12. Yargı Paketi: Maddeleri, Kapsamı ve Yasalaşma Süreci (Güncel Gelişmeler Işığında – 23 Haziran 2026)

12. Yargı Paketi: Maddeleri, Kapsamı ve Yasalaşma Süreci
12. Yargı Paketi TBMM'ye sunuldu: Maddeleri, Kapsamı ve Yasalaşma Süreci (Güncel Gelişmeler)
12. Yargı Paketi Son Durum (15.04.2026)

2026 yılının en çok tartışılan hukuk gündemlerinden biri olan 12. Yargı Paketi, 22 Haziran 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunularak yasama sürecine resmen girmiştir. Uzun süredir yakından takip edilen paket, Meclis’e sunulmasının ardından yeniden gündemin merkezine yerleşmiştir.

12. Yargı Paketi’nin TBMM’ye sunulmasıyla birlikte, aylardır kamuoyunda tartışılan birçok iddia ve beklentinin teklif metninde karşılık bulup bulmadığı da netleşmeye başlamıştır. Özellikle infaz düzenlemesi, Covid-19 dönemine ilişkin infaz uygulamaları, ceza indirimi beklentileri ve IBAN mağdurlarına yönelik olası düzenlemeler en çok merak edilen başlıklar arasında yer almıştır. Ancak kamuoyunda dolaşan yorum ve beklentiler ile teklif metninde yer alan düzenlemelerin birbirinden ayrılması, sağlıklı bir hukuki değerlendirme yapılabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bilindiği üzere, 10. Yargı Paketi ve 11. Yargı Paketi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yasalaşmış; yargı reformu süreci bu paketlerle birlikte devam eden bir nitelik kazanmıştır. Bu sürecin devamı olarak hazırlanan 12. Yargı Paketi de yargılamaların etkinliğinin artırılması, bazı usul hükümlerinin güncellenmesi ve uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi amacıyla gündeme gelmiştir.

Ancak 12. Yargı Paketi henüz yasalaşmış değildir. Teklifin TBMM’ye sunulmuş olması, düzenlemelerin kesinleştiği anlamına gelmemektedir. Komisyon görüşmeleri ve Genel Kurul aşamalarında teklif metninde değişiklik yapılması, yeni maddeler eklenmesi veya bazı düzenlemelerin çıkarılması mümkündür.

Bu yazıda, TBMM’ye sunulan 12. Yargı Paketi‘nin kapsamı, maddeleri, infaz düzenlemesine ilişkin tartışmalar, IBAN mağdurlarına yönelik beklentiler ve yasama sürecinin bundan sonraki aşamaları hukuki çerçeve içerisinde değerlendirilecektir.

12. Yargı Paketi Nedir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 12. Yargı Paketi, 2026 yılının en çok tartışılan hukuk reformlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Henüz yasalaşmamış olan yeni yargı paketi, hukuk yargılamalarının hızlandırılmasından ceza muhakemesine, icra ve iflas hukukundan noterlik işlemlerine kadar birçok alanda değişiklik öngörmektedir.

12. Yargı Paketi’nin içeriği, teklif metninin TBMM’ye sunulmasıyla büyük ölçüde netleşmiştir. Ancak teklif henüz yasalaşmadığından, komisyon ve Genel Kurul görüşmeleri sırasında maddelerde değişiklik yapılması veya yeni düzenlemelerin eklenmesi mümkündür.

12. Yargı Paketinin Amacı Nedir?

2026 yılında yasalaşması beklenen yeni yargı paketinin çıkarılma amacına dair resmi çerçeve, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un 7 Ocak 2026 tarihli açıklamalarında açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bakan Tunç’un verdiği bilgiye göre, bu paket infaz düzenlemesi ya da genel af gibi ceza-infaz alanlarını doğrudan hedefleyen bir düzenleme değildir; bunun yerine yargı sisteminin etkinliğini artırmak ve gecikmeleri azaltmak üzere tasarlanmıştır.

Bakanlığın açıklamasına göre, 12. Yargı Paketi ile temel amaçlar arasında hukukun işleyişinde şu hedefler yer almaktadır: hukuk yargılamalarının daha etkin yürütülmesi, uzun süren davaların daha hızlı sonuçlanması ve duruşma süreçlerinin sadeleştirilmesi. Bu kapsamda, mevcut yargı süreçlerinin iyileştirilmesine ve bürokrasinin azaltılmasına yönelik teknik düzenlemelerin getirilmesi planlanmaktadır.

Ayrıca paket kapsamında arabuluculuk sisteminin güçlendirilmesi, arabuluculuk kurumunun daha etkin hale getirilmesi ve süreçlerin bu alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarını daha verimli kullanacak şekilde yeniden yapılandırılması da amaçlanmaktadır. Benzer şekilde, noter yardımcılığı sisteminin kurulması ve çekişmesiz yargı işlemlerinin yargı dışında çözülebilmesine ilişkin düzenlemeler gibi tedbirlerle, adli mercilerin yükünün hafifletilmesi hedeflenmektedir.

Bu düzenleyici hedefler, yargı reformu stratejisi içinde yer alan yapısal iyileştirmeleri yasalaştırma perspektifiyle ilişkilendirilirken, paketin esas olarak hukuk yargılamalarının etkinliğini artırma odağını taşıdığı vurgulanmaktadır.

⚠️🔄 14 Mart 2026 tarihinde yapılan son açıklamalarda ise Adalet Bakanı Akın Gürlek, özellikle yasa dışı bahis ve şike operasyonlarına ilişkin yürütülen soruşturmaların etkinliğinin artırılmasına yönelik ceza hukuku araçlarının güçlendirileceğini ifade etmiştir. Bu kapsamda, örgütlü şekilde işlenen ekonomik suçlar ve spor alanındaki manipülasyonlarla mücadeleye yönelik bazı düzenlemelerin değerlendirme aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda, suç örgütleriyle mücadele kapsamında özellikle çocukların suça sürüklenmesi olgusuna dikkat çekilmekte; 12–15 ve 15–18 yaş aralığındaki çocuklar bakımından ceza sorumluluğu, koruma tedbirleri ve rehabilitasyon mekanizmalarının yeniden ele alınmasının gündemde olduğu belirtilmektedir. Bu yaklaşım, yalnızca cezalandırma değil, aynı zamanda önleyici ve sosyal politika temelli bir çerçevenin oluşturulmasına işaret etmektedir.

⚠️🔄 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 14 Şubat 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, yeni yargı paketi üzerinde yürütülen çalışmalar kapsamında Türk Ceza Kanunu ve infaz sistemiyle ilgili bazı değişikliklerin de değerlendirildiğini ifade etmiştir. Bu açıklama, paketin kapsamına ilişkin yeni bir değerlendirme sürecinin başladığını göstermektedir. Ancak henüz somut madde metni kamuoyuna sunulmuş değildir.

Bakan Gürlek’in farklı tarihlerde yaptığı açıklamalar değerlendirildiğinde; 12. Yargı Paketi kapsamında genel af veya yeni infaz düzenlemesinin öngörülmediği, bu yöndeki iddiaların resmî bir dayanağının bulunmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle, infaz rejimine ilişkin köklü değişiklikler veya toplu af beklentilerinin mevcut açıklamalar çerçevesinde hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır.

22 Haziran 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan teklif incelendiğinde, kamuoyunda tartışılan birçok konunun teklif metnine yansımadığı görülmektedir. Bununla birlikte teklif henüz yasalaşmamış olup yasama sürecinde değişikliğe uğrayabilir.

🔔 Güncel Gelişmeler Işığında 12. Yargı Paketi’ne İlişkin Son Durum (Haziran 2026)

12. Yargı Paketi’ne ilişkin tartışmaların yeniden yoğunlaşmasının temel nedeni, teklifin 22 Haziran 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmuş olmasıdır. Böylece uzun süredir hazırlık aşamasında olduğu belirtilen paket, yasama sürecine resmen girmiş ve kamuoyunda tartışılan birçok düzenlemenin teklif metninde yer alıp almadığı netleşmeye başlamıştır.

🔄 22 Haziran 2026 İtibarıyla Son Durum

Yeni yargı paketi ile ilgili en önemli gelişme, teklifin 22 Haziran 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmuş olmasıdır. Böylece uzun süredir hazırlık aşamasında olduğu belirtilen paket, yasama sürecine resmen girmiştir. Paketin yasalaşabilmesi için öncelikle ilgili komisyonlarda görüşülmesi, ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilmesi ve sonrasında Resmî Gazete’de yayımlanması gerekmektedir.

TBMM’ye sunulan teklif incelendiğinde, kamuoyunda uzun süredir tartışılan bazı beklentilerin paket kapsamında karşılık bulmadığı görülmektedir. Özellikle genel af, özel af, kapsamlı infaz düzenlemesi, denetimli serbestlik sürelerinin genişletilmesi veya Covid-19 dönemindeki infaz uygulamalarına ilişkin yeni bir düzenleme teklif metninde yer almamaktadır.

Benzer şekilde, son aylarda kamuoyunda sıkça gündeme gelen ve “IBAN mağdurları” olarak ifade edilen kişiler bakımından özel bir düzenleme yapılacağı yönündeki beklentiler de teklif metnine yansımamıştır. Bu nedenle söz konusu konular bakımından kamuoyunda oluşan beklentilerin mevcut teklif kapsamında karşılık bulduğunu söylemek mümkün değildir.

Öte yandan, 12. Yargı Paketi’nin TBMM’ye sunulan hali, daha önce kamuoyunda konuşulan bazı taslak çalışmaların tamamını içermemektedir. Bu durum, hazırlık sürecinde değerlendirilen her düzenlemenin teklif metnine alınmadığını göstermektedir.

Sonuç olarak Haziran 2026 itibarıyla kesin olarak söylenebilecek husus; 12. Yargı Paketi’nin TBMM’ye sunulduğu, ancak henüz yasalaşmadığıdır. Teklifin nihai içeriği ve yürürlüğe girecek düzenlemeler, komisyon ve Genel Kurul aşamalarının tamamlanmasının ardından kesinlik kazanacaktır.

12. Yargı Paketi Son Dakika Gelişmeleri (Haziran 2026)

📅 7 Ocak 2026

Dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından yapılan açıklamada, 12. Yargı Paketi’nin ağırlıklı olarak hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya yönelik düzenlemeler içerdiği belirtilmiş; genel af, ceza indirimi ve infaz düzenlemesi beklentilerinin paket kapsamında yer almadığı ifade edilmiştir.

📅 Şubat 2026

Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, Türk Ceza Kanunu ve infaz sistemine ilişkin bazı başlıkların da değerlendirme konusu olduğu belirtilmiştir. Böylece paketin kapsamına ilişkin tartışmalar yeniden gündeme gelmiştir.

📅 Mart – Nisan 2026

Kamuoyunda özellikle infaz sistemi, denetimli serbestlik uygulamaları ve bazı Türk Ceza Kanunu hükümlerine ilişkin değişiklik beklentileri tartışılmış; ancak bu konularda kamuoyuna açıklanmış somut bir kanun teklifi metni bulunmamıştır.

📅 Mayıs – Haziran 2026

Yeni yargı paketi üzerindeki çalışmaların sürdüğüne ilişkin açıklamalar devam etmiş, özellikle infaz adaleti, Covid dönemi infaz uygulamaları ve infaz sisteminde ortaya çıktığı ileri sürülen eşitsizlikler kamuoyunda en çok tartışılan başlıklar arasında yer almıştır. Ancak Haziran 2026 itibarıyla paketin nihai kapsamı ve içerdiği düzenlemeler kesinleşmemiştir.

📅 22 Haziran 2026

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Yaklaşık 30 maddeden oluşan teklif, uzun süredir devam eden hazırlık çalışmalarının ardından yasama sürecine resmen girmiş oldu. Teklifin nihai şekli, TBMM komisyonları ve Genel Kurul’daki görüşmeler sonucunda belli olacaktır

1. İnfaz Hukuku ve Türk Ceza Kanunu Başlıklarının Yeniden Değerlendirilmesi

Daha önceki resmi açıklamalarda, 12. Yargı Paketi’nin infaz düzenlemesi veya af niteliği taşımadığı net biçimde ifade edilmişti. Nitekim 7 Ocak 2026 tarihli açıklamasında dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, paketin esasen hukuk yargılamalarının etkinliğine odaklandığını belirtmişti.

Ancak Şubat 2026’da yapılan yeni açıklamalarda, Türk Ceza Kanunu ve infaz sistemiyle ilgili bazı başlıkların “değerlendirme konusu” haline geldiği ifade edilmiştir. Bu durum, paketin ceza infaz rejimini doğrudan değiştireceği anlamına gelmemekle birlikte, infaz hukukuna ilişkin sorun alanlarının artık tamamen paket dışı tutulmadığını göstermektedir.

Bu çerçevede:

  • Genel af veya toplu infaz indirimi yönünde kesinleşmiş bir düzenleme bulunmamaktadır.
  • Denetimli serbestlik süreleri, şartlı tahliye oranları veya infaz hesaplamalarına ilişkin somut bir madde metni açıklanmamıştır.
  • Bununla beraber 22 Haziran 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan teklif incelendiğinde, kamuoyunda beklenen kapsamlı infaz düzenlemelerine yer verilmediği görülmektedir.

2. Uygulamadaki İnfaz Sorunlarının Gündeme Gelmesi

Son dönemde yapılan değerlendirmelerde, 11. Yargı Paketi sonrasında ortaya çıkan infaz uygulama farklılıklarının özellikle vurgulandığı görülmektedir. Bunlar arasında:

  • Tutukluluk ve gözaltında geçirilen sürelerin infaza mahsubu konusunda infaz hâkimlikleri arasında yeknesak olmayan uygulamalar,
  • Kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna geçiş sürelerine ilişkin eşitsizlik iddiaları,
  • Benzer cezalara rağmen fiilen farklı sürelerde özgürlükten yoksun kalınması,

gibi sorunlar yer almaktadır.

Hazırlık sürecinde gündeme gelen bu başlıkların önemli bir bölümü, TBMM’ye sunulan teklif metninde yer almamıştır. Ancak teklif henüz yasalaşmadığından, yasama sürecinin ilerleyen aşamalarında değişiklik yapılması mümkündür.

3. TBMM Süreci Nasıl İşleyecek?

Yeni yargı paketinin 22 Haziran 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmasıyla birlikte yasama süreci başlamıştır. Önümüzdeki süreçte teklifin öncelikle ilgili komisyonlarda görüşülmesi, ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nun gündemine gelmesi beklenmektedir. Teklifin yasalaşabilmesi için Genel Kurul tarafından kabul edilmesi ve sonrasında Resmî Gazete’de yayımlanması gerekmektedir.

Bu nedenle, 12. Yargı Paketi’nin nihai içeriği ve yürürlüğe girecek düzenlemeler, yasama sürecinin tamamlanmasının ardından kesinlik kazanacaktır.

4. Bilgi Kirliliğine Karşı Hukuki Çerçeve Uyarısı (Ek Not)

Son günlerde sosyal medya ve bazı haber mecralarında;

  • “Kesin infaz indirimi geliyor”,
  • “Belirli suçlar için otomatik tahliye”,
  • “Ehliyet affı pakete eklendi”

gibi iddialar dile getirilse de, bu bilgilerin hiçbiri resmî makamlarca doğrulanmış değildir. Mevcut durumda değerlendirmelerin temel dayanağını TBMM’ye sunulan kanun teklifi metni ve resmî açıklamalar oluşturmaktadır.

Bu nedenle 12. Yargı Paketi bakımından:

  • Beklenti ile normatif düzenleme arasındaki farkın korunması,
  • Taslak metin yayımlanmadan kesin sonuçlara varılmaması,
  • Hukuki yorumların, açıklanmış verilerle sınırlı tutulması

gerekmektedir.

12. Yargı Paketi Ne Zaman Çıkacak?

12. Yargı Paketinin Amacı Nedir?

Yeni yargı paketinin 22 Haziran’da TBMM’ye sunulmuş olması, düzenlemelerin yürürlüğe girdiği anlamına gelmemektedir. Paketin yasalaşabilmesi için ilgili komisyonlarda görüşülmesi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi ve sonrasında Resmî Gazete’de yayımlanması gerekmektedir. Bu süreçlerin ne zaman tamamlanacağına ilişkin resmî makamlar tarafından açıklanmış kesin bir takvim bulunmamaktadır.

Bu nedenle 12. Yargı Paketi’nin ne zaman yürürlüğe gireceği ve düzenlemelerin hangi tarihte uygulanmaya başlanacağı henüz belli değildir.

12. Yargı Paketi Maddeleri Nelerdir?

Kamuoyunda uzun süre yaklaşık 59 maddelik bir çalışma yürütüldüğü yönünde değerlendirmeler yapılmış olsa da, 22 Haziran 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan teklif yaklaşık 30 maddeden oluşmaktadır. Bu nedenle hazırlık sürecinde gündeme gelen bazı düzenlemeler teklif metnine yansımamıştır.

22 Haziran 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 12. Yargı Paketi, kamuoyunda uzun süredir tartışılan birçok beklentiden farklı olarak ağırlıklı şekilde hukuk yargılamaları, idari yargı, icra-iflas hukuku, noterlik işlemleri ve ceza muhakemesi alanlarında çeşitli teknik ve yapısal düzenlemeler içermektedir.

Teklifte yer alan başlıca düzenlemeler şu şekilde özetlenebilir:

İcra ve İflas Hukukuna İlişkin Düzenlemeler

12. Yargı Paketi Maddeleri Nelerdir?

Teklif kapsamında, idare aleyhine verilen para alacağına ilişkin mahkeme kararlarının daha hızlı yerine getirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca ilamlı icra takibi başlatılmadan önce alacaklının idareye banka hesap bilgilerini bildirmesi zorunlu hale getirilmektedir.

Bunun yanında ortaklığın giderilmesi davalarında mirasçılara öncelik tanıyan yeni satış usulleri öngörülmekte, elektronik satış portalı üzerinden yapılan artırmalara ilişkin teminat ve ihale süreçleri yeniden düzenlenmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi’nin en dikkat çekici düzenlemelerinden biri hukuk yargılamalarının hızlandırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçememesi öngörülmektedir.

Ayrıca belirsiz alacak davasına ilişkin mevcut düzenleme kaldırılmakta, davaların birleştirilmesi ve kanun yollarına ilişkin bazı hükümler yeniden düzenlenmektedir. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılım uygulamasının kapsamı da genişletilmektedir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Yapılan Düzenlemeler

Teklifte Ceza Muhakemesi Kanunu’nda önemli değişikliklere yer verilmektedir. Genetik inceleme sonuçlarının saklanması, kullanılması ve imhasına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmektedir.

Bilgisayar, dijital veri ve elektronik kayıtlar üzerinde yapılacak arama ve el koyma işlemlerine ilişkin hükümler de Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda güncellenmektedir. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumuna ilişkin hükümler yeniden düzenlenerek kanuni çerçeve yeniden oluşturulmaktadır.

Noterlik İşlemlerinin Dijitalleştirilmesi

Noterlik Kanunu’nda yapılması öngörülen değişikliklerle noterlik evraklarının elektronik ortamda gönderilebilmesi ve resmî makamlar tarafından daha hızlı şekilde incelenebilmesi amaçlanmaktadır.

Bu düzenlemelerin noterlik işlemlerinin dijitalleşmesine ve işlem süreçlerinin hızlandırılmasına katkı sağlaması hedeflenmektedir.

İdari Yargıya İlişkin Düzenlemeler

Teklifte idare ve vergi mahkemelerinin iş yükünü azaltmaya yönelik düzenlemeler de yer almaktadır. Belirli parasal sınırın altındaki bazı davaların tek hakim tarafından görülebilmesine imkan tanınmakta, istinaf ve temyiz süreçlerine ilişkin çeşitli değişiklikler öngörülmektedir.

Bunun yanında Danıştay’ın yapısına ilişkin bazı geçici düzenlemeler de teklif kapsamında bulunmaktadır.

Adli Tıp Kurumu ve Hakim-Savcı Yardımcılığı Sistemi

Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarının yapısı ve görev süreleri yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca hakim ve savcı yardımcılarının eğitim süreçleri, sınavları ve mesleki gelişimlerine ilişkin hükümler de Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda güncellenmektedir.

Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmazların satışına ilişkin usuller elektronik satış sistemiyle uyumlu hale getirilmektedir.

Ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı ve çalışma gücü kaybından kaynaklanan tazminatların hesaplanmasında uygulanacak faiz ve mahsup kurallarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmektedir.

12. Yargı Paketinde Yer Almayan Düzenlemeler

TBMM’ye sunulan teklif incelendiğinde, kamuoyunda uzun süredir tartışılan bazı başlıkların pakette yer almadığı görülmektedir. Özellikle

  • Genel af veya özel af kapsamlı infaz indirimi
  • Covid-19 dönemine ilişkin infaz düzenlemesi
  • Denetimli serbestlik sürelerinin genişletilmesi
  • Kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak anılan kişilere yönelik özel bir düzenleme teklif metninde bulunmamaktadır.

🔎 Önemli not:

12. Yargı Paketi’nin hazırlık sürecinde, Türk Ceza Kanunu’na ilişkin bazı başlıkların değerlendirildiğine yönelik açıklamalar yapılmış olsa da, TBMM’ye sunulan teklif metni incelendiğinde kamuoyunda beklenen kapsamlı bir infaz düzenlemesine yer verilmediği görülmektedir.

Bununla birlikte, teklif henüz yasalaşmamış olup komisyon ve Genel Kurul aşamalarında değişikliğe uğrayabilir. Bu nedenle 12. Yargı Paketi’nin nihai içeriği ancak yasama sürecinin tamamlanmasının ardından kesinlik kazanacaktır.

12. Yargı Paketinde İnfaz Düzenlemesi Var mı?

12. Yargı Paketinde İnfaz Düzenlemesi Var mı?

Adalet Bakanlığı kaynakları ve Bakanın kamuoyuna açık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, 12. Yargı Paketi kapsamında genel af ya da infaz düzenlemesi öngörülmediği açıkça ifade edilmektedir. Bu paketin ceza infaz rejimine ilişkin olmadığı vurgulanmıştır.

Buna rağmen, kamuoyundaki beklentilerin gündemde kalmasının çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Özellikle geçmiş dönemlerde yapılan infaz değişiklikleri, “çözüm süreci” tartışmaları ve “terörsüz Türkiye” hedefi, bu tür soruların yeniden sorulmasına yol açmaktadır.

Adalet Bakanlığı’nın 7 Ocak 2026 tarihli açıklamasında, dönemin Bakanı Yılmaz Tunç tarafından 12. Yargı Paketi’nin infaz düzenlemesi içermediği; genel af, özel af, denetimli serbestlik, tutukluluk süreleri, şartlı tahliye oranları veya infaz indirimi gibi konuların paket kapsamında yer almadığı ifade edilmiştir. Bu açıklama, o tarihteki taslak çerçeveyi yansıtmaktaydı.

⚠️🔄 Ancak Şubat 2026 tarihinde göreve gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yapılan açıklamada, 12. Yargı Paketi üzerinde yürütülen çalışmalar kapsamında Türk Ceza Kanunu ve infaz sistemine ilişkin bazı düzenlemelerin de değerlendirildiği belirtilmiştir.

Bu beyan, infaz rejimine ilişkin başlıkların tamamen gündem dışı olmadığını, hazırlık sürecinde değerlendirme konusu olduğunu göstermiştir. Ancak 22 Haziran 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan teklif metninde, kamuoyunda beklenen kapsamlı infaz düzenlemelerine yer verilmediği görülmüştür.

🔄 İnfaz Adaleti Tartışmaları 12. Yargı Paketi’ni Etkiler mi? (Haziran 2026)

12. Yargı Paketi hakkında yürütülen tartışmalarda en çok gündeme gelen konulardan biri, infaz adaleti olarak ifade edilen uygulama farklılıkları ve bunların giderilip giderilmeyeceğidir. Bu noktada öncelikle genel af ile infaz düzenlemesinin aynı kavramlar olmadığını belirtmek gerekir. Genel af, suçun ve cezanın hukuki sonuçlarını ortadan kaldıran istisnai bir düzenleme niteliği taşırken; infaz düzenlemesi, kesinleşmiş cezanın hangi koşullarda ve ne şekilde yerine getirileceğine ilişkin kurallarda değişiklik yapılmasını ifade etmektedir.

Son aylarda özellikle infaz adaleti kavramı kamuoyunda daha sık gündeme gelmeye başlamıştır. Bunun temel nedenlerinden biri, farklı tarihlerde yürürlüğe giren infaz düzenlemelerinin bazı hükümlüler bakımından farklı sonuçlar doğurduğu yönündeki tartışmalardır. Özellikle Covid-19 döneminde yapılan infaz düzenlemelerinden yararlanamayan bazı hükümlüler açısından eşitsizlik oluştuğu yönündeki değerlendirmeler, hukuk çevrelerinde ve kamuoyunda sıkça dile getirilmektedir.

Bunun yanında denetimli serbestlik uygulamaları, şartlı tahliye koşulları, tutukluluk ve gözaltında geçirilen sürelerin infaza mahsubu ile cezanın infazında ortaya çıkan uygulama farklılıkları da infaz adaleti tartışmalarının önemli başlıkları arasında yer almaktadır. Bu nedenle bazı çevreler, infaz hukukunda ortaya çıktığı ileri sürülen eşitsizliklerin giderilmesine yönelik düzenlemelerin 12. Yargı Paketi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

22 Haziran 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan teklif incelendiğinde, infaz rejiminde köklü değişiklik öngören bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Bu nedenle kamuoyunda uzun süredir tartışılan genel af, özel af veya kapsamlı infaz indirimi beklentileri mevcut teklif bakımından karşılık bulmamıştır. Bununla birlikte, teklif henüz yasalaşmamış olduğundan komisyon ve Genel Kurul aşamalarında değişikliğe uğrayabilmesi mümkündür.

12. Yargı Paketi Kimleri Kapsıyor?

22 Haziran 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan teklif incelendiğinde, 12. Yargı Paketi’nin ağırlıklı olarak hukuk yargılamaları, icra-iflas hukuku, noterlik işlemleri, ceza muhakemesi ve idari yargıya ilişkin düzenlemeler içerdiği görülmektedir.

Bu çerçevede, 12. Yargı Paketi’nin doğrudan veya dolaylı etkisinin özellikle şu kişi ve kesimler üzerinde yoğunlaşması beklenmektedir: aile hukuku kapsamında boşanma davaları, tazminat davaları, miras uyuşmazlıkları, tapu iptali ve tescil davaları gibi mülkiyet hakkını ilgilendiren davaların tarafları; ayrıca iş hukuku uyuşmazlıkları ve çeşitli alacak davalarında yer alan gerçek ve tüzel kişiler.

Bunun yanında, paketle birlikte gündeme gelen noterlik ve çekişmesiz yargı düzenlemeleri nedeniyle noterler ve noterlik işlemlerinden yararlanan kişiler, yargılama süreçlerinin sadeleştirilmesine ve dijitalleşmesine ilişkin düzenlemeler kapsamında avukatlar ve arabulucular da kapsam dahilinde değerlendirilmektedir.

Öte yandan, dava ve icra süreçleriyle temas eden banka ve finans kuruluşları, sigorta şirketleri, kamu kurumları, dernekler ve vakıflar gibi tüzel kişilerin de 12. Yargı Paketi’nden etkilenebilecek kurumlar arasında yer alması beklenmektedir. Ancak paketin kesin kapsamı ve hangi kişi gruplarını ne ölçüde etkileyeceği, kanun teklifinin kamuoyuna açıklanması ve yasama sürecinin ilerlemesiyle netlik kazanacaktır.

12. Yargı Paketi Hakkında Sık Sorulan Sorular

⚖️ 12. Yargı Paketi çıkacak mı?

✍️ Evet, 12. Yargı Paketi’nin çıkarılması planlanmaktadır. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıklarının tamamlandığı açıklanan paket, henüz yasalaşmamış olmakla birlikte TBMM gündemine gelmesi beklenen yeni bir yargı paketi niteliğindedir.

⚖️ 12. Yargı Paketinde af var mı?

✍️ TBMM’ye sunulan teklifte Covid-19 dönemindeki infaz uygulamalarına ilişkin yeni bir düzenleme yer almamaktadır.

⚖️ 12. Yargı Paketinde ceza indirimi olacak mı?

✍️ 12. Yargı Paketi kapsamında ceza indirimi yapılacağına ilişkin kesinleşmiş bir düzenleme bulunmamaktadır. Son dönemde infaz adaleti ve infaz sistemine ilişkin bazı başlıkların değerlendirildiği belirtilse de, ceza sürelerini doğrudan değiştirecek bir madde metni kamuoyuna açıklanmamıştır.

⚖️ Covid infaz düzenlemesi 12. Yargı Paketine eklenecek mi?

✍️ Covid-19 döneminde yürürlüğe giren infaz düzenlemelerinden yararlanamayan bazı hükümlüler bakımından ortaya çıktığı ileri sürülen eşitsizlikler kamuoyunda tartışılmaya devam etmektedir. Ancak Haziran 2026 itibarıyla bu konuda 12. Yargı Paketi’ne eklendiği kesinleşmiş bir düzenleme veya açıklanmış bir kanun teklifi bulunmamaktadır.

⚖️ 12. Yargı Paketi Meclis’e sunuldu mu?

✍️ Evet. 22 Haziran 2026 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulmuştur. Ancak henüz yasalaşmamıştır.

⚖️ 12. Yargı Paketi neleri kapsıyor?

✍️ 12. Yargı Paketi, ceza hukuku odaklı değil; ağırlıklı olarak hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya yönelik düzenlemeleri kapsamaktadır. Dava sürelerinin kısaltılması, duruşma süreçlerinin sadeleştirilmesi, arabuluculuğun güçlendirilmesi, noterlik ve çekişmesiz yargı işlemlerine ilişkin düzenlemeler paketin öne çıkan başlıkları arasında yer almaktadır.

⚖️ 12. Yargı Paketinde disiplin affı var mı?

✍️ Mevcut resmî açıklamalara göre 12. Yargı Paketi’nde disiplin affına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu yöndeki iddialar, şu aşamada kamuoyunda dile getirilen beklenti ve yorumlardan ibaret olup, resmî kaynaklarla doğrulanmış değildir.

⚖️ 12. Yargı Paketi yasalaştı mı?

✍️ Hayır. 12. Yargı Paketi 22 Haziran 2026 tarihinde TBMM’ye sunulmuştur ancak henüz yasalaşmamıştır. Teklifin komisyon ve Genel Kurul süreçlerini tamamlaması gerekmektedir. Bu nedenle şu an yürürlükte olan bir 12. Yargı Paketi bulunmamaktadır.

⚖️ 12. Yargı Paketi Ehliyet Affı Var mı?

✍️ 12. Yargı Paketi kapsamında ehliyet affına ilişkin resmî kaynaklar tarafından doğrulanmış bir bilgi yoktur. Paket, ceza infazı veya idari yaptırımlar alanına değil; esas olarak hukuk yargılamalarının işleyişine yönelik düzenlemeler içermektedir.

29 Comments

  1. Merhabalar eşim 2026 Nisan 30 tutuklandı uyuşturucu madde ile yakalandı kendisi icicidir 4 gram beyaz 75 gram ot ile yakalandı ayrı paketler halinde alıyordu yakalanınca telefonu gönül rahatlığı ile yunuslara vermiş. Bir yıl önce yakalanmıştı eski dosyası da itinafda idi imdada 75 gram ot yakalanmıştı denetimli serbestlik vermişti hakim denetmmli serbestliği ne düzenli gitti. Şimdi daha hala davası görülmedi durumu ne olur hakim neye karar verir bana acil Bilgi verirmisiniz rıca etsem.

  2. Merhaba üstad
    11.yargı paketi denetimli serbestlikte 3 yıl oldu pekı 2020 öncesi suç tarihi olanlar 3’ün üstüne 3 mu olcak nasıl olcak bılen varmı
    1. dosyam suç tarihi 25.07.2018
    2. dosyam suç tarihi 2017 (kaçakçılık,resmı evrakta sahtecilik)
    dosyalar birleşti karar ise 4 yıl 8 ay ve 2 yıl 1 ay

    ne kadar hapis cezası olur istinafa gıtmedı daha gtcek
    yatarım varmıdır

    bazıları dıyor 1 ay kapalı 3 ay acık

    1. Merhaba,
      11. Yargı Paketi sonrası denetimli serbestlik ve infaz hesaplamalarında özellikle 2020 öncesi suç tarihlerinde dosyanın durumuna göre farklı uygulamalar olabiliyor. Sizin dosyanızda da suç türleri, dosyaların birleşmesi, ceza miktarı, tekerrür durumu ve istinaf süreci infaz hesabını doğrudan etkiler.
      Bu nedenle “1 ay kapalı 3 ay açık” gibi genel yorumlarla net sonuca varmak doğru olmaz. Dosya ve gerekçeli karar incelenmeden kesin yatacak süre hesabı yapmak sağlıklı değildir.
      Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

  3. Uyuşturucudan hüküm giydim cezamı yattım çıktım şimdi ehliyet alamıyorum bununla ilgili bir durum varmi 12 yargi paketinde

    1. Merhaba,
      Uyuşturucu suçundan hüküm giydikten sonra cezanın infaz edilmiş olması, ehliyet alma hakkının otomatik olarak geri kazanıldığı anlamına gelmez. Bu noktada mahkûmiyetin türü, adli sicil ve arşiv kaydı ile sürücü belgesi verilmesine ilişkin idari mevzuat birlikte değerlendirilir.
      Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenleme kapsamında, şu an için uyuşturucu suçlarından hüküm giymiş kişilerin ehliyet almasına doğrudan imkân tanıyan açık bir değişiklik bulunmamaktadır. Kanun paketinin içeirği henüz netleşmiş değil.

  4. Hakan bey bende 11 yargi paketinde covid yasasından yararlandım ama eşitsizlik oldu yine 1 yıl fazladan yatmış olucam acikta bunu düzeltirlermi

    1. 11. Yargı Paketi ve Covid düzenlemeleri kapsamında infaz süreleriyle ilgili bazı değişiklikler yapılmış olsa da, her hükümlünün yararlanma durumu dosyanın niteliğine, suç türüne, infaz hesaplamasına ve daha önce uygulanan düzenlemelere göre farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle bazı durumlarda eşitsizlik olduğu düşünülen sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.

      Ancak somut olayda gerçekten bir infaz hatası olup olmadığı, açık cezaevinde geçirilecek sürenin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı veya buna karşı başvuru imkânı bulunup bulunmadığı dosya üzerinden değerlendirilmeden net olarak söylenemez. Bu tür durumlarda infaz hesaplamasının detaylı incelenmesi önemlidir.

      Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

  5. 11. yargı paketinde ön alım (şufa) hakkı davalarında devam eden (der dest) davalarına uygulanması hükmü getirilmiştir. Ana yasanın 2. maddesi kanun çıkarıldığı tarihten geriye yürütülemez ilkesi yer almaktadır. yoksa vatandaşların hukuk güvensizliği oluşacaktır. Ortakların ve alıcının diğer ortaklara noter aracılığı ile hisselerini satacağını ihtar etmesi lazım. ihtar etmemişse ortakların bildiği günden itibaren 3 ay içerisinde ön alım hakkı davası açabilir. Oda tapuda belirtilen satış bedeli üzerinden parayı depo eder ve satın alabilir. ama 11. yargı paketinde kanunun çıktığı tarihten geriye yürütülüp piyasa değeri üzerinden parayı depo edip satın alabilir hükmü getirilmiştir. Buda ortakların bu maddi yükü taşıyamayacağı ve daha sonra yeni gelen ortakla belki anlaşamayacağı ve kendi hisselerini belki anlaşmazlık yolu ile kaybedecek. ve önü alınamaz olaylara he husumetlere yol açaçak tır. ilgili kanunun çıkarıldığı tarihten sonraki davalara uygulanması gerekmektedir. Konunun ilgili makamlara ve TBMM. sine taşınıp bu yanlışlığın düzeltilmesi için siz ve sizin gibi duyarlı insanlarımızın ilgilenmesini saygılarımla arz ediyorum

  6. Merhaba kolay gelsin 12 yargı paketinde kesinlikle ehliyet affı çıkmayacak diye ikir miyiz bir önceki yargı paketinde bı çok insana af geldi neden ehlieyete af tok

  7. Hakan bey merhaba, 11. yargı paketinde bu sahte senete İlişkin filigranlı senet düzenlemesi geleceği söylenmişti ama paket içeriğinden çıkarıldı, bu düzenleme ne durumda ve hangi yargı paketinde bu düzenleme yapılacak, bilginiz var mı? Cevap için teşekkür ederim.

    1. Merhaba,

      Filigranlı veya karekodlu senet düzenlemesi bir dönem 11. Yargı Paketi kapsamında gündeme gelmiş ve sahte senet mağduriyetlerini önlemek amacıyla senetlerin güvenlikli şekilde üretilmesi planlanmıştı. Bu sistemde senetlerin filigranlı basılması, karekod içermesi ve e-Devlet üzerinden doğrulanabilmesi gibi uygulamaların getirilmesi öngörülüyordu. Ancak Meclis’e gelen nihai paket içeriğinde bu düzenlemeye yer verilmediği ve 11. Yargı Paketi’nden çıkarıldığı görülmektedir. Konu Adalet Bakanlığı’nın ve yargı reformu çalışmalarının gündeminde olmaya devam etse de, şu an için hangi yargı paketinde ve ne zaman yasalaşacağına dair kesinleşmiş bir takvim bulunmamaktadır.
      Dolayısıyla filigranlı senet uygulaması tamamen rafa kaldırılmış değil; ancak hangi pakette ve ne zaman yürürlüğe gireceği de henüz netleşmiş değil.

  8. Uyuşturucu uyarıcı madde kullanmaktan ehliyetime 5 sene el koyuldu buna yönelik herhanqi bi af söz konusumudur

    1. Merhaba,

      Bu tür idari yaptırımlarda değerlendirme yapılırken yalnızca cezanın süresi değil; işlemin idari mi yoksa adli bir karar mı olduğu, uygulamanın hangi mevzuata dayandığı ve gündemdeki düzenlemelerin kapsamı önem taşır. Özellikle kamuoyunda konuşulan yargı paketlerinin her yaptırımı otomatik olarak etkilemesi söz konusu olmayabilir.

      Mevcut durumda ehliyete el koyma işleminin hangi usulle yapıldığı ve olası düzenlemelerden etkilenip etkilenmeyeceği, karar ve dosya bilgileri incelenmeden netleştirilemez. Yanlış bir beklenti oluşmaması için sürecin doğru şekilde değerlendirilmesi gerekir.

      Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

  9. Karşılıksız cekten dolayı şu anda acıkceza evindeyim izinli cıktım 12. Yarğı paketinden bu durumda olanlar yararlana bilecek mi

    1. Merhaba,

      Bu tür durumlarda değerlendirme yapılırken yalnızca cezanın türü değil; suç tarihi, infazın hangi aşamada olduğu, açık cezaevi statüsü, izin durumu ve çıkması muhtemel düzenlemenin kapsamı ile yürürlük tarihi birlikte dikkate alınır. Henüz yasalaşmamış veya içeriği netleşmemiş düzenlemeler bakımından, herkes için geçerli olacak şekilde kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değildir.

      Sizin dosyanızda 12. Yargı Paketi kapsamında bir imkan doğup doğmayacağının net şekilde belirlenebilmesi için infaz ve dosya bilgilerinin birlikte incelenmesi gerekir. Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

  10. Merhaba,
    Eşim ruhsatsız vahim nitelikli otomatik tabancayı aracta bulundurmaktan 4 sene 2 ay ceza aldı. 13 ay yatarı olan bu cezanın 1 ayını kapalıda geçirdi. 4 aydır da açık cezaevinde. Kendisi 11. yargı paketinden, suç temmuz 2023’ten sonra işlenmiş olduğu için yararlanamadı ancak 12. yargı paketinde denetimli serbestliğin (veya şartlı tahliyer süresi) 3 yıla çıkabileceği maddesi olabileceği konuşuluyor. Bu madde yasalaşırsa eşim DT’ye çıkabilir mi cezasının tamamını cezaevinde geçirmeden?
    Çok teşekkür ediyorum…

    1. Merhaba,

      Bu tür durumlarda değerlendirme yapılırken yalnızca ceza süresi değil; suç tarihi, suçun niteliği, infaz rejimi, açık–kapalı cezaevi süreci ve olası yasal değişikliklerin geriye yürüyüp yürümeyeceği birlikte ele alınır. Henüz yürürlüğe girmemiş ya da taslak aşamasında olan düzenlemeler bakımından da, her hükümlünün otomatik olarak aynı şekilde yararlanacağını söylemek mümkün değildir.

      Somut dosyada denetimli serbestlik ya da şartlı tahliye açısından bir imkân doğup doğmayacağı, ancak mevcut infaz durumu ve çıkması muhtemel düzenlemenin kapsamı birlikte incelenerek netleştirilebilir. Bu nedenle genel bilgilerle hareket edilmesi yanıltıcı olabilir.

      Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

      1. Hakan bey . 11. Yargı paketi covid düzenlemesiyle mevcut müddetnamemdeki suç tarihlerimin 31 temmuz 2023 öncesi olmasından dolayı 3 yıl DS ye çıktım . 2 aydır da denetimdeyim yükümlülüklerimi eksiksiz ve sorunsuz yerine getirmekteyim. İstinafta suç tarihi 2024 olan 6 ay bi cezam kesinleşti cezayı veren mahkeme infaza gönderdi çağrı kağıdını bekliyorum. Sorum şu; bu gelen 6 ay suç tarihi 2024 olan ceza eski müddetnameye içtima edildiğinde 11. Yargı paketinin bana kazandırdığı 3 yıl denetim hakkı geri alınır mı tekrar 1 yıl DS mi olur?

        1. Merhaba,

          Bu tür bir durumda değerlendirme yapılırken yalnızca yeni kesinleşen cezanın süresi değil; suç tarihi, mevcut denetimli serbestlik sürecinin hangi düzenlemeye göre başladığı, sonradan gelen hükmün infazda nasıl içtima edileceği ve infaz savcılığının uygulaması birlikte dikkate alınır. Özellikle farklı suç tarihlerine tabi cezaların bir araya gelmesi hâlinde, kazanılmış hak iddiaları ve hangi yargı paketi hükümlerinin uygulanacağı hususu uygulamada tartışmalı olabilmektedir.

          Bu nedenle “denetimli serbestlik hakkı tamamen ortadan kalkar mı” ya da “süre değişir mi” şeklinde dosya görülmeden net bir cevap vermek yanıltıcı olabilir. Mevcut denetim sürecinizin ve yeni cezanın infaza etkisinin doğru şekilde değerlendirilebilmesi için tüm infaz evraklarının birlikte ele alınması gerekir.

          Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

  11. Pandemi, depremden dolayı işi kötüye giden esnaf karşılıksız çek borcunu ödeyemediği için 01/08/2023tarihinden bu yana esnaf cezaevinde bunada acilen bir yapılandırma gelmesi lazım.Esnaf suçlu değil borçlu.Ayrica borcunu esnaf ödeyemediği için Beş yıl ceza verilmesi cezanın hepsini cezaevinde geçirmesi haksızlık

  12. Mrb covit yasası devam ediyormu
    1 yıl sekiz ay ceza alan mükerrir kisinin şuan 10.11.yargi paketinden yararlanıp yatari ne kadardır covit yasasida fayda edermi bu cezaya 2022 suç tarihi

    1. Merhaba,
      Sorunuz, cezanın infaz rejimi, mükerrirlik durumu, suç tarihi (2022) ve 10. Yargı Paketi ile COVID-19 dönemine özgü düzenlemelerin birlikte uygulanıp uygulanamayacağı gibi teknik ve dosyaya özgü unsurları içeriyor. Bu tür durumlarda tek bir oran veya süre söylemek yanıltıcı olabilir; çünkü infaz hesabı, hükmün kesinleşme tarihi, mükerrirliğin türü ve cezanın hangi kapsamda kaldığına göre değişebiliyor.

      Bu nedenle sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için dosyanın tüm ayrıntılarıyla birlikte incelenmesi gerekir. Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 88 50 veya 0533 488 63 78 nolu telefonları arayabilir ya da ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

    1. Merhaba,

      Denetimli serbestlikte ihlallerin hangi tarihlerde, hangi yükümlülükler nedeniyle ve dosya kapsamında nasıl değerlendirildiği, sürenin sıfırlanıp sıfırlanmayacağı veya infaza etkisi açısından belirleyicidir. Bu konularda dosyanın durumu ve infaz savcılığının işlemleri esas alınır; genel bir süre veya otomatik bir “sıfırlanma” kuralından söz etmek her zaman mümkün değildir.

      Somut dosyanızda mevcut ihlallerin denetimli serbestlik süresine nasıl yansıyacağının net şekilde değerlendirilebilmesi için dosya ayrıntılarının incelenmesi gerekir. Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

  13. Merhaba Hakan bey 2025 agustos ayında ölümlü trafik kazasi yaşadim. Karşı taraf alkolluydu 224 promil ve rahmetli oldu hakim bey adli tip trafik ihtisas’a gönderdi dosyayı bilirkişilerin çelişkili raporlarına göre. Hiç sabıkam yok olursa bana ceza verse denetimli serbestliğimi 1 yildan çok verirmi? 1 ayda kapalı ceza verdiler.

    1. Merhaba,
      Ölümlü trafik kazalarında kusur durumu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler, karşı tarafın ağır alkollü olması, adli sicil kaydınızın bulunmaması ve daha önce infazla ilgili yaşanan süreçlerin tamamı birlikte değerlendirilir. Özellikle dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmiş olması, kararın seyrini doğrudan etkileyebilecek kritik bir aşamadır.

      Bu tür dosyalarda verilecek cezanın miktarı, denetimli serbestlik süresi, hatta yeniden kapalı ceza ihtimali; tek bir kritere bakılarak öngörülemez. Dosyanın içeriği görülmeden yapılacak genel değerlendirmeler yanıltıcı olabilir ve yanlış beklenti oluşturabilir.

      Hak kaybı yaşamamanız adına dosyanızın mevcut durumu, raporlar ve infaz ihtimallerinin birlikte ele alınması gerekir.
      Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

  14. Ben daha önce ceza evinde yattm 2023 covit yasasında tahliye oldum ve kalan yaklaşık 4 senelik cezamı da denetim verdiler ve hiç ehliyetim olmadı peki neden bana ehliyet vermiyorlar bunun hakkında bilgi verirseniz size minnattar kalırım saygılarım la.

    1. Merhaba,
      Cezaevinde kalınan süre, denetimli serbestlik uygulaması ve hakkınızda verilmiş mahkûmiyet kararları bazı durumlarda sürücü belgesi verilmesini veya alınmasını engelleyen adli ya da idari yasaklara yol açabilmektedir. Ehliyetiniz hiç olmamış olsa dahi, devam eden bir infaz süreci, denetimli serbestlik tedbiri veya mahkeme kararında yer alan hak yoksunlukları nedeniyle başvurularınız kabul edilmeyebilir.

      Bu tür durumlarda sorunun mahkeme hükmünden mi, infaz dosyasından mı yoksa idari bir karardan mı kaynaklandığının net olarak tespit edilmesi gerekir. Aksi hâlde yapılan başvurular sonuçsuz kalabilmektedir. Somut durumunuzun belgeler üzerinden değerlendirilmesi ve hangi yolun izlenmesi gerektiğinin belirlenmesi önemlidir.

      Detaylı bilgi ve danışmanlık için 0216 451 8850 veya 0533 488 6378 nolu telefonları arayabilir veya ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir