TCK 227/2 kapsamında fuhuşa teşvik, fuhuşa aracılık ve fuhuş için yer temin etme aynı fıkra içinde düzenlenmiş olsa da hukuken birbirinden farklı davranışlardır. Bir kişiyi fuhuşa yönlendirmek, müşteri ile buluşturmak veya fuhuş yapılacağını bilerek bir yer sağlamak aynı şekilde değerlendirilmez.
Özellikle ev sahibi, kiracı, fuhuş yapan kişiyle aynı evde yaşayan kişi, müşteri bulan kişi veya internet üzerinden taraflar arasında bağlantı kuran kişinin sorumluluğu, yalnızca olayla bağlantısının bulunmasına göre belirlenmez. Somut katkı, bilgi ve kast değerlendirmede belirleyici unsurlardandır.
Bu yazıda fuhuşa teşvik, fuhuşa aracılık ve yer temini arasındaki farkları; ev kiralama, aynı evde yaşama ve internet üzerinden bağlantı kurma gibi uygulamada sık karşılaşılan durumlar üzerinden ele alıyoruz.
Fuhuş suçunun genel kapsamı, TCK 227’nin diğer fıkraları ve temel ceza düzenlemeleri hakkında ayrıntılı bilgi için Fuhuş Suçu (TCK 227) Nedir? Cezası, Şartları ve Tüm Detaylar başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
Fuhuşa Teşvik Nedir?
Fuhuşa teşvik suçu, bir kişinin fuhuş yapma yönünde irade oluşturmasına veya mevcut iradesinin güçlendirilmesine yönelik davranışları ifade eder. Yargıtay da teşviki, kişinin fuhuş yapması için onda bir irade oluşturmaya çalışılması şeklinde açıklamaktadır. Bu davranış sözle, yazıyla veya başka yollarla gerçekleştirilebilir.
Burada her konuşmanın, yardımın veya maddi desteğin fuhuşa teşvik suçu oluşturduğu düşünülmemelidir. Bir davranışın TCK 227/2 kapsamında değerlendirilebilmesi için olayın bütünü, kişinin amacı, bilgisi ve gerçekleştirdiği somut hareketler birlikte ele alınır.
Fuhuşa teşvik hangi davranışları kapsar?
Fuhuşa teşvik ne demek? sorusunun cevabı, kişinin fuhuş yapmasına yönelik iradenin oluşturulması veya güçlendirilmesinde aranmalıdır. Örneğin bir kişiye fuhuş yapması yönünde telkinde bulunmak, bu yöndeki düşüncesini desteklemek veya fuhuş faaliyetini sürdürmesine yönelik belirli davranışlarda bulunmak somut olayın özelliklerine göre teşvik kapsamında değerlendirilebilir.
Buna karşılık yalnızca fuhuş yapan bir kişiyi tanımak, onunla aynı ortamda bulunmak veya kendisine herhangi bir konuda yardım etmek tek başına fuhuşa teşvik suçu anlamına gelmez. Mahkemenin değerlendirmesinde, yapılan yardımın ne amaçla gerçekleştirildiği ve fuhuş faaliyetinin oluşmasına veya devamına nasıl bir etkisinin bulunduğu önem taşır.
Bu nedenle bir dosyada “sanık fuhuş yapan kişiyle irtibatlıydı” şeklindeki tespit tek başına yeterli olmayabilir. İrtibatın niteliği, taraflar arasındaki konuşmalar, yapılan ödemeler, mesajlaşmalar ve diğer somut olay verileri birlikte değerlendirilmelidir.
Fuhuşa teşvik ile fuhuşa yardım etmek aynı şey midir?
Hayır. Fuhuşa teşvik, fuhşun yolunu kolaylaştırma, fuhuşa aracılık ve yer temini, TCK 227/2’de ayrı seçimlik hareketler olarak düzenlenmiştir. Yargıtay da bu hareketlerin her birinin farklı bir davranışı ifade ettiğini ve fıkra kapsamında sayılan hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesinin suçun oluşumu bakımından yeterli olduğunu kabul etmektedir.
Bu ayrım özellikle uygulamada önemlidir. Örneğin bir kişinin başka bir kişiye müşteri bulması fuhuşa aracılık suçu kapsamında değerlendirilebilecek bir davranışken, bir kişiyi fuhuş yapmaya yönlendirmeye çalışması fuhuşa teşvik suçu bakımından ele alınabilir. Aynı olayda birden fazla davranışın bulunması da mümkündür; ancak hangi hukuki nitelendirmenin yapılacağı somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Fuhuşa Aracılık Nedir?
Fuhuşa aracılık suçu, fuhuş yapan veya yapmak isteyen kişi ile müşteri arasında bağlantı kurulmasını ya da fuhuş eyleminin gerçekleşmesine yönelik iletişimin sağlanmasını ifade eder. Müşteri bulmak, tarafları bir araya getirmek veya aralarındaki iletişimi sağlamak, olayın özelliklerine göre TCK 227/2 kapsamında fuhuşa aracılık olarak değerlendirilebilir.
Burada yalnızca fuhuş faaliyetinden haberdar olmak yeterli değildir. Kişinin bu faaliyetin gerçekleşmesine yönelik somut ve bilinçli bir katkısının bulunup bulunmadığı araştırılır. Bu nedenle fuhuş yapan bir kişiyi tanımak veya onunla aynı ortamda bulunmak ile müşterileri bulup tarafları buluşturmak aynı hukuki anlamı taşımaz.
Fuhuşa aracılık hangi durumlarda söz konusu olur?
Uygulamada fuhuşa aracılık suçu farklı şekillerde gündeme gelebilir. Örneğin;
- Fuhuş yapmak isteyen kişi ile müşteriyi buluşturmak,
- Müşteri bulmak ve iletişim bilgilerini karşı tarafa vermek,
- Tarafların birbirleriyle iletişim kurmasını sağlamak,
- Telefon veya mesajlaşma yoluyla görüşmeleri organize etmek,
- Fuhuş eyleminin gerçekleşmesine yönelik buluşmayı veya iletişimi ayarlamak
somut olayın özelliklerine göre aracılık kapsamında değerlendirilebilir.
Buna karşılık, bir kişinin fuhuş yapıldığını bilmesi tek başına fuhuşa aracılık suçu oluşturmaz. Ceza sorumluluğu bakımından kişinin bu faaliyete hangi şekilde dahil olduğu, ne yaptığı ve bunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirip gerçekleştirmediği önem taşır.
Örneğin fuhuş yapan bir kişiyle aynı evde yaşayan kişinin müşterileri bulması, müşterilerle görüşmesi ve tarafların buluşmasını sağlaması halinde, yalnızca “aynı evde yaşıyor” şeklindeki bir değerlendirme yeterli olmaz. Bu davranışların ayrıca incelenmesi gerekir.
İnternet ve telefon üzerinden fuhuşa aracılık
Günümüzde internetten fuhuşa aracılık iddiaları; internet sitelerindeki ilanlar, sosyal medya hesapları, mesajlaşma uygulamaları ve telefon görüşmeleri üzerinden de ortaya çıkabilmektedir.
Bir kişinin başka bir kimse için müşteri bulması, müşterinin iletişim bilgilerini fuhuş yapan kişiye aktarması veya tarafların buluşmasını organize etmesi halinde, yapılan işlemin niteliğine göre TCK 227/2 kapsamında değerlendirme yapılabilir.
Ancak internette bir ilan bulunması tek başına ilanın arkasındaki kişinin fuhuşa aracılık suçu işlediğini göstermez. İlanı kimin hazırladığı, kimin adına verildiği, kişinin amacı, müşteriyle nasıl bir iletişim kurulduğu ve başka bir kişinin fuhuş faaliyetinin gerçekleşmesine yönelik somut bir katkı bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu noktada TCK 227/2 ile TCK 227/3’ün birbirinden ayrılması gerekir. Başka bir kişinin fuhşuna aracılık edilmesi ile fuhuşu kolaylaştırmaya veya aracılık etmeye yönelik belirli içeriklerin hazırlanması, yayılması veya yayımlanması aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.
Dolayısıyla “İnternette ilan verdim” veya “Bir telefon numarasını paylaştım” şeklindeki tek bir olgudan hareketle doğrudan suç sonucuna ulaşmak doğru değildir. Eylemin kimin adına, hangi amaçla ve hangi somut katkıyla gerçekleştirildiği belirlenmelidir.
Fuhuş İçin Yer Temin Etme Nedir?
Fuhuş için yer temin etme suçu, fuhuş eyleminin gerçekleştirilebilmesi amacıyla bir yerin kullanılmasına bilerek ve isteyerek imkân sağlanmasıyla gündeme gelir. Burada kişinin taşınmazın sahibi olup olmamasından çok, mekânın fuhuş amacıyla kullanılmasına yönelik bilgisi, iradesi ve somut katkısı olup olmadığı önem taşır.
Örneğin bir evin, odanın veya işletmeye ait bir bölümün fuhuş amacıyla kullanılmasına bilerek izin verilmesi, olayın özelliklerine göre fuhuş için yer temin etme suçu kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık, bir taşınmazın sonradan fuhuş amacıyla kullanıldığının ortaya çıkması, o taşınmazla bağlantılı herkesin otomatik olarak ceza sorumluluğu taşıdığı anlamına gelmez.
Fuhuş için yer sağlamak ne anlama gelir?
Yer temini bakımından asıl mesele, belirli bir mekânın fuhuş faaliyetinin gerçekleşmesine tahsis edilmesi veya bu kullanımın sürdürülmesine bilinçli şekilde imkân verilmesidir.
Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma aşamasında özellikle şu hususlar önem kazanır:
- Mekânı kim kullanıma açmıştır?
- Bu kişinin mekân üzerinde hukuki veya fiili bir hakimiyeti var mıdır?
- Fuhuş amacıyla kullanım biliniyor muydu?
- Mekânın bu amaçla kullanılmasına bilerek izin verilmiş midir?
- Kişinin fuhuş faaliyetinin gerçekleşmesine yönelik somut katkısı nedir?
Burada bilgi ve irade özellikle önemlidir. Kişinin sağladığı yerin hangi amaçla kullanıldığını bilmediği durumlarla, kullanım amacını bilerek buna imkân sağladığı durum aynı şekilde değerlendirilemez.
Yer temini için taşınmazın sahibi olmak şart mı?
Hayır. Fuhuş için yer temin etme suçu bakımından taşınmazın tapuda sahibi olmak zorunlu değildir. Bir yeri fiilen kullanma veya başkasının kullanımına açma yetkisine sahip olan kişinin davranışı da somut olayın koşullarına göre incelenebilir.
Bu nedenle;
- Ev sahibi açısından, taşınmazın fuhuş amacıyla kullanılacağını bilip bilmediği ve buna rağmen kullanımın devamına izin verip vermediği,
- Kiracı açısından, kiraladığı yeri başka bir kişinin fuhuş faaliyetinde kullanmasına bilerek tahsis edip etmediği,
- İşletmeci açısından, işletmenin belirli bir bölümünün bu amaçla kullanılmasına bilinçli şekilde imkân sağlayıp sağlamadığı,
- Apart veya otel işletmecisi açısından, işletmenin fuhuş amacıyla kullanılmasına ilişkin bilgisi ve bu kullanıma yönelik katkısı,
- Mekânı fiilen kullandıran kişi açısından ise yeri hangi amaçla ve hangi bilgiyle tahsis ettiği
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla yalnızca “fuhuş yapılan yerin sahibi” olmak, tek başına TCK 227/2 kapsamında sorumluluk doğurmaz. Özellikle taşınmazın hangi amaçla kullanıldığının ne zaman öğrenildiği ve kişinin bundan sonra nasıl davrandığı, ceza sorumluluğu bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle fuhuş yapılan evi kiraya vermek ile fuhuş amacıyla kullanılacağını bilerek bir yeri tahsis etmek arasında somut olay bakımından önemli bir fark bulunabilir. Ev sahibinin sorumluluğu ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur ve bir sonraki bölümde bu durum özel olarak ele alınacaktır.
Fuhuş Suçuna Aracılık ile Yer Temini Arasındaki Fark
TCK 227/2’de fuhuşa teşvik, fuhşun yolunu kolaylaştırma, fuhuşa aracılık etme ve yer temin etme ayrı seçimlik hareketler olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle kişinin hangi davranışı gerçekleştirdiğinin doğru belirlenmesi, suçun hukuki niteliğinin ortaya konulması bakımından önem taşır.
| Fiil | Temel davranış | Somut örnek |
| Teşvik | Fuhuş yapma yönündeki iradeyi oluşturma veya güçlendirme | Bir kişiyi fuhuş yapmaya yönlendirmek |
| Aracılık | Fuhuş faaliyetinin tarafları arasında bağlantı kurulmasını sağlamak | Müşteri ile fuhuş yapan kişiyi buluşturmak |
| Yer temini | Fuhuşun gerçekleşmesi için bir mekânın kullanılmasına imkân sağlamak | Fuhuş amacıyla kullanılacağını bilerek bir yeri tahsis etmek |
Bu ayrımda fiilin adı kadar, kişinin olay içerisindeki gerçek rolü de önemlidir. Örneğin yalnızca bir kişinin fuhuş yaptığını bilmek aracılık anlamına gelmez. Benzer şekilde, bir taşınmazın fuhuş amacıyla kullanılması da taşınmazla bağlantısı bulunan herkesin yer temin eden kişi olarak kabul edilmesini gerektirmez.
Aynı olayda birden fazla fiil bulunabilir mi?
Evet. TCK 227/2 seçimlik hareketli bir suç olduğundan, aynı olay içerisinde bir kişinin birden fazla seçimlik hareketi gerçekleştirmesi mümkündür. Örneğin bir kişi hem müşteri ile fuhuş yapan kişiyi buluşturabilir hem de fuhuşun gerçekleşmesi için kullanılacak yeri sağlayabilir.
Ancak bir olayda birden fazla davranışın bulunması, bunların otomatik olarak birbirinden bağımsız suçlar veya ayrı ayrı cezalar oluşturacağı anlamına gelmez. Eylemlerin birbirleriyle ilişkisi, aynı suç işleme kararı kapsamında gerçekleşip gerçekleşmediği ve uygulanması gereken ceza hukuku hükümleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Bu nedenle soruşturma veya kovuşturma sırasında yalnızca “aracılık yaptı” ya da “yer temin etti” şeklindeki genel bir nitelendirme yeterli değildir. Kişinin hangi eylemi ne şekilde gerçekleştirdiğinin ve bu eylemin TCK 227/2’deki hangi seçimlik harekete karşılık geldiğinin somutlaştırılması gerekir.
Ev Sahibinin Sorumluluğu: Fuhuş Yapılan Evi Kiraya Vermek Suç mu?
Bir evin fuhuş amacıyla kullanılması, o evin sahibinin kendiliğinden fuhuş için yer temin etme suçu işlediği anlamına gelmez. Ev sahibi bakımından asıl mesele, taşınmazın hangi amaçla kullanılacağını bilip bilmediği ve bu kullanım karşısında nasıl davrandığıdır.
Bu nedenle fuhuş yapılan evi kiraya vermek ile fuhuş yapılacağını bilerek bir taşınmazı bu amaçla kullandırmak aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Evimi kiraya verirken fuhuş yapılacağını bilmiyorsam
Kira sözleşmesi yapılırken ev sahibinin kiracının fuhuş faaliyetinde bulunacağını bilmediği bir durumda, yalnızca evin daha sonra bu amaçla kullanılmış olması ceza sorumluluğu için yeterli değildir.
Özellikle şu sorular önem kazanır:
- Kira sözleşmesi kurulurken ev sahibinin bildiği somut bir durum var mıydı?
- Kiracının evi hangi amaçla kullanacağı konusunda ev sahibine ne söylendi?
- Fuhuş amacıyla kullanım ne zaman başladı?
- Ev sahibi bu durumu ne zaman öğrendi?
- Bu bilgiye ilişkin mesaj, tanık, kira belgesi veya başka bir delil bulunuyor mu?
Burada kast önemlidir. Ceza sorumluluğu bakımından kişinin taşınmazın fuhuş amacıyla kullanılmasına yönelik bilgi ve iradesinin ortaya konulması gerekir. Sırf taşınmazın sahibi olmak veya kira geliri elde etmek, tek başına TCK 227/2 kapsamında yer temini sonucunu doğurmaz.
Sonradan evde fuhuş yapıldığını öğrenmek
Ev sahibi, kira ilişkisi kurulduktan sonra taşınmazın fuhuş amacıyla kullanıldığını öğrenebilir. Bu durumda değerlendirme, kişinin bu bilgiyi ne zaman edindiği ve sonrasında ne yaptığı üzerinden farklılaşabilir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli, 2021/10927 E. ve 2023/18449 K. sayılı kararında da benzer bir ayrım yapılmıştır. Karara konu olayda sanık, evi kiraya verdiği tarihte taşınmazın fuhuş amacıyla kullanıldığını bilmediğini ve durumu daha sonra öğrendiğini savunmuştur. Bu hususun diğer sanığın ifadeleriyle de doğrulanması üzerine Yargıtay, suçun manevi unsurunun oluşmadığı gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Bu karar, “Evimi kiraya verdim, sonradan fuhuş yapıldığını öğrendim; ben de suçlu olur muyum?” sorusuna tek başına bütün olaylar için geçerli bir cevap vermez. Ancak ev sahibinin başlangıçtaki bilgisi ile sonradan öğrendiği durum arasındaki ayrımın ceza yargılamasında neden önemli olduğunu gösterir.
Fuhuş yapıldığını bilerek evi kiraya vermeye devam etmek
Durum, ev sahibinin taşınmazın fuhuş amacıyla kullanıldığını öğrendikten sonra da bu kullanıma bilerek imkân sağlaması halinde farklı değerlendirilebilir.
Örneğin ev sahibi başlangıçta herhangi bir bilgiye sahip değilken daha sonra evde fuhuş yapıldığını öğrenmiş, buna rağmen kira ilişkisini bu kullanımın devam edeceğini bilerek sürdürmüşse, artık yalnızca “evi başlangıçta bilmeksizin kiraya verdim” savunması üzerinden değerlendirme yapılması mümkün olmayabilir.
Nitekim Yargıtay’ın aynı kararında, diğer taşınmaz sahibi bakımından evinde fuhuş yapıldığını bilmesine rağmen kira ilişkisini devam ettirerek fuhuş için yer temin ettiği kabul edilmiş ve bu değerlendirme dosyadaki ikrar, mağdur ve tanık anlatımları, olay tutanağı, kira sözleşmesi ve kira makbuzları gibi delillerle desteklenmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Ev sahibinin sorumluluğu, yalnızca taşınmazın fuhuş amacıyla kullanılmış olup olmadığına bakılarak belirlenmez. Mahkeme, kişinin ne bildiğini, bunu ne zaman öğrendiğini ve taşınmazın kullanımına ne şekilde devam ettiğini dosyadaki delillerle birlikte değerlendirir.
Bu nedenle fuhuş yapıldığı sonradan öğrenilen bir taşınmaz bakımından, kira sözleşmesi, yazışmalar, ihbar veya şikâyet kayıtları, tanık anlatımları ve ev sahibinin olaydan haberdar olduktan sonraki davranışları somut olay açısından önem taşıyabilir.
Fuhuş İçin Ev Kiralamak Suç mu?
Bir kişinin kendi adına ev kiralaması, tek başına fuhuş için yer temin etme suçu oluşturmaz. Burada belirleyici olan, kiralanan yerin hangi amaçla kullanıldığı ve kişinin bu kullanıma nasıl dahil olduğudur.
Fuhuş yapmak amacıyla kendi adına ev kiralamak
Kişinin kendi adına ev kiralayıp burada fuhuş yapması ile başkasının fuhuş yapabilmesi için evi tahsis etmesi aynı durum değildir. Özellikle başkasının faaliyetinin gerçekleşmesine bilerek imkân sağlanıp sağlanmadığı ayrıca değerlendirilir.
Başkasının fuhuş yapması için ev kiralamak
Bir kişinin evi kendi adına kiralayıp, başka bir kişinin fuhuş yapması amacıyla kullanmasına bilerek izin vermesi, somut olayın özelliklerine göre TCK 227/2 kapsamında yer temini olarak değerlendirilebilir.
Ev sahibine gerçeği söylemeden kiralamak
Kiracının evi hangi amaçla kullanacağını ev sahibinden gizlemesi, kira sözleşmesinin varlığı nedeniyle kendiliğinden fuhuş için yer temin etme suçu oluşturmaz. Ancak kişinin fuhuş faaliyetini bilerek destekleyip desteklemediği ve başkasının bu faaliyetine ne şekilde imkân sağladığı önem taşır.
Bu nedenle fuhuş için ev kiralamak suç mu sorusunun cevabı, yalnızca kira sözleşmesine bakılarak verilemez. Somut olayda kişinin rolü, bilgisi ve yaptığı katkı birlikte değerlendirilmelidir.
Aynı Evde Yaşamak Tek Başına Suç mudur?
Fuhuş yapan bir kişiyle aynı evde yaşamak, tek başına TCK 227/2 kapsamında suç oluşturmaz. Ancak kişinin fuhuş faaliyetini bilerek destekleyip desteklemediği ve bu faaliyete somut bir katkı sağlayıp sağlamadığı ayrıca değerlendirilir.
Fuhuş yapan kişiyle aynı evde yaşamak
Değerlendirmede evin kime ait olduğu, kişinin fuhuş faaliyetinden haberdar olup olmadığı, müşterilerle iletişim kurup kurmadığı ve faaliyetin gerçekleşmesine herhangi bir katkı sağlayıp sağlamadığı önem taşır.
Bu nedenle yalnızca aynı evde yaşamak yeterli değildir. Kişinin fuhuşa aracılık ettiği veya yer temin ettiği sonucuna ulaşılabilmesi için somut olayda bu yönde bir davranışının ortaya konulması gerekir.
Kazançtan Geçim Sağlama Fuhuşa Teşvik Sayılır mı?
TCK 227/2’ye göre fuhuşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhuşa teşvik sayılır. Bu düzenleme nedeniyle kişinin bizzat fuhuş yapıp yapmadığından ayrı olarak, fuhuş gelirinden yararlanma biçimi de ceza sorumluluğu bakımından önem taşıyabilir.
Fuhuş yapan kişinin kazancıyla geçinmek
Eşin veya partnerin fuhuş gelirinden düzenli olarak yararlanmak, aile giderlerini bu gelirle karşılamak ya da kişinin kendi geçimini kısmen veya tamamen bu kazançla sağlamak, somut olayın özelliklerine göre TCK 227/2 kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak her ortak harcama veya aynı evde yaşama durumu kendiliğinden fuhuşa teşvik suçu oluşturmaz. Gelirin kaynağının bilinip bilinmediği, kişinin bu gelirden ne şekilde yararlandığı ve geçimin gerçekten bu kazançtan sağlanıp sağlanmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Kazançtan yararlanma ile aracılık arasındaki fark
Fuhuş yapan kişinin kazancından yararlanarak geçimini sağlamak, TCK 227/2’de ayrıca fuhuşa teşvik kapsamında düzenlenmiştir. Buna karşılık müşteri bulmak, tarafları buluşturmak veya fuhuş faaliyetinin gerçekleşmesi için iletişim kurmak fuhuşa aracılık suçu bakımından; fuhuş amacıyla bir yer sağlamak ise yer temini bakımından değerlendirilir.
Dolayısıyla kişinin fuhuş faaliyetinden ekonomik olarak yararlanması ile bu faaliyetin gerçekleşmesine aracılık etmesi aynı hukuki davranış değildir. Aynı olayda birden fazla davranışın bulunması mümkün olmakla birlikte, kişinin gerçekleştirdiği fiillerin her biri somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Fuhuşa Aracılık ve Yer Temininin Cezası Kaç Yıl?
TCK 227/2 kapsamında fuhuşa teşvik, fuhşun yolunu kolaylaştırma, fuhuşa aracılık etme veya fuhuş için yer temin etme fiillerinin temel yaptırımı aynıdır. Bu fiillerden birini gerçekleştiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Bu nedenle fuhuşa aracılık cezası veya fuhuş için yer temin etme cezası sorulurken yalnızca hapis süresine bakılmamalıdır. TCK 227/2’de hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmüştür.
TCK 227/2 kapsamında ceza hangi fiiller için uygulanır?
TCK 227/2 bakımından teşvik, aracılık ve yer temini farklı seçimlik hareketler olsa da temel ceza bakımından aynı yaptırım uygulanır.
- Fuhuşa teşvik: İki yıldan dört yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası
- Fuhuşa aracılık: İki yıldan dört yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası
- Fuhuş için yer temin etme: İki yıldan dört yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası
Buradaki ortak ceza aralığı, bu fiillerin hukuken aynı davranış olduğu anlamına gelmez. Mahkemenin öncelikle kişinin hangi seçimlik hareketi gerçekleştirdiğini ve suçun unsurlarının somut olayda oluşup oluşmadığını belirlemesi gerekir.
Cezayı artıran durumlar
TCK 227’de bazı koşulların bulunması hâlinde belirlenen ceza ayrıca artırılabilir. Özellikle cebir, tehdit, hile veya çaresizlikten yararlanma gibi durumlarda TCK 227/4 kapsamında artırım gündeme gelebilir. Kanunda belirtilen yakınlık, koruma-gözetim veya nüfuz ilişkisinin bulunması ve suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde de ayrıca artırım hükümleri uygulanabilir.
Bu nedenle “fuhuşa aracılık kaç yıl?” sorusunun cevabı, her olayda yalnızca iki yıldan dört yıla kadar hapis şeklinde belirlenemez. Somut olayda uygulanabilecek artırımlar ve diğer ceza hukuku hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
TCK 227/3 ile TCK 227/2 arasındaki fark
İnternet üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde TCK 227/2 ile TCK 227/3’ün ayrılması gerekir. Başka bir kişinin fuhşuna aracılık edilmesi ile kanunda belirtilen nitelikte görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin verilmesi, dağıtılması veya yayılması aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.
Bu nedenle dijital ortamda gerçekleştirilen bir eylemde, kişinin tam olarak ne yaptığı ve eylemin hangi amaca yönelik olduğu belirlenmeden TCK 227/2 kapsamında fuhuşa aracılık suçu işlendiği sonucuna varılmamalıdır.
Emsal Yargıtay Kararlarından Örnekler
Ev sahibinin fuhuş faaliyetini bilip bilmediği
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/10927, K. 2023/18449
Yargıtay, ev sahibinin taşınmazı kiraya verdiği sırada fuhuş amacıyla kullanım konusunda bilgisinin bulunmadığını ve bu durumu daha sonra öğrendiğini savunduğu olayda, bu savunmanın dosyadaki diğer ifadelerle doğrulanması halinde suçun manevi unsurunun oluşmayacağını kabul etmiştir. Buna karşılık fuhuş yapıldığını bildiği halde kira ilişkisini sürdüren diğer taşınmaz sahibi yönünden verilen mahkûmiyet onanmıştır.
Bu karar, fuhuş yapılan evi kiraya vermek iddiasında ev sahibinin ne bildiğinin ve bunu ne zaman öğrendiğinin neden önemli olduğunu göstermektedir.
Teşvik, aracılık ve yer temini arasındaki ayrım
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/24439, K. 2024/4863
Yargıtay bu kararında TCK 227/2’deki seçimlik hareketleri birbirinden ayırmıştır. Karara göre teşvik, kişide fuhuş yapma yönünde irade oluşturmaya çalışma; aracılık, fuhuş yapan kişi ile müşterinin bir araya gelmesini sağlama; yer temini ise bu kişilerin bir araya geleceği yeri sağlama şeklinde açıklanmıştır.
Kararın bir diğer önemli yönü ise mahkûmiyet için suçun her türlü şüpheden uzak, kesin delillerle ispatlanması gerektiğini vurgulamasıdır. Somut olayda yeterli kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
Aynı olayda birden fazla fiilin bulunması
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/23557, K. 2024/2076
Bu kararda sanığın aynı olay kapsamında fuhuşa aracılık ettiği, yer temin ettiği ve fuhuşa teşvikte bulunduğu kabul edilmiş; mağdurun ayrıntılı anlatımı, olay tutanağı ve dosyanın diğer unsurları birlikte değerlendirilerek mahkûmiyet hükmü onanmıştır.
Karar, TCK 227/2 kapsamındaki farklı seçimlik hareketlerin aynı olay içerisinde birlikte ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Ancak kişinin ceza sorumluluğunun belirlenmesinde, gerçekleştirdiği somut fiillerin ve bu fiillere ilişkin delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
⚖️ Fuhuşa aracılık etmenin cezası kaç yıl?
✍️ Fuhuşa aracılık suçu için TCK 227/2 kapsamında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Somut olayda cezayı artıran nedenlerin bulunması halinde sonuç ceza değişebilir.
⚖️ Fuhuş için yer temin etmek ile aracılık etmek aynı suç mu?
✍️ Her ikisi de TCK 227/2’de düzenlenmiştir ancak farklı seçimlik hareketlerdir. Aracılıkta fuhuş faaliyetinin tarafları arasında bağlantı kurulması, yer temininde ise fuhuşun gerçekleşmesi için mekân sağlanması söz konusudur.
⚖️ Evimi bilmeden fuhuş amacıyla kiraya verdiysem sorumlu olur muyum?
✍️ Sırf evin fuhuş amacıyla kullanılması, ev sahibini kendiliğinden suçlu hale getirmez. Özellikle kiralama sırasında ne bilindiği, durumun ne zaman öğrenildiği ve sonrasında nasıl davranıldığı değerlendirilir.
⚖️ Birlikte yaşadığım kişi fuhuş yapıyorsa ben de suçlu sayılır mıyım?
✍️ Hayır, yalnızca aynı evde yaşamak tek başına suç oluşturmaz. Ancak kişinin fuhuş faaliyetine bilerek ve somut bir katkı sağlayıp sağlamadığı ayrıca incelenir.
⚖️ İnternetten ilan vererek müşteri bulmak fuhuşa aracılık mıdır?
✍️ İnternet üzerinden başka bir kişi için müşteri bulmak veya müşteri ile fuhuş yapan kişiyi buluşturmak, olayın özelliklerine göre fuhuşa aracılık suçu kapsamında değerlendirilebilir. Ancak ilanın bulunması tek başına yeterli değildir; ilanı kimin verdiği, amacı ve yapılan diğer işlemler birlikte değerlendirilir.
⚖️ Fuhuş yapan kişinin kazancından geçinmek suç mudur?
✍️ TCK 227/2’ye göre fuhuşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması fuhuşa teşvik sayılır. Ancak kişinin gelirden nasıl yararlandığı ve bu ilişkinin niteliği somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Somut Olayın Hukuki Değerlendirilmesi
Fuhuşa aracılık, teşvik veya yer temini iddiasında sonucun belirlenmesi, olayın tek bir yönüne bakılarak yapılmaz. Kişinin ne yaptığı, ne bildiği, hangi amaçla hareket ettiği ve dosyada bulunan deliller birlikte değerlendirilir.
Özellikle;
- Şüpheli veya sanığın hangi eylemi gerçekleştirdiği,
- Ev sahibi ya da kiracının fuhuş faaliyetinden ne zaman haberdar olduğu,
- Fuhuş faaliyetinin gerçekleşmesine yönelik somut bir katkı bulunup bulunmadığı,
- İfade ve savunmaların diğer delillerle örtüşüp örtüşmediği,
- Benzer olaylarda Yargıtay’ın hangi ölçütleri esas aldığı
önem taşır.
Bu nedenle aynı görünen iki olay, ayrıntılardaki farklılıklar nedeniyle farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Özellikle ifade veya savunma aşamasına gelinmişse, olayın ve dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesi kişinin hukuki durumunun daha doğru ortaya konulmasını sağlar.




