2026 yılında çıkması beklenen 12. Yargı paketi, kamuoyunda özellikle infaz düzenlemesi ve olası af beklentileri üzerinden yoğun bir merak ve tartışmanın odağında yer almaktadır. Sosyal medya ve çeşitli mecralarda dolaşan, çoğu zaman kaynağı belirsiz bilgiler ise ciddi bir bilgi kirliliğine yol açıyor. Bu noktada, henüz kanunlaşmamış bir düzenleme hakkında değerlendirme yapılırken, beklenti ile kesin hukuki düzenleme arasındaki farkın net biçimde ortaya konulması büyük önem taşıyor.
Bilindiği üzere, 10. Yargı Paketi ve 11. Yargı Paketi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yasalaşmış; yargı reformu süreci bu paketlerle birlikte devam eden bir nitelik kazanmıştır. Bu iki paketin ardından gündeme gelen 12. Yargı paketi, hem uygulamada ortaya çıkan sorunların giderilmesi hem de yargı sisteminin etkinliğinin artırılması amacıyla hazırlıkları süren yeni bir reform paketi olarak değerlendiriliyor.
Ancak altı çizilmelidir ki, 12. Yargı paketi maddeleri henüz kesinleşmiş değildir. Şu aşamada kamuoyuna yansıyan bilgiler; başta Adalet Bakanı’nın açıklamaları olmak üzere, resmî temaslar ve hazırlık sürecine ilişkin paylaşımlardan ibarettir. Bu nedenle, paketin içeriğine dair yapılan değerlendirmeler “kesin hüküm” değil, mevcut açıklamalara dayalı öngörüler niteliğindedir.
Bu yazıda, 2026 yılında çıkması muhtemel 12. Yargı paketi ile ilgili olarak kamuoyuna yansıyan bilgiler, hukuki çerçeve korunarak ve spekülasyondan kaçınılarak ele alınacak; özellikle infaz düzenlemesi ve yargısal reform beklentileri değerlendirilecektir.
12. Yargı Paketi Nedir?
12. Yargı Paketi, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen ve 2026 yılında yasalaşması beklenen yeni yargı paketi olarak kamuoyunun gündeminde yer almaktadır. Henüz kanunlaşmamış olan bu paket, yargı sisteminin işleyişine ilişkin mevcut sorunlara çözüm üretilmesi, uygulamada ortaya çıkan aksaklıkların giderilmesi ve bazı alanlarda güncel ihtiyaçlara uygun düzenlemeler yapılması amacıyla hazırlanmaktadır. Bu aşamada 12. yargı paketinin içeriği netleşmiş olmamakla birlikte, paket kapsamında özellikle ceza adaleti ve yargı süreçlerine ilişkin çeşitli düzenlemelerin yer alması beklenmektedir.
12. Yargı Paketinin Amacı Nedir?
2026 yılında yasalaşması beklenen 12. Yargı Paketinin çıkarılma amacına dair resmi çerçeve, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un 7 Ocak 2026 tarihli açıklamalarında açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bakan Tunç’un verdiği bilgiye göre, bu paket infaz düzenlemesi ya da genel af gibi ceza-infaz alanlarını doğrudan hedefleyen bir düzenleme değildir; bunun yerine yargı sisteminin etkinliğini artırmak ve gecikmeleri azaltmak üzere tasarlanmıştır.
Bakanlığın açıklamasına göre, 12. Yargı Paketi ile temel amaçlar arasında hukukun işleyişinde şu hedefler yer almaktadır: hukuk yargılamalarının daha etkin yürütülmesi, uzun süren davaların daha hızlı sonuçlanması ve duruşma süreçlerinin sadeleştirilmesi. Bu kapsamda, mevcut yargı süreçlerinin iyileştirilmesine ve bürokrasinin azaltılmasına yönelik teknik düzenlemelerin getirilmesi planlanmaktadır.
Ayrıca paket kapsamında arabuluculuk sisteminin güçlendirilmesi, arabuluculuk kurumunun daha etkin hale getirilmesi ve süreçlerin bu alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarını daha verimli kullanacak şekilde yeniden yapılandırılması da amaçlanmaktadır. Benzer şekilde, noter yardımcılığı sisteminin kurulması ve çekişmesiz yargı işlemlerinin yargı dışında çözülebilmesine ilişkin düzenlemeler gibi tedbirlerle, adli mercilerin yükünün hafifletilmesi hedeflenmektedir.
Bu düzenleyici hedefler, yargı reformu stratejisi içinde yer alan yapısal iyileştirmeleri yasalaştırma perspektifiyle ilişkilendirilirken, paketin esas olarak hukuk yargılamalarının etkinliğini artırma odağını taşıdığı vurgulanmaktadır.
⚠️🔄 14 Mart 2026 tarihinde yapılan son açıklamalarda ise Adalet Bakanı Akın Gürlek, özellikle yasa dışı bahis ve şike operasyonlarına ilişkin yürütülen soruşturmaların etkinliğinin artırılmasına yönelik ceza hukuku araçlarının güçlendirileceğini ifade etmiştir. Bu kapsamda, örgütlü şekilde işlenen ekonomik suçlar ve spor alanındaki manipülasyonlarla mücadeleye yönelik bazı düzenlemelerin değerlendirme aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda, suç örgütleriyle mücadele kapsamında özellikle çocukların suça sürüklenmesi olgusuna dikkat çekilmekte; 12–15 ve 15–18 yaş aralığındaki çocuklar bakımından ceza sorumluluğu, koruma tedbirleri ve rehabilitasyon mekanizmalarının yeniden ele alınmasının gündemde olduğu belirtilmektedir. Bu yaklaşım, yalnızca cezalandırma değil, aynı zamanda önleyici ve sosyal politika temelli bir çerçevenin oluşturulmasına işaret etmektedir.
⚠️🔄 Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, 14 Şubat 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, 12. Yargı Paketi üzerinde yürütülen çalışmalar kapsamında Türk Ceza Kanunu ve infaz sistemiyle ilgili bazı değişikliklerin de değerlendirildiğini ifade etmiştir. Bu açıklama, paketin kapsamına ilişkin yeni bir değerlendirme sürecinin başladığını göstermektedir. Ancak henüz somut madde metni kamuoyuna sunulmuş değildir.
Bakan Gürlek’in farklı tarihlerde yaptığı açıklamalar değerlendirildiğinde; 12. Yargı Paketi kapsamında genel af veya yeni infaz düzenlemesinin öngörülmediği, bu yöndeki iddiaların resmî bir dayanağının bulunmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle, infaz rejimine ilişkin köklü değişiklikler veya toplu af beklentilerinin mevcut açıklamalar çerçevesinde hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır.
Dolayısıyla şu aşamada:
- Değişiklikler değerlendirme aşamasındadır.
- Kesinleşmiş infaz düzenlemesi yoktur.
- Kanun teklifi metni henüz yayımlanmamıştır.
🔔 Güncel Gelişmeler Işığında 12. Yargı Paketi’ne İlişkin Yeni Değerlendirmeler (Şubat 2026)
Son günlerde 12. Yargı Paketi’ne ilişkin tartışmaların yeniden yoğunlaşmasının temel nedeni, Adalet Bakanlığı düzeyinde yapılan yeni açıklamalardır. Özellikle Şubat 2026 itibarıyla göreve başlayan Akın Gürlek tarafından yapılan beyanlar, paketin kapsamına ilişkin önceki değerlendirmelerin kısmen yeniden ele alındığını göstermektedir.
1. İnfaz Hukuku ve Türk Ceza Kanunu Başlıklarının Yeniden Değerlendirilmesi
Daha önceki resmi açıklamalarda, 12. Yargı Paketi’nin infaz düzenlemesi veya af niteliği taşımadığı net biçimde ifade edilmişti. Nitekim 7 Ocak 2026 tarihli açıklamasında dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, paketin esasen hukuk yargılamalarının etkinliğine odaklandığını belirtmişti.
Ancak Şubat 2026’da yapılan yeni açıklamalarda, Türk Ceza Kanunu ve infaz sistemiyle ilgili bazı başlıkların “değerlendirme konusu” haline geldiği ifade edilmiştir. Bu durum, paketin ceza infaz rejimini doğrudan değiştireceği anlamına gelmemekle birlikte, infaz hukukuna ilişkin sorun alanlarının artık tamamen paket dışı tutulmadığını göstermektedir.
Bu çerçevede:
- Genel af veya toplu infaz indirimi yönünde kesinleşmiş bir düzenleme bulunmamaktadır.
- Denetimli serbestlik süreleri, şartlı tahliye oranları veya infaz hesaplamalarına ilişkin somut bir madde metni açıklanmamıştır.
- Tartışmalar, hukuki değerlendirme ve ihtiyaç analizi aşamasındadır.
2. Uygulamadaki İnfaz Sorunlarının Gündeme Gelmesi
Son dönemde yapılan değerlendirmelerde, 11. Yargı Paketi sonrasında ortaya çıkan infaz uygulama farklılıklarının özellikle vurgulandığı görülmektedir. Bunlar arasında:
- Tutukluluk ve gözaltında geçirilen sürelerin infaza mahsubu konusunda infaz hâkimlikleri arasında yeknesak olmayan uygulamalar,
- Kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna geçiş sürelerine ilişkin eşitsizlik iddiaları,
- Benzer cezalara rağmen fiilen farklı sürelerde özgürlükten yoksun kalınması,
gibi sorunlar yer almaktadır.
Bu başlıkların, 12. Yargı Paketi kapsamında doğrudan düzenleme konusu olup olmayacağı henüz net değildir. Ancak son açıklamalar, bu sorunların artık görmezden gelinmediğini ve teknik düzeyde masaya yatırıldığını göstermektedir.
3. Meclis Süreci Açısından Yeni Bir Takvim Açıklanmış Değildir
Son günlerde çıkan haberlerde, 12. Yargı Paketi’nin yakın tarihte Meclis’e sunulacağına dair değerlendirmeler yer alsa da, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınmış resmî bir kanun teklifi bulunmamaktadır.
Bu nedenle:
- Paket henüz TBMM Adalet Komisyonu gündemine girmemiştir.
- Genel Kurul görüşme tarihi belirlenmemiştir.
- Kamuoyunda dolaşan “şu tarihte çıkacak” şeklindeki bilgiler, resmî takvim niteliği taşımamaktadır.
4. Bilgi Kirliliğine Karşı Hukuki Çerçeve Uyarısı (Ek Not)
Son günlerde sosyal medya ve bazı haber mecralarında;
- “Kesin infaz indirimi geliyor”,
- “Belirli suçlar için otomatik tahliye”,
- “Ehliyet affı pakete eklendi”
gibi iddialar dile getirilse de, bu bilgilerin hiçbiri resmî makamlarca doğrulanmış değildir. Mevcut durumda 12. Yargı Paketi’ne ilişkin tek bağlayıcı veri, bakanlık açıklamalarıyla sınırlıdır.
Bu nedenle 12. Yargı Paketi bakımından:
- Beklenti ile normatif düzenleme arasındaki farkın korunması,
- Taslak metin yayımlanmadan kesin sonuçlara varılmaması,
- Hukuki yorumların, açıklanmış verilerle sınırlı tutulması
gerekmektedir.
12. Yargı Paketi Ne Zaman Çıkacak?
12. Yargı Paketinin yürürlüğe gireceği kesin tarih şu an için resmî olarak açıklanmamıştır; paket hâlâ hazırlık aşamasındadır ve taslak metnin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) ne zaman sunulacağı üzerinde konuşulmaktadır.
📌 Resmî açıklamaların özeti:
- Adalet Bakanı, 7 Ocak 2026 tarihli açıklamasında 12. Yargı Paketi’nin teknik çalışmalarının bakanlık tarafından tamamlandığını ve milletvekillerine iletildiğini söylemiştir. Bu, taslak metnin artık yasama sürecine geçme aşamasında olduğunu gösterir.
- Ancak herhangi bir resmî kaynak tarafından paketin TBMM Genel Kurulu’nda görüşüleceği kesin tarih açıklanmamıştır. Bu nedenle yürürlüğe gireceği tarih henüz belli değildir.
📅 Mevcut konuda konuşulan takvim öngörüleri:
- Ocak–Mart 2026: Paket taslağının TBMM Başkanlığı’na sunulması bekleniyor.
- İlkbahar 2026: TBMM Adalet Komisyonu görüşmelerinin yapılması öngörülüyor.
- Yaz 2026: TBMM Genel Kurulu’nda yasalaştırılması ihtimali konuşuluyor.
Bu takvim henüz resmî değil; basın ve analist değerlendirmelerine dayalıdır ve TBMM içtüzüğü ile yasama takvimine göre değişebilir. Yani şu aşamada 12. Yargı Paketi’nin ne zaman yürürlüğe gireceği netleşmiş değildir.
📌 Spekülasyonlara ilişkin not:
Kamuoyunda “Şubat ayında Meclis’e sunulacak” gibi ifadeler dolaşsa da, bu tür tarihlerin resmî onaylı duyurularla desteklenmediğini belirtmek gerekir; yalnızca çeşitli haber ve değerlendirme metinlerinde bu takvim ihtimaller olarak yer almaktadır. Resmî ağızlardan yapılan tek net açıklama, paketin teknik hazırlıklarının tamamlanmış olduğudur.
12. Yargı Paketi Maddeleri Nelerdir?
Henüz taslak aşamasında olduğundan, 12. yargı paketinin kaç maddeden oluşacağı ve hangi kanunlarda değişiklik öngöreceği resmî olarak kesinleşmiş değildir. Bununla birlikte, Bakanın açıklamaları ve kamuoyuna yansıyan resmî bilgiler doğrultusunda, 12. Yargı Paketi taslağı kapsamında öne çıkan başlıklar şu şekilde özetlenebilir:
Hukuk Yargılamalarında Etkinlik ve Makul Sürede Yargılanma
Paketin temel hedeflerinden biri, uzun süren davaların daha kısa sürede sonuçlandırılmasıdır. Bu kapsamda dava sürelerinin kısaltılması, yargılamanın daha öngörülebilir ve ölçülü bir takvim içinde yürütülmesi amaçlanmaktadır. Düzenlemelerin, Anayasa’da güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkını güçlendirmeye yönelik olması beklenmektedir.
Duruşmaların Sadeleştirilmesi
12. Yargı Paketi maddeleri arasında, duruşma süreçlerinin gereksiz usul işlemlerinden arındırılmasına yönelik düzenlemeler öne çıkmaktadır. Amaç, yargılamayı hızlandırırken savunma hakkı ve silahların eşitliği ilkesini zedelemeden, daha işlevsel bir duruşma pratiği oluşturmaktır. Ayrıca tarafların ve tanıkların ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılmasının kapsamının genişletilmesi değerlendirilmektedir. Bekletici mesele kararı verilen dosyalarda duruşma yapılmaması da öngörülmektedir.

Arabuluculuk Sisteminin Genişletilmesi
Bakan Tunç’un özellikle vurguladığı başlıklardan biri arabuluculuk olmuştur. Mevcut sistemin daha etkin hale getirilmesi, bazı uyuşmazlık türlerinde arabuluculuğun kapsamının genişletilmesi ve yargının iş yükünün azaltılması hedeflenmektedir.
Noterlik Alanında Düzenlemeler ve Noter Yardımcılığı
Noter yardımcılığı kurumu, 12. Yargı Paketi içeriğinde öne çıkan yapısal düzenlemelerden biridir. Bunun yanı sıra, noterlik işlemlerinde karekod uygulamaları ve dijital güvenlik önlemleriyle işlem güvenliğinin artırılması da gündemdedir.
Çekişmesiz Yargı İşlemleri ve Yargı Dışı Çözüm
Paket kapsamında, bazı çekişmesiz yargı işlemlerinin tamamen yargı mercileri dışında çözülebilmesine olanak tanıyacak düzenlemelerin yapılması planlanmaktadır. Bu yaklaşım, mahkemelerin iş yükünü azaltmayı amaçlamaktadır.
Elektronik Tebligat ve Dijital Süreçler
Elektronik tebligat sisteminin daha etkin kullanımı ve dijital süreçlerin yaygınlaştırılması, yargılamaların hızlandırılması hedefiyle bağlantılı başlıklardan biri olarak değerlendirilmektedir.
Cebri İcra Kanunu ve İcra Süreçleri
Kamuoyuna yansıyan bilgilerde, Cebri İcra Kanunu ve icra süreçlerine ilişkin bazı teknik düzenlemelerin de pakete dahil edilebileceği belirtilmektedir. Amaç, icra işlemlerinin daha hızlı ve öngörülebilir hale getirilmesidir.
Mülkiyet Hakkı ve Ortaklığın Giderilmesi Davaları
12. Yargı Paketi ortaklığın giderilmesi davaları bakımından da önem taşımaktadır. Bu davaların uzun sürmesi ve uygulamadaki sorunlar nedeniyle, mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren süreçlerde sadeleştirme ve hızlandırma hedeflenmektedir.
Avukatların Bilgi ve Belgeye Erişimi
Avukatların yargılama sürecinde bilgi ve belgelere daha kolay erişebilmesine yönelik düzenlemeler de konuşulan başlıklar arasındadır. Bu düzenlemelerin, savunma hakkının etkin kullanımına katkı sağlaması beklenmektedir.
Diğer Başlıklar
Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen ehliyet affı gibi konulara ilişkin düzenlemelerin, 12. Yargı Paketi kapsamında yer alabileceğine dair kesinleşmiş bir bilgi bulunmamaktadır. Bu başlıklar, şimdilik sınırlı değerlendirmeler düzeyindedir.
🔄🔎 Önemli not:
7 Ocak 2026 tarihli açıklamada, dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından 12. Yargı Paketi’nin infaz düzenlemesi ya da af niteliğinde bir değişiklik içermediği ifade edilmiştir. Ancak 13 Şubat 2026 itibarıyla yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yapılan açıklamada, paket kapsamında Türk Ceza Kanunu ve infaz sistemine ilişkin bazı düzenlemelerin de değerlendirildiği belirtilmiştir.
Bu nedenle mevcut aşamada, paketin yeni infaz düzenlemesi içerdiğini ya da içermediğini söylemek mümkün değildir. Somut içerik, kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmasıyla netlik kazanacaktır. Kamuoyundaki infaz düzenlemesi beklentisi de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Bu konuya ilişkin ayrıntılı hukuki analiz, bir sonraki başlık altında ele alınmaktadır.
12. Yargı Paketinde İnfaz Düzenlemesi Var mı?
Adalet Bakanlığı kaynakları ve Bakanın kamuoyuna açık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, 12. Yargı Paketi kapsamında genel af ya da infaz düzenlemesi öngörülmediği açıkça ifade edilmektedir. Bu paketin ceza infaz rejimine ilişkin olmadığını vurgulanmıştır.
Buna rağmen, kamuoyunda 2026 infaz düzenlemesi ya da genel af beklentisinin gündemde kalmasının çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Özellikle geçmiş dönemlerde yapılan infaz değişiklikleri, “çözüm süreci” tartışmaları ve “terörsüz Türkiye” hedefi, bu tür soruların yeniden sorulmasına yol açmaktadır.
Ayrıca ceza adaletine ilişkin olarak;
- 3 yıllık şartlı tahliye modeli,
- cezasının yarısını tamamlayanlar için şartlı tahliye,
- tutukluluk yerine denetimli serbestlik gibi alternatiflerin gündeme gelebileceğine dair değerlendirmeler de beklentileri canlı tutmaktadır.
Adalet Bakanlığı’nın 7 Ocak 2026 tarihli açıklamasında, dönemin Bakanı Yılmaz Tunç tarafından 12. Yargı Paketi’nin infaz düzenlemesi içermediği; genel af, özel af, denetimli serbestlik, tutukluluk süreleri, şartlı tahliye oranları veya infaz indirimi gibi konuların paket kapsamında yer almadığı ifade edilmiştir. Bu açıklama, o tarihteki taslak çerçeveyi yansıtmaktaydı.
⚠️🔄 Ancak Şubat 2026 tarihinde göreve gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yapılan açıklamada, 12. Yargı Paketi üzerinde yürütülen çalışmalar kapsamında Türk Ceza Kanunu ve infaz sistemine ilişkin bazı düzenlemelerin de değerlendirildiği belirtilmiştir. Bu beyan, infaz rejimine ilişkin başlıkların tamamen gündem dışı olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte, henüz somut bir kanun teklifi metni kamuoyuna sunulmuş değildir.
Öte yandan, 11. Yargı Paketi sonrasında infaz uygulamalarına ilişkin bazı tartışmalar gündeme gelmiştir. Özellikle farklı ceza sürelerine rağmen benzer infaz sürelerinin uygulanması, kapalı ve açık ceza infaz kurumunda geçirilen süreler bakımından eşitsizlik iddiaları ve tutukluluk veya gözaltında geçirilen sürelerin kesinleşmiş hapis cezasına mahsubu uygulamalarındaki farklılıklar, uygulamada yeknesaklığın sağlanamadığı yönünde eleştirilere neden olmuştur.
Buna ek olarak, tutukluluk ve gözaltında geçirilen sürelerin kesinleşmiş hapis cezasına mahsubu konusunda infaz hakimlikleri arasında farklı yorumların ortaya çıktığı görülmektedir. Bazı kararlar bu sürelerin doğrudan kapalı veya açık ceza infaz kurumunda geçirilen sürelerden düşülmesi gerektiği yönünde iken, bazı kararlar denetimli serbestlik süresinden mahsup edilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu farklı uygulamalar, infaz hukukunda öngörülebilirlik ve eşitlik ilkeleri bakımından tartışmalara yol açmaktadır.
Ortaya çıkan bu sorunların 12. Yargı Paketi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmasıyla netleşecektir. Şu aşamada infaz rejimine ilişkin kesinleşmiş bir düzenlemeden söz etmek mümkün değildir; ancak konu, güncel açıklamalar ışığında değerlendirme sürecine girmiş görünmektedir.
12. Yargı Paketi Kimleri Kapsıyor?
12. Yargı Paketi, ceza hukuku ve infaz rejimine yönelik bir düzenleme niteliği taşımadığından, kapsam itibarıyla ağırlıklı olarak medeni hukuk ve hukuk yargılamalarını ilgilendirmektedir. Bu yönüyle paket, ceza soruşturması veya kovuşturması altında bulunan kişileri değil; günlük hayatta en sık karşılaşılan özel hukuk uyuşmazlıklarının taraflarını ve bu süreçlerde rol alan kurumları etkilemeyi hedeflemektedir.
Bu çerçevede, 12. Yargı Paketi’nin doğrudan veya dolaylı etkisinin özellikle şu kişi ve kesimler üzerinde yoğunlaşması beklenmektedir: Aile hukuku kapsamında boşanma davaları, tazminat davaları, miras uyuşmazlıkları, tapu iptali ve tescil davaları gibi mülkiyet hakkını ilgilendiren davaların tarafları; ayrıca iş hukuku uyuşmazlıkları ve çeşitli alacak davalarında yer alan gerçek ve tüzel kişiler.
Bunun yanında, paketle birlikte gündeme gelen noterlik ve çekişmesiz yargı düzenlemeleri nedeniyle noterler ve noterlik işlemlerinden yararlanan kişiler, yargılama süreçlerinin sadeleştirilmesine ve dijitalleşmesine ilişkin düzenlemeler kapsamında avukatlar ve arabulucular da kapsam dahilinde değerlendirilmektedir. Öte yandan, dava ve icra süreçleriyle temas eden banka ve finans kuruluşları, sigorta şirketleri, kamu kurumları, dernekler ve vakıflar gibi tüzel kişilerin de 12. Yargı Paketi’nden etkilenecek kurumlar arasında yer alması beklenmektedir.
12. Yargı Paketi Hakkında Sık Sorulan Sorular
⚖️ 12. Yargı Paketi çıkacak mı?
✍️ Evet, 12. Yargı Paketi’nin çıkarılması planlanmaktadır. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıklarının tamamlandığı açıklanan paket, henüz yasalaşmamış olmakla birlikte TBMM gündemine gelmesi beklenen yeni bir yargı paketi niteliğindedir.
⚖️ 12. Yargı Paketi neleri kapsıyor?
✍️ 12. Yargı Paketi, ceza hukuku odaklı değil; ağırlıklı olarak hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya yönelik düzenlemeleri kapsamaktadır. Dava sürelerinin kısaltılması, duruşma süreçlerinin sadeleştirilmesi, arabuluculuğun güçlendirilmesi, noterlik ve çekişmesiz yargı işlemlerine ilişkin düzenlemeler paketin öne çıkan başlıkları arasında yer almaktadır.
🔄 Yeni adalet bakanı Akın Gürlek’in ifadelerine göre, 12. yargı paketinin infaz düzenlemesi içermesi, yeniden tartışmaya açılmıştır.
⚖️ 12. Yargı Paketinde disiplin affı var mı?
✍️ Mevcut resmî açıklamalara göre 12. Yargı Paketi’nde disiplin affına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu yöndeki iddialar, şu aşamada kamuoyunda dile getirilen beklenti ve yorumlardan ibaret olup, resmî kaynaklarla doğrulanmış değildir.
⚖️ 12. Yargı Paketi ne zaman Meclis’e gelecek?
✍️ 12. Yargı Paketi’nin TBMM’ye sunulacağı kesin bir tarih açıklanmamıştır. Ancak yapılan açıklamalar ve mevcut yasama takvimi dikkate alındığında, paketin 2026 yılı içinde Meclis gündemine gelmesi ve yasama sürecine alınması beklenmektedir.
⚖️ 12. Yargı Paketi Ehliyet Affı Var mı?
✍️ 12. Yargı Paketi kapsamında ehliyet affına ilişkin resmî kaynaklar tarafından doğrulanmış bir bilgi yoktur. Paket, ceza infazı veya idari yaptırımlar alanına değil; esas olarak hukuk yargılamalarının işleyişine yönelik düzenlemeler içermektedir.





Uyuşturucudan hüküm giydim cezamı yattım çıktım şimdi ehliyet alamıyorum bununla ilgili bir durum varmi 12 yargi paketinde
Merhaba,
Uyuşturucu suçundan hüküm giydikten sonra cezanın infaz edilmiş olması, ehliyet alma hakkının otomatik olarak geri kazanıldığı anlamına gelmez. Bu noktada mahkûmiyetin türü, adli sicil ve arşiv kaydı ile sürücü belgesi verilmesine ilişkin idari mevzuat birlikte değerlendirilir.
Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenleme kapsamında, şu an için uyuşturucu suçlarından hüküm giymiş kişilerin ehliyet almasına doğrudan imkân tanıyan açık bir değişiklik bulunmamaktadır. Kanun paketinin içeirği henüz netleşmiş değil.
Hakan bey bende 11 yargi paketinde covid yasasından yararlandım ama eşitsizlik oldu yine 1 yıl fazladan yatmış olucam acikta bunu düzeltirlermi
11. Yargı Paketi ve Covid düzenlemeleri kapsamında infaz süreleriyle ilgili bazı değişiklikler yapılmış olsa da, her hükümlünün yararlanma durumu dosyanın niteliğine, suç türüne, infaz hesaplamasına ve daha önce uygulanan düzenlemelere göre farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle bazı durumlarda eşitsizlik olduğu düşünülen sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
Ancak somut olayda gerçekten bir infaz hatası olup olmadığı, açık cezaevinde geçirilecek sürenin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı veya buna karşı başvuru imkânı bulunup bulunmadığı dosya üzerinden değerlendirilmeden net olarak söylenemez. Bu tür durumlarda infaz hesaplamasının detaylı incelenmesi önemlidir.
Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.
11. yargı paketinde ön alım (şufa) hakkı davalarında devam eden (der dest) davalarına uygulanması hükmü getirilmiştir. Ana yasanın 2. maddesi kanun çıkarıldığı tarihten geriye yürütülemez ilkesi yer almaktadır. yoksa vatandaşların hukuk güvensizliği oluşacaktır. Ortakların ve alıcının diğer ortaklara noter aracılığı ile hisselerini satacağını ihtar etmesi lazım. ihtar etmemişse ortakların bildiği günden itibaren 3 ay içerisinde ön alım hakkı davası açabilir. Oda tapuda belirtilen satış bedeli üzerinden parayı depo eder ve satın alabilir. ama 11. yargı paketinde kanunun çıktığı tarihten geriye yürütülüp piyasa değeri üzerinden parayı depo edip satın alabilir hükmü getirilmiştir. Buda ortakların bu maddi yükü taşıyamayacağı ve daha sonra yeni gelen ortakla belki anlaşamayacağı ve kendi hisselerini belki anlaşmazlık yolu ile kaybedecek. ve önü alınamaz olaylara he husumetlere yol açaçak tır. ilgili kanunun çıkarıldığı tarihten sonraki davalara uygulanması gerekmektedir. Konunun ilgili makamlara ve TBMM. sine taşınıp bu yanlışlığın düzeltilmesi için siz ve sizin gibi duyarlı insanlarımızın ilgilenmesini saygılarımla arz ediyorum
Merhaba kolay gelsin 12 yargı paketinde kesinlikle ehliyet affı çıkmayacak diye ikir miyiz bir önceki yargı paketinde bı çok insana af geldi neden ehlieyete af tok
Hakan bey merhaba, 11. yargı paketinde bu sahte senete İlişkin filigranlı senet düzenlemesi geleceği söylenmişti ama paket içeriğinden çıkarıldı, bu düzenleme ne durumda ve hangi yargı paketinde bu düzenleme yapılacak, bilginiz var mı? Cevap için teşekkür ederim.
Merhaba,
Filigranlı veya karekodlu senet düzenlemesi bir dönem 11. Yargı Paketi kapsamında gündeme gelmiş ve sahte senet mağduriyetlerini önlemek amacıyla senetlerin güvenlikli şekilde üretilmesi planlanmıştı. Bu sistemde senetlerin filigranlı basılması, karekod içermesi ve e-Devlet üzerinden doğrulanabilmesi gibi uygulamaların getirilmesi öngörülüyordu. Ancak Meclis’e gelen nihai paket içeriğinde bu düzenlemeye yer verilmediği ve 11. Yargı Paketi’nden çıkarıldığı görülmektedir. Konu Adalet Bakanlığı’nın ve yargı reformu çalışmalarının gündeminde olmaya devam etse de, şu an için hangi yargı paketinde ve ne zaman yasalaşacağına dair kesinleşmiş bir takvim bulunmamaktadır.
Dolayısıyla filigranlı senet uygulaması tamamen rafa kaldırılmış değil; ancak hangi pakette ve ne zaman yürürlüğe gireceği de henüz netleşmiş değil.
Uyuşturucu uyarıcı madde kullanmaktan ehliyetime 5 sene el koyuldu buna yönelik herhanqi bi af söz konusumudur
Merhaba,
Bu tür idari yaptırımlarda değerlendirme yapılırken yalnızca cezanın süresi değil; işlemin idari mi yoksa adli bir karar mı olduğu, uygulamanın hangi mevzuata dayandığı ve gündemdeki düzenlemelerin kapsamı önem taşır. Özellikle kamuoyunda konuşulan yargı paketlerinin her yaptırımı otomatik olarak etkilemesi söz konusu olmayabilir.
Mevcut durumda ehliyete el koyma işleminin hangi usulle yapıldığı ve olası düzenlemelerden etkilenip etkilenmeyeceği, karar ve dosya bilgileri incelenmeden netleştirilemez. Yanlış bir beklenti oluşmaması için sürecin doğru şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.
Karşılıksız cekten dolayı şu anda acıkceza evindeyim izinli cıktım 12. Yarğı paketinden bu durumda olanlar yararlana bilecek mi
Merhaba,
Bu tür durumlarda değerlendirme yapılırken yalnızca cezanın türü değil; suç tarihi, infazın hangi aşamada olduğu, açık cezaevi statüsü, izin durumu ve çıkması muhtemel düzenlemenin kapsamı ile yürürlük tarihi birlikte dikkate alınır. Henüz yasalaşmamış veya içeriği netleşmemiş düzenlemeler bakımından, herkes için geçerli olacak şekilde kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değildir.
Sizin dosyanızda 12. Yargı Paketi kapsamında bir imkan doğup doğmayacağının net şekilde belirlenebilmesi için infaz ve dosya bilgilerinin birlikte incelenmesi gerekir. Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.
Merhaba,
Eşim ruhsatsız vahim nitelikli otomatik tabancayı aracta bulundurmaktan 4 sene 2 ay ceza aldı. 13 ay yatarı olan bu cezanın 1 ayını kapalıda geçirdi. 4 aydır da açık cezaevinde. Kendisi 11. yargı paketinden, suç temmuz 2023’ten sonra işlenmiş olduğu için yararlanamadı ancak 12. yargı paketinde denetimli serbestliğin (veya şartlı tahliyer süresi) 3 yıla çıkabileceği maddesi olabileceği konuşuluyor. Bu madde yasalaşırsa eşim DT’ye çıkabilir mi cezasının tamamını cezaevinde geçirmeden?
Çok teşekkür ediyorum…
Merhaba,
Bu tür durumlarda değerlendirme yapılırken yalnızca ceza süresi değil; suç tarihi, suçun niteliği, infaz rejimi, açık–kapalı cezaevi süreci ve olası yasal değişikliklerin geriye yürüyüp yürümeyeceği birlikte ele alınır. Henüz yürürlüğe girmemiş ya da taslak aşamasında olan düzenlemeler bakımından da, her hükümlünün otomatik olarak aynı şekilde yararlanacağını söylemek mümkün değildir.
Somut dosyada denetimli serbestlik ya da şartlı tahliye açısından bir imkân doğup doğmayacağı, ancak mevcut infaz durumu ve çıkması muhtemel düzenlemenin kapsamı birlikte incelenerek netleştirilebilir. Bu nedenle genel bilgilerle hareket edilmesi yanıltıcı olabilir.
Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.
Hakan bey . 11. Yargı paketi covid düzenlemesiyle mevcut müddetnamemdeki suç tarihlerimin 31 temmuz 2023 öncesi olmasından dolayı 3 yıl DS ye çıktım . 2 aydır da denetimdeyim yükümlülüklerimi eksiksiz ve sorunsuz yerine getirmekteyim. İstinafta suç tarihi 2024 olan 6 ay bi cezam kesinleşti cezayı veren mahkeme infaza gönderdi çağrı kağıdını bekliyorum. Sorum şu; bu gelen 6 ay suç tarihi 2024 olan ceza eski müddetnameye içtima edildiğinde 11. Yargı paketinin bana kazandırdığı 3 yıl denetim hakkı geri alınır mı tekrar 1 yıl DS mi olur?
Merhaba,
Bu tür bir durumda değerlendirme yapılırken yalnızca yeni kesinleşen cezanın süresi değil; suç tarihi, mevcut denetimli serbestlik sürecinin hangi düzenlemeye göre başladığı, sonradan gelen hükmün infazda nasıl içtima edileceği ve infaz savcılığının uygulaması birlikte dikkate alınır. Özellikle farklı suç tarihlerine tabi cezaların bir araya gelmesi hâlinde, kazanılmış hak iddiaları ve hangi yargı paketi hükümlerinin uygulanacağı hususu uygulamada tartışmalı olabilmektedir.
Bu nedenle “denetimli serbestlik hakkı tamamen ortadan kalkar mı” ya da “süre değişir mi” şeklinde dosya görülmeden net bir cevap vermek yanıltıcı olabilir. Mevcut denetim sürecinizin ve yeni cezanın infaza etkisinin doğru şekilde değerlendirilebilmesi için tüm infaz evraklarının birlikte ele alınması gerekir.
Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.
Hakan Bey, degerli yorumunuz icin cok tesekkur ederim.
Pandemi, depremden dolayı işi kötüye giden esnaf karşılıksız çek borcunu ödeyemediği için 01/08/2023tarihinden bu yana esnaf cezaevinde bunada acilen bir yapılandırma gelmesi lazım.Esnaf suçlu değil borçlu.Ayrica borcunu esnaf ödeyemediği için Beş yıl ceza verilmesi cezanın hepsini cezaevinde geçirmesi haksızlık
Mrb covit yasası devam ediyormu
1 yıl sekiz ay ceza alan mükerrir kisinin şuan 10.11.yargi paketinden yararlanıp yatari ne kadardır covit yasasida fayda edermi bu cezaya 2022 suç tarihi
Merhaba,
Sorunuz, cezanın infaz rejimi, mükerrirlik durumu, suç tarihi (2022) ve 10. Yargı Paketi ile COVID-19 dönemine özgü düzenlemelerin birlikte uygulanıp uygulanamayacağı gibi teknik ve dosyaya özgü unsurları içeriyor. Bu tür durumlarda tek bir oran veya süre söylemek yanıltıcı olabilir; çünkü infaz hesabı, hükmün kesinleşme tarihi, mükerrirliğin türü ve cezanın hangi kapsamda kaldığına göre değişebiliyor.
Bu nedenle sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için dosyanın tüm ayrıntılarıyla birlikte incelenmesi gerekir. Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 88 50 veya 0533 488 63 78 nolu telefonları arayabilir ya da ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.
5 yıl denetim serbestligim var iki kez ihlal ettin ne zaman sıfırlanıyor
Merhaba,
Denetimli serbestlikte ihlallerin hangi tarihlerde, hangi yükümlülükler nedeniyle ve dosya kapsamında nasıl değerlendirildiği, sürenin sıfırlanıp sıfırlanmayacağı veya infaza etkisi açısından belirleyicidir. Bu konularda dosyanın durumu ve infaz savcılığının işlemleri esas alınır; genel bir süre veya otomatik bir “sıfırlanma” kuralından söz etmek her zaman mümkün değildir.
Somut dosyanızda mevcut ihlallerin denetimli serbestlik süresine nasıl yansıyacağının net şekilde değerlendirilebilmesi için dosya ayrıntılarının incelenmesi gerekir. Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.
Merhaba Hakan bey 2025 agustos ayında ölümlü trafik kazasi yaşadim. Karşı taraf alkolluydu 224 promil ve rahmetli oldu hakim bey adli tip trafik ihtisas’a gönderdi dosyayı bilirkişilerin çelişkili raporlarına göre. Hiç sabıkam yok olursa bana ceza verse denetimli serbestliğimi 1 yildan çok verirmi? 1 ayda kapalı ceza verdiler.
Merhaba,
Ölümlü trafik kazalarında kusur durumu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler, karşı tarafın ağır alkollü olması, adli sicil kaydınızın bulunmaması ve daha önce infazla ilgili yaşanan süreçlerin tamamı birlikte değerlendirilir. Özellikle dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmiş olması, kararın seyrini doğrudan etkileyebilecek kritik bir aşamadır.
Bu tür dosyalarda verilecek cezanın miktarı, denetimli serbestlik süresi, hatta yeniden kapalı ceza ihtimali; tek bir kritere bakılarak öngörülemez. Dosyanın içeriği görülmeden yapılacak genel değerlendirmeler yanıltıcı olabilir ve yanlış beklenti oluşturabilir.
Hak kaybı yaşamamanız adına dosyanızın mevcut durumu, raporlar ve infaz ihtimallerinin birlikte ele alınması gerekir.
Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.
Ben daha önce ceza evinde yattm 2023 covit yasasında tahliye oldum ve kalan yaklaşık 4 senelik cezamı da denetim verdiler ve hiç ehliyetim olmadı peki neden bana ehliyet vermiyorlar bunun hakkında bilgi verirseniz size minnattar kalırım saygılarım la.
Merhaba,
Cezaevinde kalınan süre, denetimli serbestlik uygulaması ve hakkınızda verilmiş mahkûmiyet kararları bazı durumlarda sürücü belgesi verilmesini veya alınmasını engelleyen adli ya da idari yasaklara yol açabilmektedir. Ehliyetiniz hiç olmamış olsa dahi, devam eden bir infaz süreci, denetimli serbestlik tedbiri veya mahkeme kararında yer alan hak yoksunlukları nedeniyle başvurularınız kabul edilmeyebilir.
Bu tür durumlarda sorunun mahkeme hükmünden mi, infaz dosyasından mı yoksa idari bir karardan mı kaynaklandığının net olarak tespit edilmesi gerekir. Aksi hâlde yapılan başvurular sonuçsuz kalabilmektedir. Somut durumunuzun belgeler üzerinden değerlendirilmesi ve hangi yolun izlenmesi gerektiğinin belirlenmesi önemlidir.
Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.