Makaleler

Tam Yargı, Tazminat Davası Nedir?

Tam Yargı, Tazminat Davası Nedir?

Tam yargı davası, idarenin eylem ve işlemleri nedeniyle zarara uğrayan hak sahipleri tarafından, bu zararın tazmini amacıyla açılan bir idari dava türüdür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde tam yargı davasına şu şekilde yer verilmiştir:

“İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar” Bu tanımdan anlaşılacağı üzere tam yargı davası, idarenin eylem veya işlemlerinden dolayı bir kişinin hakkının ihlal edilmesi halinde doğacak zararın tazmini için kullanılan bir yoldur.

Tam Yargı, Tazminat Davası Nasıl Açılır?

İdari yargıda, idarenin hukuka aykırı eylem veya işlemlerinden kaynaklanan zararların tazmini amacıyla açılan davalara tam yargı davası denilmektedir. Tam yargı davaları, idari işlemler nedeniyle açılabileceği gibi, idari eylemler nedeniyle de açılabilir.

Tam yargı davasını açmak için öncelikle dava açılacak idareye başvuru yapmak zorunludur. Bu başvurunun sonucunun tebliği veya 60 günlük zımni ret süresinin bitiminden itibaren 60 gündür. Vergi mahkemelerinde dava açma süresi 30 gündür. Dava dilekçesinde, idarenin eylem veya işleminin hukuka aykırılığı, bu eylem veya işlemden kaynaklanan zararın varlığı ve bu zararın idarenin eylem veya işlemiyle arasında illiyet bağı bulunması hususları açıkça belirtilmelidir.

Dava dilekçesine, zararın miktarını gösteren belgeler de eklenmelidir. Zararın miktarı tespit edilemiyorsa, mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılabilir. Tam yargı davaları, idare mahkemelerinde görülür. Mahkeme, davayı incelerek, idarenin eylem veya işleminin hukuka aykırı olduğuna ve bu eylem veya işlemden kaynaklanan zararın bulunduğuna karar verirse, idareyi zararın tazminine hükmeder.

Tam Yargı Davası Çeşitleri

Tam yargı davası, idarenin bir işlemi veya eylemi nedeniyle zarara uğrayan kişinin, bu zararın giderilmesi amacıyla idare aleyhine açtığı bir idari dava türüdür. Tam yargı davaları, idarenin doğrudan veya dolaylı mali sorumluluğuna dayanabilir.

Tam yargı davasının çeşitleri şunlardır:

  • Tazminat davaları: İdarenin bir işlemi veya eylemi nedeniyle kişi veya kişilerin maddi veya manevi zarara uğraması halinde açılan davalardır. Tazminat davalarının açılabilmesi için, zararın meydana gelmesi, zararın idarenin işlemi veya eyleminden kaynaklanması ve zararın tazmini için gerekli olan koşulların oluşması gerekir.
  • İstirdât davaları: İdarenin bir işlemi nedeniyle kişinin malı veya parası haksız yere alındığında açılan davalardır. İstirdat davalarında, idarenin işleminin hukuka aykırı olması ve iade talebinin konusunu oluşturan mal veya paranın idarenin elinde bulunması gerekir.
  • Vergi davaları: Vergi yükümlülerinin, idare tarafından tahakkuk ettirilen verginin miktarı veya esasına ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla açılan davalardır. Vergi davalarının açılabilmesi için, dava konusu verginin tahakkuk etmiş olması gerekir.
  • İdari sözleşmeden doğan davalar: İdarenin taraf olduğu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü için açılan davalardır. İdari sözleşmeden doğan davaların açılabilmesi için, sözleşmenin idari işlem niteliğinde olması gerekir.

Tam yargı davaları, idari yargıda görevli idare mahkemelerinde görülür. Dava dilekçesinde, davanın konusu, dayanakları ve istemleri açıkça belirtilmelidir. Dava dilekçesine, davacının kimliğini ve adresini gösteren belgeler, zarara ilişkin belgeler ve varsa diğer deliller eklenmelidir. Tam yargı davaları, dava şartlarının gerçekleşmesi halinde, davalının savunması alındıktan sonra, idare mahkemesi tarafından esastan incelenir ve karara bağlanır. Tam yargı davaları, idarenin hukuka aykırı eylem veya işlemleri nedeniyle zarara uğrayan kişilerin, zararlarının giderilmesi için kullanabilecekleri önemli bir hukuki yoldur.

Tam Yargı Davası ile İptal Davası Farkı

İdari yargıda, idarenin hukuka aykırı işlemlerine karşı açılabilen iki temel dava türü vardır. Bunlar, tam yargı davası ve iptal davasıdır. Bu iki dava türü, aralarındaki bazı önemli farklılıklar nedeniyle birbirinden ayrılmaktadır. İptal davasının amacı, idari işlemin hukuka aykırılığını tespit ederek, bu işlemin ortadan kaldırılmasını sağlamaktır. İptal davasında, idarenin işleminin hukuka aykırılığı nedeniyle bir menfaatinin ihlal edilmesi yeterlidir.

İptal davası sonucunda, idari işlemin iptali ile birlikte, işlemin yapıldığı tarihten itibaren ortadan kalktığı kabul edilir. Tam yargı davasının amacı ise, idarenin eylem veya işlemlerinden dolayı uğranılan zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Tam yargı davasında, idarenin eylem veya işlemlerinin hukuka aykırı olup olmadığına bakılmaksızın, idarenin zararın gidermekle yükümlü olduğu kabul edilir. Tam yargı davası sonucunda, idarenin zararı tazmin etmesi gerekir.

İki dava türü arasındaki diğer önemli farklılıklar şunlardır:

  • Dava açma süresi: İptal davasında, dava açma süresi, idari işlemin tebliğinden itibaren 60 gündür. Tam yargı davasında ise, dava açma süresi, zararın öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl veya idari işlemin yapıldığı tarihten itibaren 5 yıldır.
  • Dava açabilecek kişiler: İptal davasını, idari işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle menfaati ihlal edilen herkes açabilir. Tam yargı davasını ise, idarenin eylem veya işlemlerinden dolayı zarar gören herkes açabilir.
  • Dava konusu: İptal davasında, dava konusu idari işlemdir. Tam yargı davasında ise, idari eylem veya işlemler ve bu eylem veya işlemlerden dolayı uğranılan zarardır.

Sonuç olarak, tam yargı davası ve iptal davası, idari yargıda açılabilen iki temel dava türüdür. Bu iki dava türü arasındaki farklılıkları bilmek, haklarınızı korumanız açısından önemlidir.

Mert Hukuk Burosu 3

Tam Yargı Dava Şartları

İdari işlem veya eylemden kaynaklanan zararın tazmini amacıyla açılan davalara tam yargı davası adı verilir. Bu davalar, idarenin hukuka aykırı bir eylem veya işlemi sonucunda zarar gören kişilerin, zararlarının tazmini için açtıkları davalardır.

Tam yargı davasının açılabilmesi için beş temel şartın varlığı gerekir. Bu şartlar şunlardır:

  • İdari bir işlem veya eylem olmalı: Tam yargı davası, ancak idare tarafından tesis edilmiş bir işlem veya eylem sonucunda açılabilir.
  • İdari işlem veya eylem sebebiyle zarar oluşmalı: İdarenin işlem veya eylemi sonucunda, davacıda maddi veya manevi bir zarar meydana gelmiş olmalıdır.
  • İdari işlem veya eylem ile zarar arasında nedensellik (illiyet) bağı bulunmalı: İdarenin işlem veya eylemi olmasaydı, zarar meydana gelmeyecekti.
  • Yargı yeri görevli olmalı: Tam yargı davası, idari işlemin veya eylemin niteliğine göre Danıştay, idare veya vergi mahkemesinde açılabilir.
  • Yargı yeri yetkili olmalı: Tam yargı davası, idari işlemin veya eylemin yapıldığı yer mahkemesinde açılmalıdır.

Tam Yargı Davası Açma Süresi Nedir?

Tam yargı davası açma süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.” Bu hüküm uyarınca, genel olarak idare mahkemelerinde görülen tam yargı davalarında dava açma süresi altmış gündür. Ancak, vergi hukukuna ilişkin idari işlemler nedeniyle açılacak tam yargı davalarında dava açma süresi otuz gündür.

Dava açma süresinin başlangıcı, zarara yol açan olayın idarenin bir işleminden mi yoksa eyleminden mi kaynaklandığına göre değişiklik göstermektedir. İdari işlemden kaynaklanan tam yargı davalarında dava açma süresi, işlemin ilgiliye tebliğinden itibaren başlar. Örneğin, bir idari işlem nedeniyle malına el konulan kişinin, bu işlem nedeniyle uğradığı zararın tazmini için açacağı tam yargı davasında dava açma süresi, malına el konulmasına ilişkin işlemin kendisine tebliğinden itibaren başlar.

İdari eylemden kaynaklanan tam yargı davalarında ise dava açma süresi, eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren başlar. Örneğin, bir idari eylem nedeniyle yaralanan kişinin, bu eylem nedeniyle uğradığı zararın tazmini için açacağı tam yargı davasında dava açma süresi, yaralanmasına neden olan eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren başlar. Dava açma süresi hak düşürücü niteliktedir. Bu nedenle, dava açma süresi geçtikten sonra açılan tam yargı davaları mahkemece incelenmez.

Tam yargı davalarında dava açma süresi, davacının hak kaybına uğramaması için dikkat edilmesi gereken önemli bir husustur. Dava açma süresinin başlangıç tarihini doğru belirlemek ve bu süreyi geçirmemek için bir avukattan yardım alınması tavsiye edilir.

Tam Yargı Davasında Yetkili Mahkeme

Tam yargı davası, idarenin bir eylemi veya işlemi nedeniyle zarara uğrayan kişinin, bu zararın tazmini için açtığı davadır. Bu davalar, idari yargıda, genel görevli mahkeme olan idare mahkemelerinde görülür.

Tam yargı davalarında yetkili mahkeme, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesidir. Zarar, bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer idare mahkemesi yetkilidir. Örneğin, bir devlet hastanesinde yapılan ameliyatta hastanın zarar görmesi halinde, yetkili mahkeme, ameliyatın yapıldığı yer idare mahkemesidir.

İdari sözleşmelerden doğan tam yargı davalarında ise, yetkili mahkeme, dava konusu idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Örneğin, bir belediye ile bir şirket arasında yapılan ihale sözleşmesi nedeniyle zarara uğrayan kişi, yetkili mahkeme olarak, belediyenin bulunduğu yer idare mahkemesine dava açabilir.

Tam yargı davasında yetkili mahkemenin belirlenmesi, davanın sonuçlanması açısından önemli bir husustur. Yetkili olmayan mahkemede açılan dava, yetkisizlik nedeniyle reddedilecektir. Bu nedenle, tam yargı davası açacak kişilerin, yetkili mahkemeyi doğru belirlemeleri gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir