İnfaz Hesaplama Programı
Ceza aldım ne kadar yatarım? Koşullu salıverilme, açık cezaevi, denetimli serbestlik ve tahliye tarihlerini üç adımda öğrenin.
İnfaz hesaplama, alınan hapis cezasının ne kadarının ceza infaz kurumunda geçirileceğini ve hükümlünün hangi şartlarda tahliye olabileceğini belirlemeye yönelik bir hesaplamadır. Yatar hesaplamada suçun türüne göre uygulanacak infaz oranı, denetimli serbestlik şartları, tutuklulukta geçen sürelerin mahsubu ve varsa özel infaz hükümleri dikkate alınır.
2026 yılında ceza yatar hesaplama nasıl yapılır? Hükümlünün cezası, suç tarihi ve niteliği ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un ilgili hükümleri birlikte değerlendirilir. Ancak internet üzerinden yapılan hesaplamalar yaklaşık sonuç verir; kesin infaz ve tahliye tarihi yalnızca ceza süresine bakılarak belirlenemez. Sonuç, somut dosyaya uygulanacak mevzuat ve infaz koşullarına göre değişebilir. Bu rehberde güncel infaz oranlarını, denetimli serbestlik şartlarını ve farklı ceza sürelerine göre detaylı yatar hesaplama örneklerini ele alıyoruz.
İnfaz Hesaplama Nedir?
İnfaz hesaplama, mahkeme tarafından verilen hapis cezasının hangi kurallara göre yerine getirileceğini ve hükümlünün cezaevinde fiilen ne kadar süre kalacağını belirleyen hukuki hesaplama sürecidir. Ceza mahkemeleri tarafından verilen karar yalnızca hükmedilen ceza süresini gösterir; ancak bu cezanın ne kadarının cezaevinde geçirileceği, infaz hukukuna ilişkin düzenlemeler doğrultusunda ayrıca belirlenir. Türkiye’de ceza infaz sisteminin temel kuralları 5275 sayılı kanun ile düzenlenmiştir. Bu kanun kapsamında, hapis cezalarının hangi oranlarda infaz edileceği, koşullu salıverilme süreleri, denetimli serbestlik uygulamaları ve cezanın infazına ilişkin diğer ayrıntılar belirlenmektedir.
Uygulamada sıkça kullanılan infaz yatar hesaplama kavramı da bu sürecin bir parçasıdır. Hükümlü hakkında verilen cezanın hangi infaz oranına tabi olduğu, ne zaman koşullu salıverilme hakkı kazanacağı ve denetimli serbestlikten yararlanıp yararlanamayacağı gibi hususlar infaz hesaplamasının temelini oluşturur. Bu nedenle infaz hesaplama, yalnızca cezanın süresine bakılarak yapılan basit bir işlem değil; kanunda düzenlenen çeşitli kriterlerin birlikte değerlendirilmesini gerektiren hukuki bir hesaplamadır.
İnfaz Kavramı Ne Anlama Gelir?
İnfaz kavramı, ceza hukukunda mahkemeler tarafından verilen kararların yerine getirilmesi anlamına gelir. Ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezasının uygulanması ve hükümlünün cezasını ceza infaz kurumunda çekmesi süreci “cezanın infazı” olarak adlandırılır. Bu süreçte hükümlünün cezaevine alınması, cezaevinde geçireceği süre, koşullu salıverilme tarihi ve denetimli serbestlik gibi aşamalar infaz hukukunun kapsamına girer.
Ceza İnfaz Süresi Nasıl Belirlenir?
Bir hapis cezasının ne kadar süreyle infaz edileceği yalnızca mahkemenin verdiği ceza süresine göre belirlenmez. Ceza infaz süresinin hesaplanmasında öncelikle suçun türü ve uygulanacak infaz oranı dikkate alınır. Bunun yanı sıra hükümlünün tutuklu kaldığı sürelerin cezadan mahsup edilmesi, koşullu salıverilme süresi ve denetimli serbestlik uygulaması da infaz süresini doğrudan etkileyen unsurlar arasındadır. Bu infaz hesaplama sonucunda hükümlünün cezaevinde fiilen geçireceği süre belirlenir.
İnfaz Hesaplama Nasıl Yapılır?
Bir hapis cezasının cezaevinde fiilen ne kadar süreyle uygulanacağı belirlenirken belirli aşamalar dikkate alınır. İnfaz hesaplamada önce cezanın kesinleşen süresi esas alınır; ardından suç türü, uygulanacak infaz rejimi, koşullu salıverilme durumu, denetimli serbestlik ve mahsup edilecek süreler değerlendirilir. Bu sebeple infaz süresi, tek kalemde ve yüzeysel biçimde değil, her dosyanın özelliklerine göre ayrı ayrı hesaplanır.
Ceza Süresinin Belirlenmesi
İnfaz süresinin hesaplanmasındaki ilk adım, mahkeme tarafından verilen hapis cezasının kesinleşmiş süresinin tespit edilmesidir. Bir ceza kararının infaz edilebilmesi için öncelikle kararın kesinleşmesi gerekir. İstinaf veya temyiz süreçlerinin tamamlanmasının ardından kesinleşen ceza süresi, infaz hesaplamasının başlangıç noktasıdır. Birden fazla cezanın bulunması halinde ise cezaların içtima edilmesi ve toplam ceza süresinin belirlenmesi gerekir.
Suç Türüne Göre İnfaz Oranı
Hapis cezalarının tamamı cezaevinde geçirilmez. 5275 sayılı kanun kapsamında bazı suçlarda cezanın yarısı, bazı suçlarda ise daha yüksek oranları infaz edilir. Bu nedenle infaz hesaplamasında suçun niteliği büyük önem taşır. Adi suçlarda genellikle cezanın belirli bir oranı infaz edilirken, bazı ağır suçlar, cinsel suçlar veya terör suçları gibi suç tiplerinde farklı infaz oranları uygulanmaktadır. Bu oranlar, hükümlünün cezaevinde geçireceği süreyi doğrudan etkiler.
Koşullu Salıverilme Süresi
Koşullu salıverilme, hükümlünün cezasının belirli bir bölümünü ceza infaz kurumunda geçirdikten sonra belirli şartlarla tahliye edilmesine imkân tanıyan bir infaz kurumudur. İnfaz hesaplamasında koşullu salıverilme tarihi önemli bir yer tutar. Hükümlü, cezasının kanunda belirtilen kısmını cezaevinde geçirdikten sonra koşullu salıverilme hakkı kazanabilir. Bu süre suçun türüne ve uygulanacak infaz oranına göre değişiklik gösterebilir.
Denetimli Serbestlik Süresi
Koşullu salıverilme süresine yaklaşan hükümlüler belirli şartların sağlanması halinde denetimli serbestlik uygulamasından yararlanabilir. Bu uygulama sayesinde hükümlü, cezasının son kısmını cezaevi dışında ancak belirli yükümlülükler altında geçirebilir. Denetimli serbestlik süresi infaz süresinin hesaplanmasında önemli bir faktördür ve cezaevinde kalınacak süreyi doğrudan azaltabilir.
Tutukluluk süresinin mahsup edilmesi
İnfaz hesaplamasında dikkate alınan bir diğer önemli unsur ise tutuklulukta geçen sürelerin cezadan düşülmesidir. Ceza yargılaması sırasında hükümlü tutuklu kalmışsa, bu süreler daha sonra verilen hapis cezasından mahsup edilir. Böylece kişi cezaevinde geçirdiği tutukluluk süresi kadar bir indirim elde etmiş olur. Bu mahsup işlemi de infaz süresinin belirlenmesinde önemli rol oynar.
İnfaz Hesaplamada Kullanılan Oranlar
Bir hapis cezasının ne kadarının cezaevinde geçirileceğini belirleyen en önemli unsurlardan biri infaz oranıdır. İnfaz oranı, mahkeme tarafından verilen cezanın hangi kısmının ceza infaz kurumunda çekileceğini gösterir. Türkiye’de hapis cezalarının infazına ilişkin temel kurallar 5275 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiştir. Bu nedenle uygulamada yapılan hapis yatar hesaplama işlemlerinde öncelikle suçun hangi infaz oranına tabi olduğunun belirlenmesi gerekir.
Her suç için aynı infaz oranı uygulanmaz. Suçun türüne göre hükümlünün cezaevinde geçireceği süre değişebilir. Bu nedenle infaz hesaplaması yapılırken önce suç tipinin hangi infaz rejimine girdiği tespit edilir. Aşağıdaki tabloda uygulamada en sık karşılaşılan infaz oranları özetlenmiştir.
| Suç türü | İnfaz oranı |
| Adi suçlar | 1/2 |
| Bazı ağır suçlar | 2/3 |
| Terör ve cinsel suçlar | 3/4 |
1/2 infaz oranı hangi suçlarda uygulanır?
Uygulamada birçok suç bakımından cezanın yarısının infaz edilmesi esas alınır. Bu infaz rejimi genellikle adi suçlar olarak adlandırılan suç tipleri bakımından uygulanır. Hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma gibi bazı suçlarda hükümlü, cezasının belirli bir bölümünü cezaevinde geçirdikten sonra koşullu salıverilme hakkı kazanabilir. Bu nedenle yatar hesaplama yapılırken öncelikle suçun bu kategoriye girip girmediği değerlendirilir.
2/3 infaz oranı hangi suçlarda uygulanır?
Bazı suç tiplerinde hükümlünün cezasının daha büyük bir bölümünü cezaevinde geçirmesi gerekir. Bu durumda infaz oranı üçte iki (2/3) olarak uygulanır. Uygulamada bu infaz rejimi genellikle toplum açısından daha ağır kabul edilen bazı suçlar bakımından gündeme gelir. Örneğin kasten öldürme suçu, eziyet suçu, cinsel saldırı (TCK 102/1), cinsel taciz (TCK 105) ve devletin sırlarına karşı suçlarda hükümlünün, cezasının önemli bir kısmını cezaevinde geçirmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle hapis yatar hesaplaması yapılırken suçun niteliği, uygulanacak infaz oranını doğrudan etkiler.
3/4 infaz oranı hangi suçlarda uygulanır?
En yüksek infaz oranlarından biri 3/4 infaz oranıdır. Bu oran genellikle terör suçları (3713 sayılı TMK uygulananlar) ve bazı cinsel suçlar (TCK 102/2, 103, 104/2-3) bakımından uygulanmaktadır. Bu tür suçlarda hükümlünün cezasının çok daha büyük bir bölümünü cezaevinde geçirmesi gerekir. Dolayısıyla bu suçlarda yapılan yatar hesaplama sonucunda cezaevinde kalınacak süre, diğer suç türlerine göre daha uzun olmaktadır.
Suça Sürüklenen Çocuklar İçin İnfaz Hesaplama
Suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hapis cezalarının infazında, hükümlünün yaşı, suçun türü ve ilgili kanuni düzenlemeler birlikte değerlendirilir. Çocuklar bakımından koşullu salıverilme hesabı, yetişkinlere ilişkin genel kurallarla her durumda aynı şekilde yapılamaz.
5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinde çocuk hükümlüler için yaşa ve belirli suç gruplarına bağlı özel hesaplama hükümleri bulunmaktadır. Ayrıca 2026 yılında yapılan kanun değişikliğiyle, belirli suçlar hariç olmak üzere, hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir günün koşullu salıverilme hesabında iki gün olarak dikkate alınmasına ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Çocuk hükümlüler bakımından denetimli serbestlik ve diğer infaz uygulamalarının şartları da ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle bütün çocuklar için tek bir infaz oranı veya sabit bir denetimli serbestlik süresi bulunduğu söylenemez.
Koşullu Salıverilme Nedir?
Koşullu salıverilme, hapis cezasına mahkûm edilen bir kişinin cezasının belirli bir bölümünü ceza infaz kurumunda geçirdikten sonra, kanunda öngörülen şartların oluşması halinde cezaevinden tahliye edilmesine imkân tanıyan bir infaz kurumudur. Bu uygulama sayesinde hükümlü, cezasının kalan kısmını toplum içinde ancak belirli kurallara tabi olarak geçirir. Uygulamada halk arasında “şartlı tahliye” olarak da bilinen koşullu salıverilme, cezanın tamamen ortadan kalkması anlamına gelmez; yalnızca cezanın kalan kısmının denetim altında geçirilmesini ifade eder.
Koşullu salıverilme sistemi, hükümlünün cezaevinde geçirdiği süre boyunca gösterdiği davranışların ve iyi hâlinin dikkate alınmasına dayanır. Bu nedenle infaz süreci içinde önemli bir aşamayı oluşturur. Uygulamada yapılan infaz hesaplama işlemlerinde de hükümlünün hangi tarihte koşullu salıverilme hakkı kazanacağı ayrı bir önem taşır. Çünkü cezaevinde fiilen geçirilecek süre büyük ölçüde bu tarihe göre belirlenir.
Koşullu Salıverilme Süresi Nasıl Hesaplanır?
Koşullu salıverilme süresi, hükümlü hakkında verilen hapis cezasının hangi infaz oranına tabi olduğuna göre hesaplanır. Genel kural olarak süreli hapis cezalarında hükümlünün cezasının 1/2’sini ceza infaz kurumunda geçirmesi gerekir. Ancak kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu ticareti gibi bazı suçlarda, suçun niteliğine ve uygulanacak özel infaz hükümlerine göre 2/3 veya 3/4 gibi farklı koşullu salıverilme oranları uygulanabilir.
Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında şu aşamalar dikkate alınır:
- Hapis cezasının belirlenmesi: Mahkeme tarafından hükmedilen toplam hapis cezası esas alınır.
- İnfaz oranının tespiti: Suçun niteliğine, suç tarihine ve hükümlünün hukuki durumuna göre uygulanacak koşullu salıverilme oranı belirlenir.
- Koşullu salıverilme süresinin hesaplanması: Toplam ceza, ilgili infaz oranına göre hesaplanarak hükümlünün koşullu salıverilme tarihi belirlenir.
- Mahsup edilecek sürelerin düşülmesi: Yargılama sırasında tutuklu geçirilen ve cezadan mahsup edilmesi gereken süreler dikkate alınır.
- Denetimli serbestlik hükümlerinin değerlendirilmesi: Hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenir.
Örneğin, hırsızlık suçundan 4 yıl hapis cezasına mahkûm edilen bir kişi hakkında genel koşullu salıverilme oranı olan 1/2’nin uygulanması hâlinde koşullu salıverilme süresi 2 yıl olarak hesaplanır. Ancak bu süre, hükümlünün mutlaka 2 yıl ceza infaz kurumunda kalacağı anlamına gelmez. Denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanma şartlarının oluşması hâlinde cezanın kalan kısmı cezaevi dışında infaz edilebilir.
Sonuç olarak, koşullu salıverilme tarihi belirlenirken yalnızca toplam hapis cezası ve infaz oranı değil; suç tarihi, tekerrür durumu, mahsup edilecek süreler ve uygulanabilecek özel infaz hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Koşullu salıverilme şartları
Bir hükümlünün koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu kapsamda özellikle aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
- Hükümlünün cezasının kanunda öngörülen kısmını ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir.
- Cezaevindeki davranışlarının olumlu olması ve iyi hâlli kabul edilmesi gerekir.
- Cezaevi kurallarına uyup uymadığı ve disiplin cezası alıp almadığı değerlendirilir.
- Topluma uyum sağlayabilecek durumda olup olmadığı cezaevi idaresi tarafından incelenir.
Bu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde hükümlü koşullu salıverilmeden yararlanabilir ve cezasının kalan kısmını belirli kurallar çerçevesinde cezaevi dışında geçirebilir.
Koşullu salıverilme geri alınır mı?
Koşullu salıverilme kararı kesin ve değiştirilemez bir hak değildir. Hükümlünün tahliye sonrasında belirli kurallara uyması gerekir. Eğer hükümlü koşullu salıverilme süresi içinde kasıtlı bir suç işlerse veya kendisine yüklenen yükümlülüklere aykırı davranırsa koşullu salıverilme kararı geri alınabilir. Bu durumda hükümlü, cezasının kalan kısmını yeniden ceza infaz kurumunda geçirmek zorunda kalabilir. Bu nedenle koşullu salıverilme, hükümlünün topluma yeniden uyum sağlamasını amaçlayan ancak belirli şartlara bağlı olarak uygulanan bir infaz kurumudur.
Denetimli Serbestlik Süresi
Hapis cezasının infazında, bazı durumlarda hükümlü cezasının belirli bir bölümünü ceza infaz kurumu dışında geçirebilir. Bu uygulamanın temel amacı, hükümlünün cezaevinden çıktıktan sonra topluma yeniden uyum sağlamasını kolaylaştırmak ve denetim altında bir yaşam sürmesini sağlamaktır. Uygulamada yapılan infaz hesaplama ve yatar hesaplama işlemlerinde denetimli serbestlik süresi önemli bir yer tutar. Çünkü hükümlünün cezaevinde fiilen geçireceği süre belirlenirken, denetimli serbestlikten yararlanabileceği süre de dikkate alınır.
Denetimli Serbestlik Nedir?
Denetimli serbestlik, hükümlünün cezasının son bölümünü cezaevi dışında ancak devlet denetimi altında geçirmesini sağlayan bir infaz uygulamasıdır. Bu süreçte hükümlü tamamen serbest bırakılmış sayılmaz; belirli kurallara uyması ve kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmesi gerekir.
Denetimli serbestlik kapsamında hükümlüye çeşitli yükümlülükler getirilebilir. Örneğin:
- Belirli bir adreste ikamet etme
- Denetimli serbestlik müdürlüğüne belirli aralıklarla başvurma
- Belirli bir işte çalışma veya eğitim programına katılma
- Topluma yararlı faaliyetlerde bulunma
Denetimli Serbestlik Kaç Yıl?
Denetimli serbestlik süresi her hükümlü için aynı değildir. Bu süre; verilen cezanın süresine, suçun türüne ve uygulanacak infaz rejimine göre değişiklik gösterebilir.
Genel kural olarak denetimli serbestlik, koşullu salıverilme tarihine 1 yıl kala başlar. İstisnalar: 30.03.2020 öncesi işlenen bazı suçlarda 3 yıl (Geçici m.6); 0-6 yaş çocuklu kadın hükümlülerde 2 yıl; ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız sürdüremeyenlerde 3 yıl; 31.07.2023 ve öncesi suçlarda Geçici m.10/6 kapsamında ek 3 yıl.
Uygulamada birçok kişi denetimli serbestliğin belirli bir yıl ile sınırlı olduğunu düşünse de, gerçekte bu süre infaz sistemindeki kurallara göre belirlenir. Bu nedenle bir hükümlünün denetimli serbestlikten ne kadar süreyle yararlanabileceği ancak somut dosyanın özellikleri dikkate alınarak yapılan infaz hesaplaması sonucunda ortaya çıkar.
Kimler Denetimli Serbestlikten Yararlanamaz?
Her hükümlü denetimli serbestlikten yararlanamaz. Bazı durumlarda bu uygulama hiç uygulanmayabilir veya farklı şartlara bağlanabilir. Özellikle aşağıdaki durumlar denetimli serbestlikten yararlanmayı etkileyebilir:
- Suçun niteliğinin denetimli serbestliğe uygun olmaması
- Hükümlünün cezaevinde iyi hâlli kabul edilmemesi
- Hükümlünün disiplin kurallarını ciddi şekilde ihlal etmiş olması
- Hükümlünün denetimli serbestlik şartlarına uyamayacağının değerlendirilmesi
Bu gibi durumlarda hükümlü cezasının kalan kısmını ceza infaz kurumunda geçirmek zorunda kalabilir. Bu nedenle denetimli serbestlik, her dosya bakımından ayrı ayrı değerlendirilen bir infaz uygulamasıdır.
Açık Cezaevi ve Kapalı Cezaevi Süreleri
Hapis cezasının infazı her zaman aynı koşullarda gerçekleşmez. Hükümlüler, cezanın niteliğine ve infaz sürecindeki durumlarına göre farklı türde ceza infaz kurumlarında kalabilirler. Bu kurumlar genel olarak kapalı ceza infaz kurumları (kapalı cezaevi) ve açık ceza infaz kurumları (açık cezaevi) olarak ikiye ayrılır. İnfaz sürecinde hükümlünün hangi kurumda kalacağı; suçun niteliği, ceza süresi, infaz rejimi ve hükümlünün cezaevi içerisindeki davranışları gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.
Uygulamada ceza alan kişiler tarafından en çok sorulan sorulardan biri “açık cezaevine ne zaman geçilir?” sorusudur. Çünkü açık cezaevleri, kapalı cezaevlerine kıyasla daha esnek infaz koşullarına sahiptir. Bu nedenle yapılan cezaevi yatar hesaplama değerlendirmelerinde açık cezaevine geçiş zamanı da önemli bir unsur olarak dikkate alınır.
Açık Cezaevine Geçiş Şartları
Bir hükümlünün açık ceza infaz kurumuna geçebilmesi için bazı şartların oluşması gerekir. Öncelikle hükümlünün cezasının infazına başlamış olması ve belirli bir süreyi kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir. Bunun yanı sıra hükümlünün cezaevi kurallarına uyum göstermesi ve disiplin yönünden olumsuz bir durumunun bulunmaması da önemlidir.
Açık cezaevine geçiş değerlendirmelerinde genel olarak şu hususlar dikkate alınır:
- Hükümlünün cezasının belirli bir bölümünün infaz etmiş olması
- Cezaevinde iyi hâlli kabul edilmesi
- Disiplin cezası almamış olması veya ciddi bir ihlalinin bulunmaması
- Kaçma riski taşımadığının değerlendirilmesi
Bu şartların uygun görülmesi halinde hükümlü kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılabilir.
Açık Cezaevinde Ne Kadar Kalınır?
Açık cezaevinde kalınacak süre her hükümlü için aynı değildir. Bu süre, verilen cezanın süresine, uygulanacak infaz rejimine ve hükümlünün koşullu salıverilme tarihine göre değişiklik gösterebilir. Açık ceza infaz kurumlarında kalan hükümlüler genellikle cezanın son dönemini burada geçirirler.
Açık cezaevleri, kapalı cezaevlerine göre daha esnek bir infaz sistemine sahiptir. Hükümlüler belirli şartlar altında çalışma faaliyetlerine katılabilir, eğitim programlarına dahil olabilir ve bazı durumlarda izin haklarından yararlanabilir. Bu nedenle açık cezaevinde geçirilen süre, hükümlünün ceza infaz sürecinin son aşamasına karşılık gelir.
Kapalı Cezaevinde Kalma Süresi
Kapalı ceza infaz kurumları, güvenlik düzeyi daha yüksek olan ve hükümlülerin cezanın ilk aşamasını geçirdiği kurumlardır. Hükümlüler genellikle cezanın başlangıcında kapalı cezaevine alınır ve infaz sürecinin belirli bir kısmını burada geçirirler.
Kapalı cezaevinde kalınacak süre; suçun niteliği, ceza süresi, infaz rejimi ve hükümlünün cezaevi içindeki davranışlarına göre değişebilir. Hükümlü infaz sürecinde iyi hâl göstermesi halinde belirli bir aşamadan sonra açık ceza infaz kurumuna ayrılabilir. Bu nedenle kapalı cezaevinde kalma süresi sabit değildir ve her dosya bakımından ayrı ayrı değerlendirilir.
Müddetname Nedir?
Ceza infaz sürecinde en önemli belgelerden biri müddetname olarak adlandırılır. Müddetname, bir hükümlünün ceza infaz süresine ilişkin bütün hesaplamaların resmi olarak gösterildiği belgedir. Başka bir ifadeyle, hükümlünün cezaevinde ne kadar süre kalacağı, hangi tarihte koşullu salıverilme hakkı kazanacağı ve varsa denetimli serbestlikten ne zaman yararlanabileceği gibi bilgiler bu belge üzerinde yer alır. Bu nedenle infaz sürecinde yapılan cezaevi yatar hesaplama işlemlerinin en somut ve resmi sonucu müddetname üzerinde görülür.
Müddetnamede hangi bilgiler bulunur?
Hazırlanan müddetnamede kesinleşen cezanın infazına ilişkin şu bilgiler yer alır:
- Mahkeme tarafından verilen hapis cezasının kesinleşmiş süresi
- Cezaevine giriş tarihi,
- Suçun niteliğine göre uygulanacak infaz oranı
- Hükümlünün koşullu salıverilme tarihi
- Denetimli serbestlikten yararlanma durumu
- Tutuklulukta geçen sürelerin cezadan mahsup edilmesi
- Birden fazla cezanın bulunması halinde cezaların birlikte değerlendirilmesi
Bu belgenin hazırlanması ardından hükümlünün cezaevinde fiilen geçireceği süre belirlenmiş olur.
Müddetname Kim Tarafından Düzenlenir?
Müddetname, infaz sürecinden sorumlu olan infaz savcılığı tarafından düzenlenir. Hükümlünün ceza infaz kurumuna kabul edilmesinin ardından, mahkeme kararları ve dosya bilgileri incelenerek infaz süresine ilişkin hesaplama yapılır. Bu hesaplamanın sonucunda hükümlünün infaz başlangıç tarihi, koşullu salıverilme tarihi ve diğer infaz süreleri belirlenir.
Hazırlanan müddetname cezaevi idaresine gönderilir ve hükümlünün infaz işlemleri bu belgeye göre yürütülür. Bu nedenle müddetname, cezanın infaz sürecinde temel alınan resmi belge niteliğindedir.
Suç Türüne Göre İnfaz Hesaplama
Hapis cezalarının infaz süresi belirlenirken suçun türü önemli bir rol oynar. Çünkü her suç bakımından aynı infaz rejimi uygulanmaz ve bazı suçlarda hükümlünün cezaevinde geçireceği süre daha farklı şekilde belirlenebilir. Bu nedenle uygulamada yapılan ceza infaz hesaplama işlemlerinde öncelikle suçun niteliği ve hangi infaz rejimine tabi olduğu değerlendirilir.
Adi Suçlarda İnfaz Hesaplama
Adi suç kavramı; terör, cinsel suç veya uyuşturucu gibi özel infaz rejimine tabi olmayan, hırsızlık, dolandırıcılık suçu, kasten yaralama, mala zarar verme gibi suçları kapsar. 5275 sayılı Kanun’un genel hükümleri çerçevesinde bu suçlarda koşullu salıverilme oranı kural olarak yarı (1/2) olarak uygulanmaktadır.
Buna göre adi suçtan 10 yıl hapis cezasına çarptırılan bir mahkûm, iyi hâl koşullarını sağlaması durumunda 5 yılını cezaevinde geçirdikten sonra koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Ayrıca cezasının son 1 yılını denetimli serbestlik kapsamında toplum içinde geçirme hakkı doğabilir; bu durumda fiilî yatış süresi daha da kısalabilmektedir. Mükerrirlere özgü infaz rejimi veya zincirleme suç hükümleri devreye girdiğinde ise hesaplama önemli ölçüde farklılaşmaktadır.
Uyuşturucu Suçlarında İnfaz Hesaplama
Uyuşturucu suçları, Türk infaz hukukunda özel bir kategoride değerlendirilmekte olup cezanın hesaplanması doğrudan suçun niteliğine, yani kullanım, bulundurma veya ticarete konu olup olmadığına bağlıdır. Özellikle kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma fiilleri hakkında ayrıntılı bilgi almak için Uyuşturucu Kullanma Suçu ve Cezası (TCK 191) başlıklı rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Uyuşturucu ticareti suçlarında (TCK m. 188) koşullu salıverilme oranı 3/4 olarak uygulanmaktadır. Bu son derece kritik bir ayrıntıdır; zira aynı ceza miktarı için adi suçlara kıyasla çok daha uzun bir fiilî yatış süresi gündeme gelir.
Hukuki Not: Örneğin, uyuşturucudan 13 yıl ceza alan ne kadar yatar sorusuna güncel 3/4 infaz oranı üzerinden bakacak olursak: TCK m. 188 kapsamında uyuşturucu ticaretinden 13 yıl hapis cezasına hükmedilen bir kişi, 3/4 oranı uygulandığında yaklaşık 9 yıl 9 ay cezaevinde kalmak zorundadır. Denetimli serbestlik hükümleri bu suç tipi açısından kısıtlı biçimde uygulanabildiğinden fiilî salıverilme tarihini hesaplarken son derece dikkatli olunması gerekmektedir. Tutuklu kalınan süre mahsup edilmekle birlikte, her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir.
Cinsel Suçlarda İnfaz Hesaplama
Cinsel suçlar bakımından infaz rejimi, Türk ceza mevzuatının en katı düzenlemelerini barındırmaktadır. TCK’nın 102/2, 103, 104/2,3 maddeleri kapsamındaki cinsel dokunulmazlığa karşı işlenmiş suçlarda koşullu salıverilme oranı 3/4 olarak belirlenmiştir.
Bunun yanı sıra bu suç tiplerinde denetimli serbestlikten yararlanma imkânı son derece sınırlıdır ya da hiç tanınmamaktadır. Özellikle çocuğa karşı işlenen cinsel istismar suçlarında mahkemeler çoğu zaman koşullu salıverilmenin önüne geçen ağırlaştırıcı hükümleri uygular.
Mağdurun yaşı, eylemin niteliği ve fiilin birden fazla kez işlenip işlenmediği gibi etkenler hem hükmedilen cezayı hem de infaz süresini doğrudan etkiler. Bu nedenle söz konusu davalarda infaz hesaplaması; hükmün gerekçesi, ağırlaştırıcı nedenler ve içtima hükümleri birlikte ele alınmadan doğru şekilde yapılamaz.
Terör Suçlarında İnfaz Hesaplama
Terör suçları, Türk infaz hukukunun en ağır rejimini öngördüğü suç kategorisini oluşturmaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında yargılanan ve mahkûm edilen kişiler hakkında koşullu salıverilme oranı 3/4 olarak uygulanmakta; buna ek olarak bu kişiler uzun süre kapalı cezaevlerinde tutulmaktadır.
Terör mahkûmlarının açık cezaevine geçiş ve denetimli serbestlikten yararlanma koşulları son derece kısıtlıdır; birçok durumda bu haklar fiilen kullanılamamaktadır. Örgüt yöneticiliği veya silahlı terör örgütü üyeliği gibi nitelikli hâllerde ise cezanın tamamının cezaevinde infaz edilmesi gündeme gelebilir. Belirtmek gerekir ki terör suçlarında birden fazla mahkûmiyet söz konusu olduğunda cezaların toplanması meselesi de ayrıca değerlendirilmeli; infaz hesaplama bu bütünlük içinde ele alınmalıdır.
Örnek İnfaz Hesaplama
İnfaz süresinin nasıl belirlendiğini daha iyi anlayabilmek için bazı örnekler üzerinden değerlendirme yapmak faydalı olabilir. Aşağıdaki infaz hesaplamaları, genel infaz kuralları dikkate alınarak hazırlanmış örneklerdir. Ancak her dosyanın özellikleri farklı olabileceğinden, gerçek infaz süresi suç türüne, infaz rejimine, tutukluluk süresine ve diğer hukuki faktörlere göre değişebilir. Bu nedenle aşağıdaki örnekler yalnızca genel bir fikir vermek amacıyla değerlendirilmelidir.
1 Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
1 yıl hapis cezası alan bir kişi, adi suç kapsamında 1/2 infaz oranı uygulandığında uygulandığın da koşullu salıverilmesi için geçmesi gereken süre 6 aydır. Ancak bu noktada denetimli serbestlik kurumu devreye girer. Cezanın son 1 yılı denetimli serbestlik kapsamında infaz edilebildiğinden, 1 yıllık cezada fiilî cezaevi yatışı büyük ölçüde sembolik bir süreye inebilir. Ancak bir hükümlünün denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanması için iyi halli olma şartı arandığı için cezaevine giriş yapması ve bu süre içersin de kurul kararıyla iyi halli olduğuna karar verildikten sonra denetimli serbestlikle tahliye olması gerekmektedir.
4 Yıl 2 Ay Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
4 yıl 2 ay (toplam 50 ay) hapis cezası alan bir kişi için genel infaz rejimi dikkate alınarak örnek bir hesaplama yapılabilir.
- Ceza süresi: 4 yıl 2 ay (50 ay)
- Koşullu salıverilme süresi (1/2): 25 ay
- Denetimli serbestlik süresi düşüldüğünde cezaevinde kalınacak süre yaklaşık: 13 ay civarında
Bu nedenle 4 yıl 2 ay hapis cezası alan bir hükümlü, şartların uygun olması halinde yaklaşık 1 yıl 1 ay civarında cezaevinde kalabilir.
5 Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
5 yıl hapis cezası için örnek bir infaz hesaplaması şu şekilde yapılabilir:
- Ceza süresi: 5 yıl (60 ay)
- Koşullu salıverilme süresi (1/2): 30 ay
- Denetimli serbestlik süresi düşüldüğünde cezaevinde kalınacak süre yaklaşık: 18 ay civarında
Bu durumda 5 yıl hapis cezası alan bir hükümlü yaklaşık 1 yıl 6 ay kadar cezaevinde kalabilir.
Müebbet Hapis Cezasının İnfazı Nasıl Hesaplanır?
Müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında koşullu salıverilme süreleri, 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesi ve uygulanabilir özel hükümler çerçevesinde belirlenir. Genel kurala göre müebbet hapis cezasında 24 yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında 30 yıl koşullu salıverilme bakımından esas alınan sürelerdir.
Ancak birden fazla müebbet cezası, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığı özel hâller bakımından farklı kurallar söz konusu olabilir. Bu nedenle yalnızca cezanın türüne bakılarak kesin tahliye tarihi verilemez; mahkûmiyetlerin tamamı ve ilgili kanun hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
⚠️Önemli Not: Yukarıdaki infaz hesaplamaları genel bilgilendirme amaçlıdır. Her dosyanın infaz rejimi; suçun işlendiği tarihteki geçici yasalar ve suçun niteliğine göre özel olarak analiz edilmelidir.
Konuyla ilgili daha kapsamlı teknik detaylara, istisnai durumlara ve farklı suç tiplerine göre hazırladığımız rehberimize aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz 👇
Ceza Aldım Ne Kadar Yatarım? Yatar Hesaplama Rehberi
İnfaz Hesaplama Formülü
Bir hapis cezasının fiilen ne kadar süreyle infaz edileceğini anlamak için uygulamada bazı temel hesaplama yöntemleri kullanılır. İnfaz hesaplaması yapılırken çeşitli unsurların birlikte hesaplanması gerekir.
Uygulamada infaz süresini basit şekilde açıklamak için kullanılan temel formül şu şekilde ifade edilebilir:
Yatar süre = (Ceza × infaz oranı) – denetimli serbestlik – mahsup
Bu formülde yer alan kavramlar kısaca şu anlama gelir:
- Ceza: Mahkeme tarafından verilen toplam hapis cezası
- İnfaz oranı: Suç türüne göre cezanın ne kadarının cezaevinde geçirileceğini gösteren oran
- Denetimli serbestlik: Cezanın son bölümünün cezaevi dışında geçirilmesini sağlayan süre
- Mahsup: Tutuklulukta veya gözaltında geçen sürelerin cezadan düşülmesi
📌 Bu formül, infaz süresinin nasıl hesaplandığını genel hatlarıyla göstermek amacıyla kullanılan basitleştirilmiş bir yöntemdir. Gerçek infaz süresi belirlenirken suçun niteliği, infaz rejimi, koşullu salıverilme tarihi ve diğer hukuki faktörler de dikkate alınır. Bu nedenle kesin infaz süresi ancak infaz makamları tarafından yapılan resmi hesaplama ile netleşir.
⚠️ 4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen suçlarda, denetimli serbestlikten yararlanabilmek için koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az 1/10’u (her hâlde en az 5 gün) fiilen kurumda geçirilmelidir.
İnfaz Hesaplama Aracı
İnternette “ceza infaz hesaplama” veya benzer ifadelerle arama yapıldığında birçok otomatik infaz hesaplama aracı ve programı ile karşılaşmak mümkündür. Bu araçlar genellikle ceza süresinin girilmesiyle yaklaşık bir infaz süresi hesaplaması yapar. Ancak bu tür programların verdiği sonuçlar çoğu zaman kesin ve bağlayıcı değildir.
Bunun temel nedeni, infaz süresinin yalnızca cezanın süresine bakılarak belirlenmemesidir. Bir hapis cezasının ne kadarının cezaevinde geçirileceği hesaplanırken birçok hukuki unsur birlikte değerlendirilir. Otomatik hesaplama araçları ise bu unsurların tamamını dikkate alamayabilir.
📌 Hükümlünün cezaevinde fiilen ne kadar süre kalacağına ilişkin kesin bilgi, infaz sürecinde düzenlenen müddetname ile ortaya çıkar. Müddetname, infaz makamları tarafından hazırlanan ve hükümlünün infaz sürelerini resmi olarak gösteren belgedir.
Ayrıca infaz süresine ilişkin daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için alanında deneyimli bir ceza avukatına danışılması da faydalı olabilir. Çünkü her dosyada cezanın niteliği ve infaz süreci farklılık gösterebilir.
2025-2026 Döneminde Yürürlüğe Giren Değişiklikler
4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun ile “girdi-çıktı” uygulaması kural olarak kaldırıldı; artık denetimli serbestlikten yararlanabilmek için hükümlünün koşullu salıverilme tarihine kadar kalan sürenin en az onda birini, her hâlde en az beş gün olmak üzere, fiilen kurumda geçirmiş olması gerekiyor. Bu değişiklik, kısa süreli cezalarda dahi hükümlünün cezaevine en az birkaç gün fiilen girmesini zorunlu kılıyor.
Ardından 25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle, 5275 sayılı Kanun’un geçici 10. maddesinde yeni bir düzenleme yapıldı. Bu düzenleme, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlarda infaz iyileştirmelerinden yararlanmak için aranan “kurumda bulunma” şartını kaldırdı; ancak kasten öldürme, deprem nedeniyle meydana gelen ölüm ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçları bu kolaylığın dışında bıraktı. Bu tarz peş peşe gelen düzenlemeler, aynı dosyanın birkaç ay arayla farklı hesaplanmasına yol açabiliyor.
Hazır İnfaz Hesaplama Araçlarına Neden Temkinli Yaklaşılmalı
İnternette pek çok “infaz hesaplama” aracı, kullanıcının girdiği ceza miktarı ve suç tarihine göre otomatik bir sonuç üretiyor. Bu araçlar genel oranları doğru yansıtsa da, tekerrür, disiplin cezaları, birden fazla suçun içtimaı veya kişisel özel haller (örneğin ağır hastalık ya da küçük çocuğu bulunma) gibi unsurları hesaba katmıyor. Bir kişi böyle bir araca sadece ceza miktarını ve tarihi girip çıkan sonucu kesin tarih olarak kabul ettiğinde, gerçek müddetnameyle ciddi farklar ortaya çıkabiliyor.
Kanaatimizce bu tür araçlar yalnızca kaba bir ön fikir vermek için kullanılmalı; kesin infaz tarihi her zaman cezaevi idaresi tarafından düzenlenen müddetname ve infaz hâkimliği kararlarıyla teyit edilmelidir. Otomatik hesaplamayı nihai sonuç gibi sunmak, hükümlü yakınlarında gerçekçi olmayan beklentiler oluşturuyor ve mevzuattaki güncel değişiklikleri yansıtmadığı için yanıltıcı sonuçlara yol açabiliyor.
Yeni İnfaz Düzenlemesi ve İnfaz Yasası
Türkiye’de ceza infaz sistemi zaman zaman çıkarılan yargı paketleri ile güncellenmektedir. Bu paketlerde hem ceza hukukuna hem de infaz uygulamalarına ilişkin çeşitli değişiklikler yapılabilmektedir. Bu nedenle kamuoyunda sık sık infaz yasası değişecek mi, yeni infaz düzenlemesi gelecek mi veya yeni infaz hesaplama kuralları uygulanacak mı gibi sorular gündeme gelmektedir.
Son yıllarda çıkarılan yargı paketleri incelendiğinde, ceza infaz sistemini doğrudan etkileyen en önemli düzenlemelerden birinin 2020 yılında kabul edilen 7242 sayılı Kanun ile yapıldığı görülmektedir. Bu düzenleme ile koşullu salıverilme oranları, denetimli serbestlik uygulaması ve bazı suçlar bakımından infaz süreleri önemli ölçüde yeniden düzenlenmiştir.
Daha sonraki dönemde kabul edilen 10. Yargı Paketi ve 11. Yargı Paketi ise ağırlıklı olarak ceza ve hukuk yargılamasına ilişkin bazı usul değişiklikleri ve farklı suç tiplerine yönelik düzenlemeler içermiştir. 10. Yargı Paketi (7550) ve 11. Yargı Paketi (7571) infaz kurallarında önemli değişiklikler yapmıştır; bu nedenle 2025 öncesi kaynaklardaki bilgiler güncel olmayabilir.
Yeni bir infaz düzenlemesi olup olmadığı değerlendirilirken her yargı paketinin içeriğinin ayrı ayrı incelenmesi gerekir. Çünkü her yargı paketi doğrudan infaz sürelerini değiştiren hükümler içermeyebilir ve infaz sistemine ilişkin değişiklikler ancak açık bir yasal düzenleme ile yürürlüğe girebilir.
12. Yargı Paketi ve infaz düzenlemesi
2026 yılı itibarıyla kamuoyunda en çok konuşulan konulardan biri 12. Yargı Paketi olmuştur. Bu paket kapsamında yeni bir infaz indirimi veya af düzenlemesi yapılacağına dair çeşitli iddialar gündeme gelmiştir. 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) 16 Temmuz 2026’da kabul edilmiş, 31 Temmuz 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun; koşullu salıverilme oranlarını, denetimli serbestlik süresini veya genel bir infaz indirimini değiştirmemiştir. Paketin HAGB ve TCK 158 (IBAN) gibi düzenlemeleri infaz hesabını doğrudan etkilemez.
📌 Kamuoyunda zaman zaman yeni infaz düzenlemeleri veya af beklentileri gündeme gelse de, bu tür değişikliklerin uygulanabilmesi için mutlaka yeni bir yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesi gerekir. Bu nedenle infaz süresine ilişkin değerlendirmeler yapılırken yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır.

Ceza İnfaz Hesaplamasında Hukuki Danışmanlık
Ceza infaz hesaplamasının doğru şekilde yapılması, yalnızca verilen ceza miktarına bakılarak yapılabilecek basit bir işlem değildir. Ceza hukuku bağlamında birçok unsur birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle infaz hesaplama yapılırken hukuki sürecin doğru şekilde analiz edilmesi büyük önem taşır.
Uygulamada birçok kişi aldığı cezanın ne kadarını cezaevinde geçireceğini öğrenmek için farklı kaynaklara başvurmaktadır. Ancak her dosyanın koşulları farklı olabileceği için infaz süresine ilişkin en sağlıklı değerlendirme, dosyanın tüm ayrıntılarını inceleyebilen bir ceza avukatı tarafından yapılabilir.
Sürecin hatasız yönetilmesi ve fiili tahliye tarihinin netleştirilmesi noktasında Mert Hukuk Bürosu, müvekkillerine kapsamlı ve profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti sunarak infaz sürecinin her aşamasında yanınızda yer almaktadır
Sık Sorulan Sorular
⚖️ İnfaz hesaplama nasıl yapılır?
✍️ İnfaz hesaplama, mahkeme tarafından verilen toplam ceza miktarından, suçun türüne göre belirlenen yasal indirim oranının çıkarılması ve elde edilen sonuçtan varsa denetimli serbestlik süresinin düşülmesiyle yapılır. Bu hesaplama yapılırken suçun işlendiği tarihteki infaz rejimi ve geçici maddeler mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
⚖️ İnfaz oranı nedir?
✍️ İnfaz oranı, hükümlünün aldığı cezanın ne kadarlık bir kısmını cezaevinde (koşullu salıverilme tarihine kadar) geçirmesi gerektiğini belirleyen yasal katsayıdır. Türk hukukunda suçun niteliğine göre bu oranlar genellikle 1/2, 2/3 veya 3/4 olarak uygulanmaktadır.
⚖️ İnfaz oranı 3/4 ne anlama gelir?
✍️ 3/4 infaz oranı, verilen toplam hapis cezasının dörtte üçünün ceza infaz kurumunda geçirilmesi gerektiğini ifade eder. Genellikle terör suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve uyuşturucu ticareti gibi toplum nezdinde ağırlığı yüksek suç tiplerinde uygulanan daha sıkı bir infaz rejimidir.
⚖️ Denetimli serbestlik kaç yıl?
✍️ Denetimli serbestlik süresi, genel hükümlere göre kural olarak 1 yıldır. Ancak suçun tarihi ve niteliğine göre (örneğin 30 Mart 2020 öncesi işlenen bazı suçlarda) bu süre geçici maddelerle 3 yıla kadar çıkarılabilmektedir. Süre, koşullu salıverilme tarihine (infazın bitimine) en fazla belirtilen bu süreler kala uygulanmaya başlar.
⚖️ Müebbet kaç yıl yatar?
✍️ Standart bir müebbet hapis cezası alan hükümlü, iyi halli geçirmek şartıyla 24 yılını cezaevinde infaz eder. Eğer suç birden fazla müebbet cezasını gerektiriyorsa veya terör gibi özel nitelikli bir durum söz konusuysa bu süre 30 yıla kadar uzayabilir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında ise bu süre kural olarak 30 yıldır.
⚖️ Cezaevinde 1 gün kaç TL?
✍️ Hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği durumlarda, 1 gün karşılığı adli para cezası en az 100 TL, en fazla 500 TL’dir (TCK m.52/2). 1 Haziran 2024 öncesi işlenen suçlarda lehe olan eski aralık (20-100 TL) uygulanabilir. Mahkeme, sanığın ekonomik ve sosyal durumunu gözeterek bu aralıkta bir bedel belirler. Ancak doğrudan hapis cezası olarak infaz edilen durumlarda böyle bir bedel ödeyerek tahliye olmak mümkün değildir.
⚖️ 2 yıl 1 ay ceza alan girdi çıktı yapabilir mi?
✍️ 2 yıl 1 ay (25 ay) hapis cezası alan bir kişi, eğer infaz oranı 1/2 ise infaz süresi 12.5 aydır. 1 yıllık denetimli serbestlik hakkı düşüldüğünde, geriye kalan 15 günlük süre için cezaevine teslim olup işlemlerini tamamlaması ve ardından denetimli serbestlik ile tahliye edilmesi gerekir. Bu, 4 Haziran 2025 öncesi suçları için geçerlidir. Sonrası için: 12,5 ayın 1/10’u ≈ 37-38 gün kurumda kalınır.
Suç Türlerine Göre Güncel İnfaz Oranı Tablosu
| Suç Kategorisi | İnfaz Oranı | Açıklama |
| Adi Suçlar (Hırsızlık, Yaralama vb.) | 1/2 | Cezanın yarısı yatılır, kalan süre denetimli serbestliğe tabidir. |
| Uyuşturucu Ticareti | 3/4 | Toplum sağlığı gerekçesiyle daha ağır bir infaz rejimi uygulanır. |
| Bazı Cinsel Suçlar | 3/4 | Mağdurun korunması amacıyla en üst sınırda infaz edilir. |
| Terör Suçları | 3/4 | Koşullu salıverilme şartları en kısıtlı suç grubudur. |
| Mükerrer Suçlar (Tekerrür) | 2/3 veya 3/4 | Suçun tekrarı halinde infaz oranları ağırlaşır. |
| Kasten Öldürme | 2/3 | TCK 81-83’ün tamamında uygulanan genel orandır. |
Kaynakça ve Mevzuat
İnfaz hesaplamasına ilişkin açıklamalar hazırlanırken aşağıdaki mevzuat hükümleri ve resmî kaynaklar esas alınmıştır. İnfaz rejimi, suç tarihi ve hükümlünün hukuki durumuna göre değişebileceğinden, ilgili düzenlemelerin somut dosya bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun. Özellikle m. 105/A (denetimli serbestlik), m. 107 (koşullu salıverilme), m. 108 (tekerrür hâlinde infaz) ve Geçici m. 6 ile Geçici m. 10 hükümleri.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu. Özellikle m. 52 (adli para cezası) ve suç türlerine göre infaz rejiminin belirlenmesinde dikkate alınan ilgili suç hükümleri.
- 7242 sayılı Kanun. Ceza infaz mevzuatında yapılan değişiklikler ve koşullu salıverilme ile denetimli serbestlik hükümlerine ilişkin düzenlemeler.
- 7550 sayılı Kanun (4 Haziran 2025). 5275 sayılı Kanun’un 105/A ve 108. maddeleri başta olmak üzere infaz hükümlerinde yapılan değişiklikler.
- 7571 sayılı Kanun (25 Aralık 2025). Ceza mevzuatında ve 5275 sayılı Kanun’un geçici hükümlerinde yapılan değişiklikler.
- 7593 sayılı Kanun (18 Ağustos 2026). Çocuk hükümlüler ve ilgili ceza mevzuatına ilişkin değişiklikler; uygulanabilir hükümler bakımından 5275 sayılı Kanun’un güncel metniyle birlikte değerlendirilmelidir.
⚠️ Hukuki uyarı: Bu yazıda yer alan infaz hesaplama örnekleri ve hesaplama aracı genel bilgilendirme amacı taşır. Sonuçlar kesin tahliye tarihi veya resmî infaz hesabı olarak değerlendirilmemelidir. Birden fazla mahkûmiyet, içtima, tekerrür, mahsup, iyi hâl, suç tarihi ve özel infaz hükümleri sonucu değiştirebilir. Kesin infaz hesabı için resmî müddetname ve ilgili infaz kararları esas alınmalıdır.
- Yazar: Av. Hakan Mert – İstanbul Barosu
- Son güncelleme tarihi: 29.10.2026




