşturmaz. Aynı şekilde dışarıdan basit görünen bazı yaralanmalar da iç kanama veya organ hasarı nedeniyle hayati tehlike doğurabilir. Bu nedenle değerlendirme tamamen tıbbi verilere göre yapılır.
Kemik Kırılması
Google’da en çok aranan konulardan biri kemik kırmanın cezasıdır. Ancak tek başına “kemik kırıldı” denilmesi cezanın otomatik olarak aynı şekilde artırılacağı anlamına gelmez.
Mahkemeler, kırığın;
- bulunduğu bölgeyi,
- sayısını,
- iyileşme sürecini,
- yaşam fonksiyonlarına etkisini
dikkate alarak değerlendirme yapar.
Bu nedenle parmak kemiği kırığı ile kafatası veya kalça kemiği kırığı aynı hukuki sonuca yol açmayabilir. Kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisi arttıkça uygulanacak ceza da buna göre ağırlaşabilir.
Organ Kaybı (Kör Etme Cezası)
Yaralama sonucunda bir organın tamamen işlevini yitirmesi veya görevini yerine getiremez hale gelmesi, TCK’nın 87. maddesi kapsamında daha ağır cezayı gerektirir.
Organ kaybı yalnızca organın tamamen alınması anlamına gelmez. Organın fonksiyonunu kalıcı olarak önemli ölçüde kaybetmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Konuşma Yetisinin Kaybı
Yaralama nedeniyle mağdurun konuşma yeteneğinin sürekli olarak kaybolması veya ciddi şekilde bozulması halinde ceza artırılır.
Bu değerlendirme yapılırken geçici konuşma güçlüğü ile kalıcı konuşma kaybı birbirinden ayrılır. Kalıcılık, uzman sağlık kurullarınca düzenlenen raporlarla belirlenir.
Yüzde Sabit İz
Yüz bölgesinde meydana gelen ve iyileşme tamamlandıktan sonra kalıcı hale gelen izler, belirli şartların bulunması halinde TCK’nın 87. maddesi kapsamında değerlendirilir.
Yüzde oluşan her iz sabit iz olarak kabul edilmez. İzin kalıcılığı, görünürlüğü ve estetik etkisi adli tıp incelemeleriyle belirlenir.
Duyu Kaybı
Yaralama sonucunda görme, işitme, tat alma, koku alma veya dokunma gibi duyulardan birinin tamamen ya da önemli ölçüde kaybedilmesi de neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama kapsamındadır.
Duyu kaybının geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu, tedavi sürecinin tamamlanmasından sonra düzenlenen sağlık raporlarıyla değerlendirilir.
Çocuk Düşürme
Suçun gebe bir kadına karşı işlenmesi ve yaralama nedeniyle çocuğun düşmesi halinde kanun daha ağır yaptırım öngörmektedir.
Bu sonucun meydana gelmesi için yaralama fiili ile çocuk düşürme arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Bu bağ, dosyadaki tıbbi deliller ve uzman raporlarıyla ortaya konulur.
Bitkisel Hayat
Yaralama sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi, TCK’nın 87. maddesinde düzenlenen en ağır neticelerden biridir.
Bu durumda mağdur yaşamını sürdürse bile bilinç fonksiyonlarının kalıcı şekilde kaybedilmesi nedeniyle kanun, faile çok daha ağır bir ceza öngörmektedir.
Ölüm Meydana Gelmesi
Failin amacı öldürmek olmasa bile, yaralama fiili sonucunda mağdurun ölmesi halinde TCK’nın 87. maddesinin ilgili hükümleri uygulanır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, failin öldürme kastıyla hareket etmemesidir. Eğer olayın özellikleri öldürme kastının bulunduğunu gösteriyorsa, artık kasten yaralama değil kasten öldürme suçu veya şartları varsa kasten öldürmeye teşebbüs suçu gündeme gelir.
Bu ayrım uygulamada büyük önem taşımaktadır. Mahkemeler, failin kastını; kullanılan aracın niteliği, darbenin yönü ve şiddeti, hedef alınan vücut bölgesi ile olayın gerçekleşme biçimini birlikte değerlendirerek belirlemektedir.
Bıçakla Yaralamanın Cezası
Bıçakla yaralama, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç olarak düzenlenmemiştir. Ancak bıçak, hukuken silah kabul edildiğinden, kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi söz konusu olur ve ceza TCK’nın 86/3 maddesi kapsamında artırılır.
Bunun yanında yaralanmanın ağırlığı da cezanın belirlenmesinde önem taşır. Yaralanma sonucunda hayati tehlike oluşması, kemik kırılması veya organ kaybı gibi ağır sonuçların meydana gelmesi halinde ayrıca TCK’nın 87. maddesi hükümleri de uygulanabilir.
Bıçak Silah Sayılır mı?
Evet. Türk Ceza Kanunu bakımından bıçak, silah olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle bıçak kullanılarak gerçekleştirilen yaralama fiilleri, kasten yaralama suçunun nitelikli hali kapsamında değerlendirilir.
Ancak her kesici aletin hukuki değerlendirmesi olayın özelliklerine göre yapılır. Kullanılan aracın niteliği ve fiilin işleniş şekli mahkeme tarafından birlikte değerlendirilir.
Bıçakla Yaralamada Ceza Neden Artar?
Kanun koyucu, silah kullanılarak gerçekleştirilen yaralama fiillerinin mağdur açısından daha büyük tehlike oluşturduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle bıçakla işlenen yaralama suçlarında temel ceza artırılır.
Ayrıca bıçak kullanımına bağlı olarak meydana gelen ağır sonuçlar da cezanın daha da artmasına neden olabilir. Bu nedenle bıçakla yaralama olaylarında hem silah nedeniyle hem de yaralanmanın sonucuna göre farklı ceza hükümleri birlikte gündeme gelebilir.
Bıçakla Yaralama ile Öldürmeye Teşebbüs Arasındaki Fark
Her bıçaklı saldırı, öldürmeye teşebbüs suçu olarak değerlendirilmez. Olayın hukuki niteliği, failin kastına göre belirlenir.
Mahkemeler bu değerlendirmeyi yaparken özellikle;
- Darbenin yöneldiği vücut bölgesini,
- Darbe sayısını ve şiddetini,
- Kullanılan bıçağın özelliklerini,
- Olayın gerçekleşme şeklini,
- Failin saldırıdan önceki ve sonraki davranışlarını
birlikte değerlendirir.
Eğer failin amacı öldürmek değil yalnızca yaralamak ise kasten yaralama suçu oluşur. Buna karşılık deliller, failin öldürme kastıyla hareket ettiğini gösteriyorsa olay artık kasten yaralama değil, kasten öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında değerlendirilir. Bu ayrım, uygulanacak ceza bakımından büyük önem taşımaktadır.
Silahla Kasten Yaralama Cezası Nedir?
Silahla kasten yaralama cezası, kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi halinde uygulanır. Türk Ceza Kanunu’nun 86/3 maddesine göre bu durum, suçun nitelikli hali olarak kabul edilir ve temel ceza artırılır.
Halk arasında sıkça kullanılan “silahla adam vurma cezası” ifadesi ise yalnızca ateşli silahla gerçekleştirilen eylemleri değil, hukuken silah sayılan diğer araçlarla işlenen yaralama fiillerini de kapsayabilir. Hangi suçun oluşacağı ve uygulanacak ceza, olayın özelliklerine göre belirlenir.
Silah Kavramına Hangi Araçlar Girer?
Kasten yaralama suçunda silah kavramı yalnızca tabanca veya tüfek gibi ateşli silahlarla sınırlı değildir. Olayın özelliklerine göre birçok araç silah olarak değerlendirilebilir.
Ateşli silahlar
- Tabanca
- Tüfek
- Av tüfeği
Kesici ve delici aletler
- Bıçak
- Çakı
- Kama
- Sustalı bıçak
Sopa, taş ve benzeri araçlar
- Sopa
- Demir çubuk
- Taş
- Saldırıda kullanılan benzeri cisimler
Bir aracın silah sayılıp sayılmayacağı, yalnızca türüne göre değil, olayda nasıl kullanıldığı da dikkate alınarak değerlendirilir.
Yumruk Atmanın Cezası Nedir?
Yumruk atmak, tokat atmak, itmek veya saç çekmek gibi fiiller, mağdurun vücudunda acıya neden olması ya da sağlığını etkilemesi halinde kasten yaralama suçu kapsamında değerlendirilebilir. Ancak her olayda uygulanacak ceza aynı değildir. Yaralanmanın niteliği, adli raporun içeriği ve olayın özellikleri cezanın belirlenmesinde önem taşır.
Tek Yumruk
Tek yumruk atılması, tek başına hafif bir fiil olarak değerlendirilmez. Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikteyse 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası, daha ağır yaralanmalarda ise 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir. Tek yumruk sonucunda kemik kırığı, hayati tehlike veya ölüm meydana gelmesi halinde ise çok daha ağır ceza hükümleri uygulanabilir.
Darp
“Darp” hukuki anlamda bağımsız bir suç adı değil, fiziksel şiddeti ifade eden genel bir kavramdır. Darp olayları, meydana gelen sonuca göre kasten yaralama suçu kapsamında değerlendirilir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralanmalarda 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası, daha ağır yaralanmalarda ise 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.
Tokat Atmak
Tokat atılması da kasten yaralama suçunu oluşturabilir. Mağdurun acı duyması veya sağlığının etkilenmesi halinde ceza sorumluluğu doğar. Uygulanacak ceza, yaralanmanın ağırlığına göre belirlenir.
İtmek
Bir kişiyi itmek her zaman suç oluşturmaz. Ancak itme sonucunda mağdurun yaralanması veya düşerek zarar görmesi halinde kasten yaralama suçu oluşabilir. Özellikle kırık veya ağır yaralanma meydana gelmesi durumunda daha ağır ceza hükümleri uygulanabilir.
Saç Çekmek
Saç çekme fiili de mağdura acı vermesi nedeniyle kasten yaralama kapsamında değerlendirilebilir. Uygulanacak ceza, mağdur üzerinde meydana gelen etkinin derecesine ve adli raporun içeriğine göre belirlenir.
Burnunu Kırmanın Cezası
Burnun kırılması, kasten yaralama suçunun daha ağır sonuç doğuran halleri arasında değerlendirilebilir. Bu nedenle burun kırmanın cezası, basit yaralama suçuna göre daha ağır olabilir. Uygulanacak ceza, kırığın niteliğine ve mağdur üzerindeki etkisine göre belirlenir.
Burun Kırığı Cezada Artış Sebebi Midir?
Evet. Burun kırığı, kemik kırığı niteliğinde olduğundan cezanın artırılmasına neden olabilir. Ancak her burun kırığında aynı oranda ceza artışı uygulanmaz. Mahkeme, kırığın mağdurun yaşam fonksiyonlarına etkisini dikkate alarak değerlendirme yapar.
Kemik Kırığı Nasıl Değerlendirilir?
Kemik kırıkları, adli raporlarda belirtilen yaşam fonksiyonlarına etkisinin hafif, orta veya ağır olmasına göre değerlendirilir. Kırığın bulunduğu bölge, iyileşme süreci ve mağdur üzerindeki etkisi dikkate alınarak cezada uygulanacak artış belirlenir. Bu nedenle aynı tür kemik kırıkları her olayda aynı hukuki sonucu doğurmayabilir.
Kasten Yaralamaya Teşebbüs Cezası
Kasten yaralamaya teşebbüs, failin mağduru yaralamak amacıyla hareket etmesine rağmen, elinde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamaması halinde gündeme gelir. Bu durumda suç tamamlanmadığı için, fail tamamlanmış kasten yaralama suçuna göre daha az ceza ile cezalandırılır.
Teşebbüs Ne Zaman Oluşur?
Teşebbüsün varlığından söz edilebilmesi için failin suçun icra hareketlerine başlamış olması ancak yaralama sonucunun kendi iradesi dışında gerçekleşmemesi gerekir.
Örneğin mağdura bıçakla saldırmak isterken araya başkalarının girmesi veya isabet etmeyen bir darbe nedeniyle yaralanmanın meydana gelmemesi halinde kasten yaralamaya teşebbüs söz konusu olabilir.
Tamamlanmış Suçtan Farkı
Tamamlanmış kasten yaralama suçunda mağdurun vücudunda acı oluşmuş, sağlığı veya algılama yeteneği etkilenmiştir. Teşebbüste ise fail yaralamayı amaçlamasına rağmen bu sonuç gerçekleşmez.
Bu nedenle tamamlanmış suç ile teşebbüs arasında en temel fark, kanunda aranan neticenin meydana gelip gelmemesidir.
Cezada İndirim Nasıl Uygulanır?
Kasten yaralamaya teşebbüs halinde ceza, Türk Ceza Kanunu’nun teşebbüse ilişkin hükümleri uyarınca indirilir. İndirim oranı belirlenirken failin gerçekleştirdiği hareketlerin ağırlığı, suçun tamamlanmasına ne kadar yaklaşıldığı ve olayın özellikleri mahkeme tarafından birlikte değerlendirilir. Bu nedenle her teşebbüs olayında aynı oranda indirim uygulanması söz konusu değildir.
Kasten Yaralama Suçunda Şikâyet ve Şikâyetten Vazgeçme
Kasten yaralama suçunda şikâyet gerekip gerekmediği, suçun hangi şekilde işlendiğine göre değişir. Bazı yaralama suçları mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulurken, bazıları ise şikâyet olmasa bile Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulur. Bu nedenle şikâyetten vazgeçilmesi her dosyada aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Kasten Yaralama Suçu Şikâyete Tabi midir?
Kasten yaralama suçunun tüm halleri şikâyete tabi değildir. Genel olarak TCK 86/2 kapsamında düzenlenen basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama suçu şikâyete tabidir. Buna karşılık nitelikli haller ve ağır sonuç doğuran yaralama suçları resen soruşturulur.
Hangi Kasten Yaralama Suçları Re’sen Soruşturulur?
Aşağıdaki hallerde soruşturma, mağdurun şikâyetine bağlı olmaksızın Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür:
- TCK 86/1 kapsamındaki kasten yaralama,
- TCK 86/3 kapsamındaki nitelikli yaralama halleri,
- TCK 87 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama halleri.
Bu suçlarda mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi, kural olarak soruşturma veya davayı sona erdirmez.
Kadına Karşı İşlenen Kasten Yaralama Şikâyete Tabi midir?
Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçunda uygulanacak hükümler, suçun hangi fıkra kapsamında değerlendirildiğine göre değişebilir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama bakımından TCK’nın 86/2. maddesinde suçun mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulacağı düzenlenmiş, buna karşılık suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı artırılmıştır. Somut olayda soruşturmanın şikâyete bağlı olup olmadığı ve uygulanacak hüküm, olayın özellikleri ile yürürlükteki mevzuat çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Kasten Yaralama Suçu Şikâyet Süresi
Şikâyete tabi kasten yaralama suçlarında mağdurun, faili ve fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir. Bu süre geçirildiğinde şikâyet hakkı düşer.
Kasten Yaralama Suçunda Şikâyetten Vazgeçme
Şikâyetten vazgeçmenin hukuki sonucu, suçun şikâyete tabi olup olmamasına göre değişir. Bu nedenle her vazgeçme beyanı davanın sona erdiği anlamına gelmez.
Basit Yaralamada Şikâyetten Vazgeçme
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ve şikâyete tabi olan yaralama suçlarında mağdurun geçerli şekilde şikâyetinden vazgeçmesi halinde, kanundaki şartların bulunması durumunda soruşturma veya kamu davası sona erebilir.
Eşe Karşı Basit Yaralamada Şikâyetten Vazgeçme
Eşe karşı işlenen basit yaralama suçlarında şikâyetten vazgeçmenin sonuçları, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanuni düzenlemeye göre değerlendirilir. Bu nedenle her olayda şikâyetten vazgeçmenin davayı sona erdireceği söylenemez.
Şikâyetten Vazgeçme Davayı Düşürür mü?
Hayır, her zaman düşürmez. Şikâyete tabi suçlarda gerekli şartlar varsa davanın düşmesine neden olabilir. Ancak resen soruşturulan kasten yaralama suçlarında şikâyetten vazgeçilmesi tek başına davanın düşmesini sağlamaz.
TCK 86/2 Kapsamında Şikâyetten Vazgeçmenin Sonuçları
TCK 86/2 kapsamında düzenlenen ve şikâyete tabi olan yaralama suçlarında, geçerli bir şikâyetten vazgeçme beyanı soruşturma veya kovuşturmanın sona ermesine yol açabilir.
TCK 86/3 Kapsamında Şikâyetten Vazgeçmenin Sonuçları
TCK 86/3’te düzenlenen nitelikli kasten yaralama halleri resen soruşturulduğundan, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davanın devam etmesine engel olmaz.
Şikâyetten Vazgeçmenin Kamu Davasına Etkisi
Şikâyetten vazgeçmenin kamu davasına etkisi, suçun hukuki niteliğine göre belirlenir. Şikâyete tabi suçlarda davanın düşmesi mümkün olabilirken, resen soruşturulan kasten yaralama suçlarında yargılama Cumhuriyet savcısı tarafından kamu adına sürdürülür. Bu nedenle şikâyetten vazgeçme, tek başına ceza yargılamasını sona erdiren bir işlem değildir.
Kasten Yaralama Suçunda Uzlaşma Olur mu?
Kasten yaralama suçunda uzlaşma, suçun hangi şekilde işlendiğine göre değişir. Her kasten yaralama suçu uzlaşma kapsamında değildir. Bu nedenle öncelikle olayın TCK’nın hangi hükmü kapsamında değerlendirildiğinin belirlenmesi gerekir.
Hangi Durumlarda Uzlaşma Mümkündür?
Kural olarak TCK 86/1 ve TCK 86/2’de düzenlenen kasten yaralama suçları uzlaşma kapsamındadır. Ancak TCK’nın 86/3. maddesinde düzenlenen nitelikli haller ile TCK 87 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Tarafların uzlaşması halinde soruşturma veya kovuşturma, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda öngörülen usule göre sonuçlandırılabilir.
Uzlaşma Kapsamına Girmeyen Haller
Aşağıdaki hallerde uzlaşma hükümleri uygulanmaz:
- TCK 86/3 kapsamında düzenlenen nitelikli kasten yaralama halleri,
- TCK 87 kapsamında düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama halleri.
Kasten Yaralama Suçunda Tutuklama Olur mu?
Kasten yaralama suçunda her olayda tutuklama kararı verilmez. Tutuklama, bir ceza değil; ceza yargılaması sırasında uygulanabilen koruma tedbirlerinden biridir. Bu nedenle yalnızca kanunda öngörülen şartların bulunması halinde uygulanabilir.
Tutuklama Şartları
Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ve ayrıca kaçma, delilleri karartma veya tanıklar üzerinde baskı kurma ihtimali gibi tutuklama nedenlerinden en az birinin mevcut olması gerekir. Mahkeme, her olayı kendi özelliklerine göre değerlendirerek karar verir.
Tutuklama ile Ceza Birbirinden Farklı mıdır?
Evet. Tutuklama, kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez ve bir ceza değildir. Yargılama sürecinde uygulanabilen geçici bir koruma tedbiridir. Ceza ise yargılama sonunda mahkûmiyet kararı verilmesi halinde hükmedilen yaptırımdır. Bu nedenle bir kişinin tutuklanmaması, ceza almayacağı; tutuklanması ise mutlaka mahkûm olacağı anlamına gelmez.
Kasten Yaralama Suçunda HAGB Uygulanabilir mi?
Kasten yaralama suçunda, kanunda öngörülen şartların bulunması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. HAGB, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına rağmen, belirli bir denetim süresi içinde hükmün hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur.
HAGB kararı verilebilmesi için başlıca şu şartların bulunması gerekir:
- Sanık hakkında HAGB uygulanmasına engel bir durumun bulunmaması,
- Mahkemenin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması,
- Kanunda öngörülen diğer koşulların gerçekleşmiş olması.
HAGB kararı verilmesi halinde sanık, denetim süresini yükümlülüklere uygun şekilde tamamlarsa açıklanmayan hüküm ortadan kalkar ve dava düşer. Ancak denetim süresi içinde kanunda belirtilen şartların ihlal edilmesi halinde mahkeme hükmü açıklayabilir.
Kasten Yaralama Cezası Ertelenebilir mi?
Kasten yaralama suçunda verilen hapis cezası, kanunda öngörülen şartların bulunması halinde ertelenebilir. Erteleme kararı verilip verilmeyeceği, cezanın miktarı ve sanığın kişisel durumu gibi hususlar dikkate alınarak mahkeme tarafından değerlendirilir.
Cezanın Ertelenmesi
Hapis cezasının ertelenmesi halinde hükümlü cezaevine girmez ve belirlenen denetim süresine tabi tutulur. Ancak erteleme kararı verilebilmesi için kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi ve mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması gerekir.
Adli Para Cezasına Çevrilmesi Mümkün Müdür?
Kasten yaralama suçunda verilen kısa süreli hapis cezası, kanundaki şartların bulunması halinde adli para cezasına çevrilebilir. Ancak bu her dosyada mümkün değildir. Özellikle suçun nitelikli halleri veya daha ağır cezayı gerektiren durumlarda adli para cezasına çevirme imkânı bulunmayabilir.
Kasten Yaralama Suçunda Zamanaşımı
Kasten yaralama suçunda zamanaşımı süresi, suçun niteliğine ve kanunda öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir. Bu nedenle her kasten yaralama suçu için tek bir zamanaşımı süresinden söz etmek mümkün değildir.
En sık karşılaşılan kasten yaralama suçları bakımından dava zamanaşımı süreleri genel olarak şu şekildedir:
| Suç | Dava Zamanaşımı |
| TCK 86/1 kapsamında kasten yaralama | 8 yıl |
| TCK 86/2 kapsamında basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama | 8 yıl |
| TCK 86/3 kapsamındaki nitelikli kasten yaralama | Uygulanacak cezanın üst sınırına göre belirlenir. |
| TCK 87 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama | Meydana gelen sonuca göre değişir. |
Bu nedenle özellikle TCK’nın 86/3 ve 87. maddeleri kapsamında kalan yaralama suçlarında zamanaşımı süresi, olayın özellikleri ve uygulanacak ceza dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava Zamanaşımı
Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen sürenin geçmesi nedeniyle artık soruşturma veya kovuşturma yapılamamasını ifade eder. Ancak zamanaşımı süresinin hesaplanmasında kanunda düzenlenen durma ve kesilme nedenleri de dikkate alınır. Bu nedenle her olayda yalnızca takvim hesabı yapılarak zamanaşımının gerçekleştiği söylenemez.
Ceza Zamanaşımı
Ceza zamanaşımı ise kesinleşen mahkûmiyet kararının belirli süre içinde infaz edilmemesi nedeniyle cezanın infaz edilememesi sonucunu doğurur. Ceza zamanaşımı süresi de hükmedilen cezanın türü ve miktarına göre belirlenir.
Kasten Yaralama Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kasten yaralama suçunda görevli ve yetkili mahkeme, suçun niteliğine ve işlendiği yere göre belirlenir.
Görevli Mahkeme
Kural olarak kasten yaralama davalarına Asliye Ceza Mahkemesi bakar. Ancak suçun daha ağır cezayı gerektiren bazı halleri söz konusuysa dava Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülebilir.
Yetkili Mahkeme
Kural olarak yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Kasten Yaralama Suçunda Yargılama Süreci Nasıl İlerler?
Kasten yaralama suçunda ceza yargılaması, soruşturma ile başlar ve mahkemenin hüküm vermesiyle sona erer. Sürecin nasıl ilerleyeceği, olayın özelliklerine ve dosyadaki delillere göre değişebilir.
Soruşturma
Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı olayla ilgili delilleri toplar, tarafların ifadelerini alır ve gerekli görülmesi halinde adli rapor ile diğer delilleri inceler.
İddianame
Savcı, suç işlendiğine dair yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varırsa iddianame düzenleyerek davanın açılmasını talep eder.
Kovuşturma
İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle kovuşturma aşaması başlar. Bu süreçte deliller değerlendirilir, tanıklar dinlenir ve tarafların savunmaları alınır.
Hüküm
Yargılama sonunda mahkeme, dosyadaki delilleri değerlendirerek beraat, mahkûmiyet veya kanunda öngörülen diğer kararlardan birini verir.
Kasten Yaralama Suçunda Maddi ve Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?
Kasten yaralama nedeniyle zarar gören kişi, ceza yargılamasının yanı sıra uğradığı zararların giderilmesi için tazminat da talep edebilir. Talep edilebilecek tazminatın kapsamı, olayın özelliklerine ve meydana gelen zarara göre belirlenir.
Maddi Tazminat
Kasten yaralama nedeniyle oluşan tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı, kazanç kaybı ve diğer ekonomik zararlar için maddi tazminat talep edilebilir.
Manevi Tazminat
Yaralama nedeniyle mağdurun yaşadığı acı, elem ve psikolojik zararlar karşılığında manevi tazminat istenebilir. Manevi tazminatın miktarı, olayın ağırlığı ve tarafların durumları dikkate alınarak mahkeme tarafından belirlenir.
Ceza Davası ile Hukuk Davası Arasındaki İlişki
Ceza davası ile tazminat davası birbirinden farklıdır. Ceza davasında failin cezai sorumluluğu değerlendirilirken, hukuk davasında mağdurun uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi amaçlanır. Bu nedenle ceza davasının bulunması, gerekli şartlar varsa ayrıca tazminat davası açılmasına engel değildir.
Kasten Yaralama Suçunda Sık Sorulan Sorular
⚖️ Kasten yaralama nedir?
✍️ Kasten yaralama, bir kişinin başka bir kişiye bilerek ve isteyerek fiziksel zarar vermesi, vücuduna acı çektirmesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmasıyla oluşan suçtur. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 86 ve 87. maddelerinde düzenlenmiştir. Yaralanmanın ağırlığı, mağdur üzerinde meydana gelen sonuç ve olayın işleniş şekli uygulanacak cezanın belirlenmesinde önemli rol oynar.
⚖️ Kasten yaralama cezası kaç yıldır?
✍️ Kasten yaralama suçunda uygulanacak ceza, yaralanmanın niteliğine göre değişir. TCK’nın 86/1. maddesi kapsamında temel kasten yaralama suçunun cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamalarda ise 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suçun nitelikli hallerde işlenmesi ya da mağdurda kemik kırığı, hayati tehlike veya organ kaybı gibi ağır sonuçların meydana gelmesi halinde ise ceza önemli ölçüde artırılabilir.
⚖️ Bıçakla yaralamanın cezası nedir?
✍️ Türk Ceza Kanunu’nda bıçakla yaralama ayrı bir suç olarak düzenlenmemiştir. Ancak bıçak, hukuken silah kabul edildiğinden, bu fiil kasten yaralama suçunun silahla işlenmiş nitelikli hali olarak değerlendirilir. Ayrıca yaralama sonucunda hayati tehlike, kemik kırığı veya organ kaybı gibi ağır sonuçlar meydana gelmişse, TCK’nın 87. maddesi uyarınca daha ağır hapis cezaları uygulanabilir.
⚖️ Silahla yaralama (adam vurma) cezası kaç yıldır?
✍️ Silahla kasten yaralama suçunda uygulanacak ceza, öncelikle temel yaralama cezası belirlenerek hesaplanır. Ardından suçun silahla işlenmiş olması nedeniyle TCK’nın 86/3. maddesi uyarınca ceza artırılır. Eğer mağdurda hayati tehlike, kemik kırığı, organ veya duyu kaybı gibi ağır sonuçlar meydana gelmişse, ayrıca TCK’nın 87. maddesi hükümleri de uygulanabilir. Bu nedenle silahla yaralama suçunda verilecek ceza, olayın özelliklerine göre önemli ölçüde değişebilir.
⚖️ Kasten yaralamaya teşebbüs cezası ne kadardır?
✍️ Kasten yaralamaya teşebbüs, failin mağduru yaralamak amacıyla hareket etmesine rağmen, elinde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamaması halinde söz konusu olur. Bu durumda tamamlanmış kasten yaralama suçuna ilişkin ceza esas alınır ve Türk Ceza Kanunu’nun teşebbüse ilişkin hükümleri uygulanarak indirim yapılır. İndirim oranı; failin suçun icrasına ne ölçüde yaklaştığı, gerçekleştirdiği hareketlerin ağırlığı ve olayın özellikleri dikkate alınarak mahkeme tarafından belirlenir.
⚖️ Kasten yaralama suçu şikâyete tabi midir?
✍️ Kasten yaralama suçunun tüm halleri şikâyete tabi değildir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikteki kasten yaralama suçu (TCK 86/2) kural olarak şikâyete tabidir. Buna karşılık TCK’nın 86/1 ve 86/3. maddeleri kapsamındaki kasten yaralama suçları ile TCK 87’de düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama halleri resen soruşturulur. Ayrıca kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu da şikâyete tabi olmayıp, Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulur.
⚖️ Şikâyetten vazgeçilirse kasten yaralama davası düşer mi?
✍️ Şikâyetten vazgeçmenin davayı sona erdirip erdirmeyeceği, suçun şikâyete tabi olup olmamasına göre değişir. Şikâyete tabi olan kasten yaralama suçlarında, kanuni şartların bulunması halinde şikâyetten vazgeçilmesi soruşturma veya kamu davasının sona ermesine neden olabilir. Ancak resen soruşturulan kasten yaralama suçlarında mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, tek başına davanın düşmesini sağlamaz ve yargılama devam eder.
⚖️ Kasten yaralama suçu uzlaşmaya tabi midir?
✍️ Kasten yaralama suçunda uzlaştırma uygulanıp uygulanmayacağı, suçun hangi hüküm kapsamında değerlendirildiğine bağlıdır. TCK’nın 86/1 ve 86/2. maddelerinde düzenlenen kasten yaralama suçları kural olarak uzlaşma kapsamındadır. Buna karşılık TCK 86/3’te düzenlenen nitelikli kasten yaralama halleri ile TCK 87 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
⚖️ Kasten yaralamanın nitelikli halleri nelerdir?
✍️ Türk Ceza Kanunu’nun 86/3. maddesinde, kasten yaralama suçunun daha ağır cezayı gerektiren bazı nitelikli halleri düzenlenmiştir. Suçun silahla işlenmesi, üstsoya, altsoya, kardeşe, eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmesi, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak fiili işlemesi, mağdurun kendisini savunamayacak durumda bulunması ve fiilin canavarca hisle işlenmesi bu hallere örnek olarak gösterilebilir. İlk beş hâlde temel ceza yarı oranında artırılırken, canavarca hisle işlenmesi hâlinde bu artırım bir kat olarak uygulanır.
⚖️ Kasten yaralama suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?
✍️ Kasten yaralama suçunda zamanaşımı süresi, suçun niteliğine ve kanunda öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir. Basit kasten yaralama suçlarında dava zamanaşımı süresi genel olarak 8 yıl olmakla birlikte, nitelikli kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hallerinde uygulanacak zamanaşımı süresi olayın özelliklerine göre değişebilir. Zamanaşımı süresinin dolması halinde ise kanundaki şartların bulunması durumunda soruşturma veya kovuşturma yapılamaz.
⚖️ Yumruk veya tokat atmanın cezası nedir?
✍️ Yumruk atmak veya tokat atmak, mağdurun vücudunda acıya neden olması ya da sağlığını etkilemesi halinde kasten yaralama suçunu oluşturabilir. Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikteyse 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası uygulanabilir. Ancak kemik kırığı, hayati tehlike veya kalıcı hasar gibi ağır sonuçların meydana gelmesi halinde daha ağır hapis cezaları gündeme gelebilir. Uygulanacak ceza, olayın özellikleri ve adli rapor doğrultusunda belirlenir.
⚖️ Burun kırmanın cezası ne kadardır?
✍️ Burun kırılması, kemik kırığı niteliğinde olduğundan kasten yaralama suçunda cezanın artırılmasına neden olabilir. Ancak her burun kırığında aynı ceza uygulanmaz. Mahkeme, kırığın mağdurun yaşam fonksiyonlarına etkisini, adli raporları ve olayın özelliklerini birlikte değerlendirerek cezanın miktarını belirler. Bu nedenle uygulanacak ceza, her somut olayın özelliklerine göre değişebilir.
⚖️ Kadına veya eşe karşı işlenen kasten yaralama suçunda ceza ve şikâyet durumu nasıldır?
✍️ Kadına veya eşe karşı işlenen kasten yaralama suçunda daha ağır hukuki sonuçlar söz konusu olabilir. Eşe karşı işlenen kasten yaralama, TCK’nın 86/3. maddesi kapsamında nitelikli hal olarak düzenlenmiştir ve ceza artırılır. Ayrıca kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu şikâyete tabi değildir. Bu nedenle mağdur şikâyetçi olmasa veya sonradan şikâyetinden vazgeçse dahi, kanundaki şartların bulunması halinde soruşturma ve kovuşturma resen devam eder.
⚖️ Kasten yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edilebilir mi?
✍️ Evet. Kasten yaralama nedeniyle zarara uğrayan kişi, uğradığı zararın niteliğine göre maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ve kazanç kaybı gibi ekonomik zararlar için maddi tazminat; yaşanan acı, elem ve psikolojik etkiler nedeniyle ise manevi tazminat istenebilir. Talep edilebilecek tazminatın miktarı, olayın özellikleri ve meydana gelen zararın kapsamına göre mahkeme tarafından belirlenir.
⚖️ Kasten yaralama cezası adli para cezasına çevrilebilir mi?
✍️ Kasten yaralama suçunda verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, suçun niteliğine ve hükmedilen cezanın süresine göre değişir. Özellikle basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamalarda adli para cezası verilmesi veya kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün olabilir. Ancak nitelikli kasten yaralama veya ağır sonuçların meydana geldiği hallerde bu imkân her zaman bulunmamaktadır.
⚖️ Kasten yaralamada tutuklama kararı verilebilir mi?
✍️ Kasten yaralama suçunda her olayda tutuklama kararı verilmez. Tutuklama, ceza değil; ceza yargılaması sırasında uygulanabilen bir koruma tedbiridir. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ve kaçma, delilleri karartma veya tanıklar üzerinde baskı kurma ihtimali gibi kanuni tutuklama nedenlerinin varlığı halinde mahkeme tarafından tutuklama kararı verilebilir.
⚖️ Kasten yaralama ile öldürmeye teşebbüs arasındaki fark nedir?
✍️ Kasten yaralama ile öldürmeye teşebbüs arasındaki temel fark, failin kastıdır. Failin amacı mağduru yaralamak ise kasten yaralama suçu oluşur. Buna karşılık öldürme kastıyla hareket edilmesine rağmen ölüm gerçekleşmemişse, şartları varsa öldürmeye teşebbüs suçu gündeme gelir. Mahkemeler bu ayrımı yaparken kullanılan aracın niteliği, darbenin yöneldiği vücut bölgesi, darbe sayısı, saldırının şiddeti ve olayın gerçekleşme biçimi gibi tüm delilleri birlikte değerlendirir.
⚖️ Kasten yaralama ile taksirle yaralama arasındaki fark nedir?
✍️ Kasten yaralama suçunda fail, mağduru bilerek ve isteyerek yaralar. Taksirle yaralamada ise yaralama sonucu istenmez; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış nedeniyle meydana gelir. Örneğin bir kişiye bilerek yumruk atılması kasten yaralama suçunu oluştururken, dikkatsizlik sonucu meydana gelen birçok trafik kazası veya iş kazası taksirle yaralama kapsamında değerlendirilebilir.
⚖️ Kasten yaralama suçu memuriyete engel olur mu?
✍️ Kasten yaralama suçundan mahkûm olunması her zaman memuriyete engel değildir. Ancak verilen cezanın niteliği, süresi ve hükmün kesinleşmesi gibi hususlar memuriyete etkili olabilir. Özellikle kamu görevine giriş veya mevcut memuriyetin devamı bakımından uygulanacak hükümler, ilgili mevzuat ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
⚖️ Kasten yaralama sicile işler mi?
✍️ Kesinleşen mahkûmiyet kararları kural olarak adli sicile kaydedilir. Ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) gibi bazı kurumların uygulanması halinde farklı hukuki sonuçlar doğabilir. Bu nedenle kasten yaralama suçunun adli sicile işleyip işlemeyeceği, yargılama sonunda verilen kararın niteliğine göre belirlenir.
⚖️ Kasten yaralama davası ne kadar sürer?
✍️ Kasten yaralama davasının ne kadar süreceği, dosyanın kapsamına, delillerin toplanma sürecine, adli raporların hazırlanma süresine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Bu nedenle davaların kesin olarak belirli bir süre içinde sonuçlanacağını söylemek mümkün değildir. Basit dosyalar daha kısa sürede tamamlanabilirken, bilirkişi incelemesi veya çok sayıda tanığın bulunduğu davalar daha uzun sürebilir.
⚖️ İlk defa kasten yaralama suçu işleyen kişi hapse girer mi?
✍️ İlk defa kasten yaralama suçu işleyen bir kişinin mutlaka hapse gireceği söylenemez. Verilen cezanın miktarı, suçun niteliği, sanığın sabıkası ve olayın özelliklerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi veya kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gibi hukuki kurumlar uygulanabilir. Bu nedenle her dosya, kendi özellikleri çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilir.
Detaylı bilgi almak ve bizlere ulaşmak için buraya tıklayınız.







Merhaba eşimle boşandık fakat ikimizde aynı evde yaşıyoruz
Eşim nafaka vermediği için eve bakmadığı için tartistik ve benim çeneme yumruk attı. Şikayetçi oldum ve dava açıldı ve öğrendim ki eşimde bana ” benim boynumu sıktı demiş ” ben ona dokunmadığın halde. İkimizede mahkeme kağıdı geldi.
Uzlastik fakat ceza ne olur burada nasıl bir yol izlemeliyiz. Lütfen yardımcı olun.
Merhaba, geçmiş olsun.
Özetle: hem sizin hem eşinizin karşılıklık iddiaları varsa savcılık ön inceleme başlatır; dosya delillere (tıbbi rapor, ifade, telefon/mesaj, tanık, görüntü) göre yönlendirilir. Uzlaşma mümkün olup olmadığı suçun niteliğine (ağır yaralama, basit kasten yaralama gibi) ve savcılık/mahkemenin takdirine bağlıdır. Her iki taraf hakkında da soruşturma yürütülebilir; ceza olasılıkları somut delillere göre değişir.
Yapmanız gerekenler kısaca: sağlık raporu alın, iletişim/mobil/whatsapp delillerini saklayın, tanık bilgilerini not edin, muhatapla doğrudan tartışmayın ve süreci profesyonel hukuki destekle yürütün.
Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0 216 451 88 50 veya 0 533 488 63 78 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.
Darp 20 Nisan cmt günü oldu pzt günü raporumu aldım. Sadece göğsümdeki yumruk izi duruyordu. Saçlarımı çekti kopardı, boğazımı sıktı. 26 nisan raporumla şikayetçi oldum. Ve raporumda ot kullanıcısı olduğunu da belirttim. Evden uzaklaştırma istedim. Pzt günü arayacaklarını söylediler 29 Nisan. Evden uzaklaştırma kararı çıkar mı? Mahkemede elim güçlenir mi boşanmak için?
Merhabalar, uzaklaştırma kararları aynı gün içinde dahi çıkabilen kararlardır. İyi günler dileriz.