Süresiz Nafaka Nedir? Hukuki Dayanağı ve “Ömür Boyu Nafaka” Tartışmaları

Süresiz Nafaka Nedir? Hukuki Dayanağı ve “Ömür Boyu Nafaka” Tartışmaları

Evlilik birliğinin sona erme yollarından birisi boşanmadır. Boşanma, tarafların anlaşması veya mahkeme kararı sonucu evlilik birliğini bitiren bir hukuki işlemdir. Bunun sonucu olarak evlilik birliği içerisinde geçimlerini birlikte sağlayan eşler kendi geçimlerini sağlamak durumunda kalır. Bu halde evlilik birliği içerisinde çalışmayan kişinin boşanmayla birlikte yoksulluğa düşme tehlikesi oluşur. Bu tehlikeyi engellemek için getirilen hukuki müesseselerden birisi de nafakadır. Nafaka, ekonomik durumu iyi olan eşin diğer eşe her ay düzenli şekilde ödeme yapma yükümlülüğünü ifade eder. Kanunda nafakanın “süresiz olarak” istenebileceği düzenlendiği için uygulamada süresiz nafaka (ömür boyu nafaka) olarak da bilinmektedir. Bu yazımızda da nafaka kavramını, süresiz nafakayı, nafaka türlerini, şartlarını ve süresiz nafaka hakkında sıkça sorulan soruları inceleyeceğiz.

📌 Güncel durum: Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar, 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olup iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar mevcut düzenleme uygulanmaya devam etmekte, mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermemektedir.
Gelişmelerin ayrıntıları için bkz: Süresiz Nafaka İptal Edildi: Yeni Nafaka Düzenlemesi Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

Nafaka Nedir?

Nafaka, hukuki anlamda boşanma kararıyla birlikte veya boşanma davası devam ederken, boşanma sonrasında yoksulluğa düşmesi beklenecek olan eşe diğer eşin sağlamakla yükümlü olduğu parasal desteği ifade eder. Kanun koyucunun buradaki amacı, boşanmayla birlikte maddi sıkıntı yaşayacak olan eşin bunun olumsuz sonuçlarından etkilenmesini asgari düzeye indirebilmek adına diğer eşin ona maddi destekte bulunmasını sağlamaktır. Nafaka, anlaşmalı boşanmada tarafların anlaşması, çekişmeli boşanma davasında ise nafaka alacaklısı olan kişinin talep etmesi üzerine verilebilir.

Nafaka Türleri

Süresiz Nafaka Nedir?

Nafaka, tek tip bir yükümlülük olmayıp hukukumuzda farklı amaç ve koşullara göre düzenlenmiş çeşitli türlere ayrılmaktadır. Yukarıda genel çerçevesini açıkladığımız nafaka kavramı, tarafların durumuna ve nafakanın bağlanma amacına göre farklı nafaka türleri şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Şimdi, Türk hukukunda yer alan nafaka türlerini ayrı ayrı inceleyelim.

Tedbir nafakası: Boşanma davasının devam ettiği süre zarfında, mahkemenin kendiliğinden olayın özelliklerini dikkate alarak tedbir amacıyla hükmettiği bir nafaka türüdür. Söz konusu nafaka, dayanağını Türk Medeni Kanunu’nun 169. Maddesinden almaktadır. Buna göre hakim, dava sırasında eşlerin barınması, geçinmesi, mallarının yönetimi ve varsa çocuklarının bakımı ve korunması için gerekli tedbirleri re’sen (kendiliğinden) alır. Bu nafaka türü, niteliği gereği tedbir mahiyetinde olduğu için boşanma davasına ilişkin karar verilinceye kadar geçerlidir. Ancak dava sonunda hakimin vereceği kararla diğer nafaka türlerinden birine dönüşerek devam edebilir.

İştirak nafakası: Çocukları olan eşlerin boşanmaları halinde, boşanmanın sonucu olarak çocukların velayeti anne veya babaya verilir. Bu durumda, velayet hakkını kaybeden taraf, velayeti alan kişiye çocukların bakımı ve eğitimi gibi zorunlu giderlere katılmak zorundadır. Bunun için ilgili tarafa yükletilen nafaka türüne iştirak nafakası denir. Söz konusu düzenlemenin kaynağı Medeni Kanun’un 327. Maddesinde yer almaktadır. Buna göre çocukların yetişkin olana kadarki tüm masrafları anne ve baba tarafından karşılanmalıdır. Bu nedenle, velayet hakkını kaybeden anne veya baba, diğer eşin çocuklarının bakımına nafaka yoluyla katılmak (iştirak etmek) durumundadır.

Yardım nafakası: Yardım nafakası, boşanmaya bağlı olan nafaka türlerinden farklı bir nafaka türü olup kanun koyucunun Türk aile yapısını da dikkate alarak düzenlediği bir nafaka türüdür. Kaynak İsviçre Medeni Kanununda doğrudan nafaka tabiri kullanılmamakta, aile bireylerinin birbirine destek olma zorunluluğuna yer verilmiştir. Türk Medeni Kanununda ise daha yerleşik bir kavram olarak nafakanın kullanılmasına devam edilmiştir. Kanun’un 364. Maddesi uyarınca herkes, yardımcı olmadığı halde üstsoyunun, altsoyunun ve kardeşlerinin yoksulluğa düşecek olması halinde bu kişilere nafaka ödemekle yükümlüdür. Ancak burada da nafakanın genel şartlarının yine var olması gerekir. Bunlar, nafaka alacaklısının yoksulluğa düşecek olması, nafaka yükümlüsünün maddi durumunun yeterli olması ve taraflar arasında yakın akrabalık ilişkisinin varlığıdır.

Yoksulluk Nafakası

Nafaka ile ilgili genel tanım, Türk Medeni Kanunu’nun 175. Maddesinde yoksulluk nafakası adıyla yapılmaktadır. Bu nedenle genel olarak süresiz nafaka denildiğinde esas kastedilen yoksulluk nafakasıdır. Buna göre, boşanma nedeniyle maddi zorluk yaşaması beklenen taraf, diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilmektedir. Ancak kanundaki “süresiz olarak” ibaresi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir; iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir (ayrıntılar için aşağıdaki “Süresiz Nafaka Kalkacak Mı?” bölümüne bakınız).

Öncelikle nafaka isteyen tarafın boşanmada diğer taraftan daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Bir başka ifadeyle, boşanmaya nafaka isteyen eşin sebep olması durumunda nafaka kararı verilemez. Bir diğer şart ise nafaka ödeyecek olan kişinin maddi imkanlarının dikkate alınması gerektiğidir. Nafaka ödeyecek kişinin mali gücünü aşan, aşırı miktarlarda nafaka ödenmesine karar verilemez. Bu nedenle mahkemece nafaka kararı verilecek ise tarafların ekonomik durumları araştırılmalı ve nafaka ödeyecek kişiyi zorluğa düşürmeyecek bir miktar tespit edilmelidir.

Süresiz Nafaka Nedir?

Süresiz Nafaka Nedir?

Kanun’un 175. maddesinde yoksulluk nafakası adıyla düzenlenen nafaka, bugüne kadar “süresiz olarak” istenebilen bir nafaka olarak uygulanmıştır. Evliliğin süresi ne kadar olursa olsun hükmedilen nafakaya belirli bir süre sınırı getirilmemiştir. Bu nedenle süresiz nafaka için ömür boyu nafaka tabiri de kullanılmaktadır. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girdiğinde bu yapıyı değiştirecektir.

Medeni Kanun’daki ilgili hükümde de bu durum boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği şeklinde düzenlenerek hükme bağlanmıştır. Ancak yine de bu durum nafakanın her zaman ve her koşulda, süresiz olarak ödeneceği şeklinde anlaşılmamalıdır. Zira bazı durumlarda nafakanın kaldırılmasına karar verilebilmektedir. Ancak bu şartlar gerçekleşmediyse, nafaka ödeme yükümlülüğü devam edecektir.

Süresiz Nafakanın Şartları

Aşağıdaki şartlar, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı yürürlüğe girene kadar geçerli olan mevcut düzenlemeye göredir. İptal kararından sonra yapılacak yasal düzenleme bu şartları ve nafaka süresini değiştirebilir.

1. Boşanma Sonucu Yoksulluğa Düşme Şartı

Süresiz nafaka için aranan en temel şart, boşanma ile birlikte taraflardan birinin yoksulluğa düşecek olmasıdır. İki tarafın da ekonomik durumunun iyi olduğu ve boşanmanın herhangi bir mali külfet doğurmadığı durumlarda nafaka kararı verilmeyebilmektedir. Bu nedenle, taraflardan birinin boşanma sonrasında maddi zorluklar yaşayacak olması süresiz nafakanın en önemli şartıdır.

2. Nafaka Yükümlüsünün Mali Gücünün Bulunması

Bir diğer husus, nafaka ödeyecek olan eşin maddi durumunun yeterli düzeyde olmasıdır. Nafaka ödeyebilecek gelir seviyesine sahip olan eş, gelir düzeyiyle orantılı olarak diğer eşe hâkimin takdir edeceği tutarda nafaka ödemekle yükümlü olur. Gelir düzeyi düşük olan eş daha az, yüksek olan eş ise daha fazla nafaka ödeyebilecektir. Hâkim, somut davanın özelliklerini dikkate alarak nafaka miktarını re’sen takdir eder.

Süresiz Nafakanın Şartları

3. Nafaka Yükümlüsü Açısından Kusur Şartı

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin son cümlesi uyarınca nafaka ödemesi için nafaka yükümlüsü eşin kusurlu olması şartı aranmaz. Bu hüküm, her iki tarafın da boşanmada kusursuz olduğu hallerde, nafaka ödeyecek eşin kusursuzluğunu ileri sürerek nafaka ödemekten kaçınamayacağı anlamına gelmektedir.
Bununla birlikte, her iki tarafın da kusurlu olduğu ve nafaka talep eden eşin diğer eşe göre daha ağır kusurlu bulunduğu durumlarda nafaka ödenmemesine karar verilebilecektir.

4. Süresiz Nafakanın Sona Ermesi Halleri

Yukarıdaki açıklamalar, nafakanın her durumda süresiz olarak devam edeceği anlamına gelmez. Taraflardan birinin ölümü halinde nafaka kendiliğinden sona erer. Aynı şekilde nafaka alacaklısının evlenmesi halinde de nafaka yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kalkar.
Bunların dışında, nafaka alacaklısının resmi nikâh olmaksızın bir başkasıyla evli gibi birlikte yaşaması, yoksulluğunun sona ermesi veya haysiyetsiz bir yaşam sürmesi hâllerinde de mahkeme kararıyla nafaka yükümlülüğü sona erdirilebilir. Bu nedenle süresiz nafaka, her koşulda ömür boyu nafaka anlamına gelmemektedir.

Süresiz Nafakanın Hukuki Dayanağı

Yoksulluk nafakası, yürürlükteki Medeni Kanun’dan önce yürürlükte bulunan 743 sayılı Medeni Kanun’da da düzenlenmişti. Kanun’un ilk halinde, boşanmayla birlikte yoksulluğa düşecek olan eşin kusurlu değil ise, diğer eş kusursuz dahi olsa maddi gücüyle orantılı olarak bir sene süreyle nafaka ödemek zorundaydı. Daha sonra 12 Mayıs 1988 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 3444 sayılı Kanun ile yoksulluk nafakası süresiz hale getirildi. Erkeğin kadından nafaka isteyebilmesi için kadının maddi gücünün yeterli olması gerektiği de madde hükmüne eklendi. Ancak yeni Medeni Kanun çalışmalarında bu kısım, eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle kanun taslağından çıkarıldı.

Düzenleme DönemiKanun / MaddeYoksulluk Nafakasının SüresiKusur ŞartıCinsiyete İlişkin Hüküm
İlk düzenleme743 sayılı Medeni Kanun m. 144 (ilk hâli)En fazla 1 yılNafaka talep eden eşin kusursuz olması gerekiyorduÖzel bir cinsiyet hükmü yok
1988 değişikliği743 sayılı Medeni Kanun m. 144 (3444 sayılı Kanun ile değişik)SüresizKusur şartı korunmakla birlikte süre sınırı kaldırıldıErkeğin nafaka isteyebilmesi için kadının mali gücünün yeterli olması şartı eklendi
Yeni Medeni Kanun4721 sayılı TMK m. 175SüresizNafaka talep eden eşin diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması yeterliCinsiyete dayalı hüküm kaldırıldı (eşitlik ilkesi)
2026 AYM iptal kararıTMK m. 175/1, “süresiz olarak” ibaresinin iptali (AYM, 4.6.2026, E.2025/156, K.2026/131; RG 30.9.2026, sayı 33386)İptal, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek; yeni süre kuralını TBMM belirleyecekKarar yalnızca “süresiz olarak” ibaresine ilişkinDeğişiklik yok

Anayasa Mahkemesi, süresiz nafakanın Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan bir başvuruyu daha önce (2012) değerlendirmiş ve söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya aykırılık taşımadığına karar vererek başvurunun reddine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde, süresiz nafakanın her halükarda bir eşin diğerine ömür boyu nafaka ödeyeceği anlamına gelmediği, şartları mevcut olduğu sürece yoksulluğa düşen eşin diğeri tarafından desteklenmesinin amaçlandığı, bunun da Anayasa’ya aykırı olmadığına değinildi (bkz: Anayasa Mahkemesi’nin T: 17.05.2012, E: 2011/136, K: 2012/72 sayılı kararı).

Ancak Anayasa Mahkemesi, aynı hükmü bu kez Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin itiraz başvurusu üzerine yeniden incelemiş ve 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla (E.2025/156, K.2026/131) TMK m. 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini, Anayasa’nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı bularak oy çokluğuyla iptal etmiştir. Karara üç üye karşı oy kullanmıştır. 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan gerekçeli karara göre, nafakanın süresinin her somut olayın şartlarına göre hâkim tarafından belirlenebilmesi gerekmekte; bazı özel hâllerde nafakanın daha uzun sürmesine, hatta ömür boyu devam etmesine imkân tanınacaksa bunun kanunda açık ve öngörülebilir biçimde düzenlenmesi gerekmektedir. İptal hükmü, yasal boşluk oluşmaması için Resmî Gazete’de yayımından 9 ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir.

Süresiz Nafaka Tartışmaları

Süresiz nafaka, özellikle son dönemlerde yoğun şekilde eleştirilmektedir. Bu eleştiriler, nafaka alacaklısının süresiz nafaka kurumunu kötüye kullanarak nafaka yükümlüsüne kasıtlı biçimde ömür boyu nafaka ödettirdiği ve bu yolla boşandığı eşi cezalandırma amacının güdüldüğü iddiasına dayanmaktadır. Yine son dönemlerde çeşitli basın yayın kaynaklarına yansıyan haberlerde evlilik sürelerinin çok kısaldığı, tarafların salt nafaka alabilmek için boşanma yoluna gittiği şeklinde haberler yapılmaktadır. Aile mahkemelerinin, boşanma davalarının yanı sıra nafaka ile ilgili de birçok davaya baktığı, bu nedenle mahkemelerin iş yükünün arttığı da belirtilmektedir.

Mevcut tartışmaların özünde yatan olgulardan birisi kısa süreli evliliklerle ömür boyu nafaka ödenmek zorunda kalındığı algısıdır. Nafakanın süresiz oluşu nedeniyle eşlerin birbirlerine tahammülünün azaldığı, boşanıp nafaka gibi bir mali destekle yaşamının kalan kısmını geçirme düşüncelerinin yaygınlaştığı, süresiz nafaka düzenlemesinin bu yönüyle evlilik birliğine ve toplumun aile yapısına zarar verdiği eleştirileri yapılmaktadır.

Bu tartışmalar, Anayasa Mahkemesi’nin 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmesi ve kararın 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla yeni bir aşamaya girmiştir. Bundan sonra nafakanın süresinin nasıl belirleneceği, TBMM’nin yapacağı düzenlemeye bağlıdır.

Süresiz Nafaka Kalkacak Mı?

Kısa cevap: Nafaka kurumu kaldırılmamıştır; ancak yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebilmesine imkân tanıyan ibare Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla (E.2025/156, K.2026/131) TMK m. 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiştir. Karar, 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü, yayımdan 9 ay sonra, yani 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir.

Bu tarihe kadar mevcut düzenleme uygulanmaya devam edecektir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanması, mevcut yoksulluk nafakası kararlarını kendiliğinden sona erdirmemektedir. Yürürlük tarihinden sonra nafaka süresinin nasıl belirleneceği ise TBMM’nin yapacağı yasal düzenlemeye bağlıdır. Gerekçeli karara göre nafakanın süresi her olayın şartlarına göre hâkim tarafından belirlenebilmeli; hangi hâllerde ömür boyu nafakaya hükmedilebileceği de kanunda açıkça yer almalıdır.

Yeni düzenlemenin içeriği henüz resmî bir kanun teklifiyle ortaya konmamıştır. Basına yansıyan bilgilere göre nafakanın evlilik süresiyle orantılı olarak sınırlandırılması ve özellikle kısa süren evliliklerde uzun süreli nafaka ödenmesinin önüne geçilmesi gündemdedir. Ancak bunlar yasalaşmış hükümler değil, kamuoyuna yansıyan taslak iddialarıdır.

👉 AYM kararı ve yeni nafaka düzenlemesi hakkında detaylar için bkz: Süresiz Nafaka İptal Edildi: Yeni Nafaka Düzenlemesi Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

Süresiz Nafaka Davalarında Boşanma Avukatının Önemi

Süresiz Nafaka Davalarında Boşanma Avukatının Önemi

Süresiz nafaka davaları, yalnızca tarafların gelir durumunun değil; kusur oranı, yoksulluk olgusu, yaşam standardı ve nafakanın ileride sona ermesine etki edebilecek ihtimallerin birlikte değerlendirilmesini gerektiren teknik davalardır. Bu nedenle nafaka talepleri ve itirazları, basit bir maddi hesaplamanın ötesinde hukuki yorum ve ispat stratejisi gerektirir.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı nedeniyle nafaka süresinin ve ispat stratejisinin önemi daha da artmış olup, hem yeni açılacak hem de mevcut nafaka dosyalarında sürecin hukuki açıdan doğru yönetilmesi gerekmektedir.

Nafaka hesaplama sürecinde, tarafların beyan ettiği gelirler her zaman gerçeği yansıtmayabilir. Deneyimli bir boşanma avukatı, yalnızca resmi gelirlerle yetinilmeyip yaşam standardı, fiili harcamalar, ek gelirler ve sosyal–ekonomik durum araştırmasının kapsamlı şekilde dosyaya yansıtılmasını sağlayarak nafaka hesabının daha adil yapılmasına katkı sunar. Bu yönüyle avukatın rolü, hâkimin takdir yetkisini etkileyebilecek somut verilerin doğru şekilde ortaya konulması ve olası hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.


Süresiz Nafaka Hakkında Sık Sorulan Sorular

⚖️ Nafaka süresi ne kadar?

✍️ Bugün yürürlükte olan Medeni Kanun gereği yoksulluk nafakası için belirli bir süre yoktur; ancak bu durum Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı nedeniyle 30 Haziran 2027’de değişecektir. Kanun hükmü bir eşin diğerine “süresiz” olarak nafaka ödemesini düzenlemiş olduğundan, şartları devam ettiği sürece nafaka yükümlüsü eş, diğerine ömür boyu nafaka ödemekle yükümlüdür. Ancak, nafaka alacaklısı eş yeniden evlenir veya eşlerden biri ölürse nafaka kendiliğinden kalkar. Aynı şekilde, nafaka alacaklısının resmi nikah olmasa bile bir başkasıyla fiilen birlikte yaşaması, yoksulluk durumunun sona ermesi veya haysiyetsiz yaşam sürmesi gibi durumların varlığı halinde, mahkeme kararıyla nafaka ödeme yükümlülüğü sona erecektir. Bu nedenle kural olarak nafaka süresizdir ancak ömür boyu değildir.

Güncel not: Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek; bu tarihten sonra nafaka süresi TBMM’nin yapacağı düzenlemeye göre belirlenecektir. Bu tarihe kadar mevcut nafaka kararları aynen devam eder.

⚖️ Süresiz nafaka hangi ülkelerde var?

✍️ Birçok ülkede nafaka ödemesine dair düzenlemeler çeşitli kriterler açısından ele alınmaktadır. Bu kriterler, evliliğin süresi, tarafların kusuru, boşanmaya neden olan olaylar olarak özetlenebilir.

Birçok ülkede 5 yıldan kısa süren evlilikler, kısa süreli evlilik olarak kabul edilmekte ve evlilik süresini geçmeyecek şekilde nafaka kararı verilmektedir. 5 ilâ 15 yıl arası süren evliliklerde nafaka süresi, evlilik süresiyle orantılı olarak belirlenirken 15 yılı geçen evliliklerde ise çeşitli şartlar mevcut ise nafaka süresiz olabilmektedir. Bu şartlar, eşin gelirinin olmaması veya çalışamayacak durumda olması gibi şartlardır. Bu durum A.B.D ve İngiltere gibi ülkelerde görülmektedir.

Bunun dışında, Almanya, Fransa, Avusturya, İsviçre gibi Kara Avrupası hukuk sistemlerinde çok nadir olmakla birlikte süresiz nafaka uygulamasına yer verilmekte, genellikle süreli nafakaya hükmedilmektedir.

Diğer ülkelerde ise hukuk sistemleri boşanan eşlerin kendi geçimlerini sağlayabilecek şekilde yeniden düzenlerini kurmalarını teşvik etmekte ve nafaka sürelerini kısıtlı tutmaktadır. Örneğin, İskandinav ülkelerinde evlilik kaç yıllık olursa olsun en fazla 3-4 yıl gibi nafaka süreleri belirlenirken, İslam hukukuna göre yönetilen ülkelerde bu süre kadının iddet süresi ile sınırlanmaktadır.

⚖️ Yoksulluk nafakası süresiz midir?

✍️ Bugün için evet; TMK m. 175 uyarınca yoksulluk nafakası kural olarak süresizdir. Ancak süresiz nafaka birtakım şartların devam etmesi durumunda geçerlidir. Şartlar ortadan kalktığı takdirde, duruma göre kendiliğinden veya mahkemenin vereceği bir karar ile yoksulluk nafakası sona erer. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir ve iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihten sonra yoksulluk nafakasının süresi, yasal düzenlemeye göre belirlenecektir.

⚖️ Nafaka ne kadar süre ödenir?

✍️ Nafakanın ödenme süresi, nafakanın türüne göre değişkenlik gösterir. Tedbir nafakaları, kural olarak mahkemenin nafakaya ilişkin vereceği hükümle birlikte sona erer. Ancak mahkeme, yoksulluk nafakası ve/veya iştirak nafakası kararı verecek olursa, hükmedilen tedbir nafakası kararı bu nafaka türlerinden birine dönüşür. Yani tedbir nafakası, duruma göre yoksulluk ve/veya iştirak nafakası adını alarak devam eder.

İştirak nafakası, çocuklara ebeveynlerinin velayet hak ve sorumluluklarından kaynaklı ödenen bir nafaka türü olduğundan kural olarak velayet hakkı devam ettiği sürece ödenmesi gerekir. Hukukumuzda anne-babaların velayet hakkı, çocuklar ergin (yetişkin) olana kadar devam eder. Çocuklar, 18 yaşına geldiğinde ergin olmaktadır. Bu nedenle iştirak nafakası da çocuklar 18 yaşına gelen kadar devam eder. Ancak çocuk 18 yaşını geçmekle birlikte eğitimine devam ediyorsa, nafaka yükümlüsü anne-babanın kendisinden beklenebilecek ölçüde olması şartıyla, eğitimini tamamlayana kadar nafaka ödeme yükümlülüğü de devam eder.

Yardım nafakası da yoksulluk nafakası ile benzer şartlara tabidir. Ölüm, evlilik, yoksulluk durumundan kurtulma veya haysiyetsiz yaşam gibi durumlarda duruma göre kendiliğinden veya mahkeme kararı ile yoksulluk nafakası uygulaması sona erer.

Anayasa Mahkemesi kararının etkisi: İptal kararı yalnızca yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresine ilişkindir. Tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası bu karardan doğrudan etkilenmemektedir.

⚖️ Süresiz nafaka kalktı mı?

✍️ Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Ancak iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar mevcut düzenleme uygulanmaya devam eder. Yoksulluk nafakası kurumu ise kaldırılmamıştır.

⚖️ Mevcut nafaka kararları sona erecek mi?

✍️ Kararın Resmî Gazete’de yayımlanması, mevcut nafaka kararlarını kendiliğinden sona erdirmemektedir. İptal hükmü yürürlüğe girdikten sonra mevcut nafakaların nasıl değerlendirileceği ise TBMM’nin yapacağı düzenlemedeki geçiş hükümlerine bağlı olacaktır.

⚖️ AYM kararı hangi nafaka türlerini etkiler?

✍️ İptal kararı yalnızca TMK m. 175 kapsamındaki yoksulluk nafakasını ilgilendirmektedir. Dava sürecindeki tedbir nafakası (m. 169), çocuk için ödenen iştirak nafakası ve yakın akrabalar arasındaki yardım nafakası (m. 364) karardan doğrudan etkilenmemektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir