Hakaret davası, bireylerin onur, şeref ve saygınlığını koruma amacıyla hukuk düzeninde önemli bir yere sahip olan dava türlerinden biridir. Günümüzde iletişim araçlarının çeşitlenmesi, özellikle sosyal medyanın yaygınlaşması ve dijital platformlarda yapılan paylaşımların artmasıyla birlikte hakaret fiilleri çok daha görünür ve yaygın hâle gelmiştir. Artık yalnızca yüz yüze söylenen sözler değil; mesajlaşma uygulamaları, sosyal medya paylaşımları, yorumlar ve e-postalar da hakaret suçunun konusu olabilmektedir. Bu durum, hakaret davalarını toplumun her kesimini doğrudan ilgilendiren bir hukuki mesele hâline getirmiştir.
Uygulamada pek çok kişi, maruz kaldığı söz veya davranışın hukuken “hakaret” sayılıp sayılmadığını, nasıl bir yol izlemesi gerektiğini ve haklarını hangi sürede, hangi mercilere başvurarak arayabileceğini tam olarak bilmemektedir. Aynı şekilde hakkında hakaret iddiası bulunan kişiler de sürecin nasıl işleyeceği konusunda çoğu zaman belirsizlik yaşamaktadır. Bu nedenle hakaret davası nasıl açılır sorusu, hem mağdurlar hem de şüpheliler açısından en çok merak edilen hukuki konuların başında gelmektedir.
Bu yazıda, hakaret davasına ilişkin temel kavramlar, başvuru ve delil sunma süreci, uzlaşma ve yargılama aşamaları, ceza ve tazminat boyutu ile birlikte, uygulamaya uygun bir şekilde ele alınacaktır.
Hakaret Suçu ve Cezası Nedir?
Hakaret suçu, bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövme suretiyle kişinin kişilik değerlerine saldırıda bulunulmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesiyle düzenlenen bu suç, bireyin toplum içindeki itibarını ve kişisel saygınlığını koruma altına almayı amaçlar. Hakaret suçu yalnızca yüz yüze söylenen sözlerle sınırlı değildir; yazılı mesajlar, sosyal medya paylaşımları, yorumlar, ses kayıtları ve benzeri iletişim araçlarıyla işlenen fiiller de hakaret suçu kapsamında değerlendirilir.
Hakaret suçu cezası, fiilin işleniş şekline ve koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Genel kural olarak hakaret suçu, adli para cezası veya hapis cezası ile yaptırıma bağlanmıştır. Suçun alenen işlenmesi, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi ya da kişinin dini, siyasi, sosyal veya mesleki değerleri üzerinden yapılması gibi durumlar, cezayı artırıcı nedenler arasında yer alır. Bu nedenle hakaret davası cezaları, olayın niteliğine göre farklı sonuçlar doğurabilmektedir.
Hakaret davası bakımından bu başlık altında bilinmesi gereken temel nokta; her rahatsız edici söz veya davranışın otomatik olarak hakaret suçu sayılmadığıdır. İfade özgürlüğü sınırları içinde kalan eleştiri ve ağır sözler ile hukuken hakaret kabul edilen ifadeler arasında ince bir ayrım bulunmaktadır. Bu ayrım, açılacak hakaret davasının seyrini ve sonucunu doğrudan etkiler. Bu nedenle hakaret suçu ve cezasının genel çerçevesini bilmek, hakaret davasına başvurmadan önce atılacak adımların doğru şekilde belirlenmesi açısından önem taşır.
✍️ Hakaret suçunun, tehdit suçu ile karıştırılmaması gerekir. Hakaret suçunda kişinin onur, şeref ve saygınlığı hedef alınırken; tehdit suçunda mağdurun geleceğine yönelik bir kötülük gerçekleştirme iradesi söz konusudur. Örneğin “şerefsizsin” gibi ifadeler hakaret suçu oluştururken, “seni öldüreceğim” şeklindeki ifadeler tehdit suçu kapsamında değerlendirilir. Bazı durumlarda ise aynı olay hakaret ve tehdit suçunu birlikte oluşturabilir.
Hakaret Davası Nedir?
Hakaret davası, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyen söz, yazı veya davranışlar nedeniyle ceza hukuku kapsamında açılan bir davadır. Bu dava ile amaçlanan, kişilik haklarına yapılan saldırının hukuken tespit edilmesi ve failin cezai sorumluluğunun ortaya konulmasıdır. Hakaret davası, Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen hakaret suçuna dayanır ve doğrudan ceza yargılamasının konusunu oluşturur.
Uygulamada hakaret davası çoğu zaman “şikâyet üzerine” açılan bir ceza davasıdır. Mağdur, kendisine yönelik hakaret fiilini öğrendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak süreci başlatır. Savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda yeterli şüphe oluşursa, şüpheli hakkında kamu davası açılır ve dosya ceza mahkemesine taşınır. Bu yönüyle hakaret davası, klasik anlamda bir özel hukuk davası değil, kamu düzenini ilgilendiren bir ceza davasıdır.
Hakaret davasının ceza hukuku boyutu, fail hakkında hapis cezası veya adli para cezası gibi yaptırımların uygulanabilmesi ihtimalini doğurur. Ancak hakaret fiili aynı zamanda kişinin kişilik haklarını da ihlal ettiği için, mağdur isterse ayrıca hukuk mahkemelerinde manevi tazminat davası açma hakkına da sahiptir. Bu durum, hakaret davasının hem ceza hukuku hem de özel hukuk alanını dolaylı olarak ilgilendiren çok yönlü bir hukuki niteliğe sahip olduğunu gösterir.
📌 Kısaca ifade etmek gerekirse hakaret davası, bir yandan kamu adına cezalandırma yetkisini harekete geçirirken, diğer yandan mağdurun kişilik haklarının korunmasını amaçlayan önemli bir hukuki mekanizmadır. Bu nedenle hakaret davası nasıl açılır sorusu, yalnızca bir başvuru sürecini değil, aynı zamanda ciddi sonuçlar doğurabilecek bir ceza yargılamasını da ifade eder.
Hakaret Davası Nasıl Açılır?
Hakaret davası nasıl açılır sorusu, özellikle sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte uygulamada en çok karşılaşılan hukuki konulardan biri hâline gelmiştir. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar, yorumlar ve mesajlar nedeniyle açılan davalar, günümüzde hakaret davalarının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu nedenle hakaret davası için gerekenler bilinmeden hareket edilmesi, hak kayıplarına yol açabilmektedir.
Hakaret davası açmadan önce dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar kısaca şunlardır:
- Söylenen söz veya yapılan paylaşım gerçekten hakaret suçu oluşturuyor mu?
- Olayı ispatlayacak yeterli delil mevcut mu?
- Mevcut deliller hukuka uygun şekilde elde edilmiş mi?
- Şikâyet için öngörülen süre henüz dolmamış mı?
- Olayın hangi makamda ve nasıl ileri sürülmesi gerektiği doğru belirlenmiş mi?
Bu temel unsurlar değerlendirilmeden yapılacak başvurular, hakaret davasının daha başında usulden reddedilmesine veya ispat yetersizliği nedeniyle sonuçsuz kalmasına neden olabilir.
✍️ Ayrıca başvuru yapılmadan önce olayın yalnızca hakaret mi yoksa tehdit suçu kapsamında mı kaldığının doğru şekilde belirlenmesi, yanlış suç isnadıyla karşılaşılmaması açısından önemlidir.
Hakaret Davası Dilekçesi
Hakaret davası süreci, çoğu zaman Cumhuriyet Başsavcılığına verilecek bir hakaret şikayet dilekçesi ile başlar. Dilekçede olayın ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleştiği açık, net ve çelişkiye yer vermeyecek şekilde anlatılmalıdır. Hakaret içeren söz veya davranış aynen aktarılmalı, mümkünse tarih ve saat bilgileri belirtilmelidir.
Ayrıca dilekçede;
- Mağdurun kimlik bilgileri,
- Şüphelinin biliniyorsa açık kimliği, bilinmiyorsa tespitini sağlayacak bilgiler,
- Mevcut deliller (ekran görüntüleri, mesaj kayıtları, tanık bilgileri vb.)
mutlaka yer almalıdır.
Bu aşamada yapılacak eksik veya hatalı bir anlatım, dosyanın baştan zayıflamasına yol açabilir. Bu nedenle hakaret şikayet dilekçesinin hazırlanmasında ceza hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek alınması, hem hukuki nitelendirmenin doğru yapılması hem de sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşır. Aksi halde verilecek yanlış bir bilgi ile müştekisi olunacak dosyanın sanığı haline gelebilmek mümkündür. Sanığı olunan dosyada da daha fazla ceza alınmasına sebebiyet verilebilir.
Savcılığa başvuru ve Delillerin Sunulması
Hakaret davası, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak şikâyet başvurusu ile başlatılır. Başvuru, doğrudan savcılığa dilekçe verilerek veya kolluk birimleri aracılığıyla yapılabilir.
Başvuru sırasında elde bulunan tüm deliller dilekçe ekinde sunulmalı ya da dilekçede delillerin neler olduğu açıkça belirtilmelidir. Savcılık, yapılan başvuru üzerine soruşturma başlatarak delilleri değerlendirir ve gerekli görürse şüpheli hakkında kamu davası açar.
Hakaret Davasında Uzlaşma
Hakaret suçu, kural olarak uzlaşma kapsamında olan suçlar arasında yer alır. Bu nedenle hakaret davasında uzlaşma mümkündür ve soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir.
Uzlaşma zorunlu bir süreçtir; savcılık, dava açmadan önce tarafların uzlaşma ihtimalini değerlendirmekle yükümlüdür. Taraflar uzlaşırsa dava açılmaz, açılmışsa düşer. Uzlaşma sağlanamazsa soruşturma normal şekilde devam eder.
Ancak bazı nitelikli hâllerde (örneğin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi) uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Bu ayrım, dosyanın hukuki niteliğine göre belirlenir.
Hakaret Davası Ön Ödeme Kurumu
Ön ödeme, ceza hukukunda, belirli suçlar bakımından failin belirlenen para miktarını ödemesi hâlinde kamu davasının açılmamasını veya açılmış davanın düşmesini sağlayan bir kurumdur.
Hakaret suçunda ön ödeme, yalnızca kanunda öngörülen şartların oluşması hâlinde uygulanabilir. Savcılık, dosya kapsamına göre ön ödeme hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağını değerlendirir. Şüpheli, kendisine bildirilen ön ödeme tutarını süresi içinde öderse hakkında kamu davası açılmaz.
Hakaret ön ödeme uygulaması, her hakaret dosyasında otomatik olarak devreye giren bir mekanizma değildir. Suçun işleniş biçimi ve dosyanın hukuki durumu bu konuda belirleyicidir.
Hakaret Davalarında Yargılama Süreci
Savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda yeterli şüphe oluşursa kamu davası açılır ve dosya ceza mahkemesine gönderilir. Bu aşamadan sonra kovuşturma, yani yargılama süreci başlar.
Mahkeme, tarafları duruşmaya çağırır, delilleri toplar, tanıkları dinler ve tarafların savunmalarını alır. Yapılan yargılama sonunda sanık hakkında beraat, ceza verilmesi veya davanın düşmesi gibi kararlar verilebilir.
Yargılama süreci, dosyanın niteliğine, delil durumuna ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişkenlik gösterebilir.
Hakaret Davası Nasıl İspat Edilir?
Hakaret suçunda ispat yükü, iddiada bulunan tarafa yani mağdura aittir. Hakaret fiilinin gerçekleştiğini ve failin kim olduğunu ortaya koyacak yeterli delilin sunulması gerekir.
İspat için en sık kullanılan deliller şunlardır:
- Sosyal medya paylaşımları ve yorumları,
- Mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar,
- Ses kayıtları (hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması şartıyla),
- Ekran görüntüleri,
- Tanık beyanları.
Özellikle dijital delillerde, içeriğin sonradan değiştirilmediğini ve gerçekten şüpheliye ait olduğunu gösteren teknik tespitler büyük önem taşır. Hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller ise mahkeme tarafından dikkate alınmaz.
Hakaret davasının başarıyla sonuçlanabilmesi için, delillerin hem yeterli hem de hukuka uygun olması temel şarttır.
Hakaret Davası Nasıl Sonuçlanır?
Hakaret davası, yapılan yargılama sonunda sanığın suçsuz bulunması ya da suçlu bulunması şeklinde iki temel sonuçla tamamlanır.
Sanığın suçsuz bulunması hâlinde mahkeme beraat kararı verir. Beraat, isnat edilen fiilin sanık tarafından işlenmediğinin, fiilin suç oluşturmadığının veya yeterli ve kesin delil bulunmadığının tespiti anlamına gelir. Bu durumda ceza yargılaması sona erer.
Beraat kararı verilmesi, mağdur açısından her zaman hukuki yolların tamamen tükendiği anlamına gelmez. Olayın niteliğine göre, kişilik haklarının ihlal edildiği düşünülüyorsa hukuk mahkemelerinde manevi tazminat davası açılması mümkündür. Ayrıca beraat gerekçesi, ileride açılabilecek olası davalar bakımından belirleyici olur.
Sanığın suçlu bulunması hâlinde ise mahkeme, fiilin hukuki niteliğine ve dosya kapsamına göre ceza tayinine gider. Bu noktada hakaret davasının cezası gündeme gelir ve uygulanacak yaptırım, aşağıdaki başlık altında değerlendirilir.
Hakaret Davası Cezası Nedir?
Hakaret davası cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi esas alınarak belirlenir. TCK m.125/1’e göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövme suretiyle saldırıda bulunan kişi hakkında 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası uygulanır. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre bu iki yaptırımdan birini tercih eder.
Hakaret davasının cezası belirlenirken;
- Suçun alenen işlenip işlenmediği,
- Sosyal medya, internet siteleri veya basın-yayın yoluyla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği,
- Mağdurun kamu görevlisi olup olmadığı,
- Hakaretin mağdurun görevinden dolayı yapılıp yapılmadığı
gibi hususlar doğrudan ceza miktarını etkiler.
Örneğin:
- TCK m.125/4 uyarınca hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar, uygulamada genellikle “aleniyet” kapsamında değerlendirilir.
- TCK m.125/3-a gereği, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret edilmesi durumunda cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
- TCK m.125/2 kapsamında hakaretin yazılı, sesli veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı cezalar uygulanır; bu madde özellikle mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya için önem taşır.
Hakaretin ağırlığı, kullanılan ifadelerin niteliği ve mağdur üzerindeki etkisi dikkate alındığında hapis cezası gündeme gelebilir. Verilen hapis cezası, şartları oluştuğunda adli para cezasına çevrilebilir ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir.
Özetle, hakaret davası cezası her dosyada aynı şekilde uygulanmaz. Hakaret davasının cezası, Türk Ceza Kanunu’nda belirlenen sınırlar içinde kalmak kaydıyla, olayın özelliklerine göre mahkeme tarafından takdir edilir. Bu nedenle hakaret davası cezaları somut olayın niteliğine göre farklılık gösterebilir.
Hakaret Davası Ne Kadar Sürer?
Hakaret davasının ne kadar süreceği, dosyanın özelliklerine göre değişiklik gösterebilir. Soruşturma ve yargılama süreci birlikte değerlendirildiğinde, hakaret davaları genellikle birkaç ay ile bir yıl arasında sonuçlanabilmektedir. Ancak bu süre, her dosya için aynı değildir ve bazı durumlarda daha uzun sürebilir.
Davanın süresini etkileyen başlıca unsurlar şunlardır:
- Delillerin toplanma süresi ve niteliği,
- Tanık olup olmaması ve tanık sayısı,
- Dosyada bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediği,
- Tarafların duruşmalara katılımı ve savunmaların kapsamı,
- Mahkemenin iş yükü ve dosya yoğunluğu,
- Uzlaşma veya ön ödeme gibi kurumların devreye girip girmemesi,
- Üst Mahkemeye taşınıp taşınmaması.
Özellikle sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçlarında, hesap sahipliğinin tespiti ve dijital verilerin temini süreci davayı uzatabilmektedir. Buna karşılık, delillerin açık ve tartışmasız olduğu dosyalarda yargılama çok daha kısa sürede tamamlanabilir.
Sonuç olarak, hakaret davasının süresi kesin bir zaman aralığı ile ifade edilemez. Ancak uygulamada, basit ve delili güçlü dosyaların daha kısa sürede, karmaşık ve çok delilli dosyaların ise daha uzun sürede sonuçlandığı kabul edilmektedir.
Hakaret Davası Zamanaşımı
Hakaret davasında iki ayrı süre kavramı önemlidir: şikâyet süresi ve zamanaşımı süresi. Bu iki süre birbirinden farklıdır ve uygulamada sıklıkla karıştırılmaktadır.
Öncelikle hakaret suçu, kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur. Bu nedenle mağdur, hakaret fiilini ve failini öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunmak zorundadır. Bu süreye hakaret suçu şikayet süresi denir. Altı aylık süre içinde şikâyet hakkı kullanılmazsa, sonradan hakaret davası açılması mümkün olmaz.
Şikâyet süresi ile karıştırılmaması gereken diğer kavram ise hakaret suçu zamanaşımıdır. Zamanaşımı, suç işlendiği hâlde belirli bir süre içinde dava açılmaz veya sonuçlandırılmazsa, devletin cezalandırma yetkisinin ortadan kalkmasını ifade eder. Hakaret suçu için öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında, ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu süre, suçun işlendiği tarihten itibaren başlar.
Özetle:
- Hakaret suçu şikayet süresi: 6 ay
- Hakaret suçu zamanaşımı: 8 yıl
Bu iki süreden biri kaçırıldığında hakaret davası açma imkânı ortadan kalkar. Bu nedenle hakaret davası zamanaşımı ve şikâyet süresi, sürecin en kritik hukuki unsurları arasında yer alır ve mutlaka titizlikle takip edilmelidir.
Hakaret Tazminat Davası
Hakaret suçu, yalnızca ceza hukuku bakımından yaptırıma bağlanan bir fiil değildir. Aynı zamanda kişinin kişilik haklarına doğrudan bir saldırı niteliği taşıdığı için tazminat sorumluluğunu da doğurur. Bu nedenle hakarete uğrayan kişi, ceza davasından bağımsız olarak veya ceza davası ile birlikte, hukuk mahkemelerinde hakaret tazminat davası açma hakkına sahiptir.
Hakaret nedeniyle açılan tazminat davaları, kural olarak manevi tazminat talebine dayanır. Çünkü hakaret, kişinin maddi malvarlığından ziyade onur, şeref, saygınlık ve toplum içindeki itibarına zarar verir. Manevi tazminatın amacı, uğranılan manevi zararın bir ölçüde giderilmesini sağlamak ve kişilik haklarına yapılan saldırının hukuken karşılıksız kalmadığını göstermektir.
Hakaret tazminat davası açılabilmesi için, hakaret fiilinin hukuka aykırı olması, kişilik haklarını ihlal etmesi ve mağdurda manevi bir zarar meydana getirmesi gerekir. Ceza davasında verilen mahkûmiyet kararı, tazminat davası açısından güçlü bir dayanak oluşturur. Ancak ceza davası olmasa bile, gerekli şartlar varsa tazminat talebi ileri sürülebilir.
Hakaret Davası Para Cezası Kaç TL 2026
Hakaret davası para cezası (adli para cezası) miktarı, TCK m. 125 uyarınca hâkim tarafından verilecek gün sayısına ve günlük para cezası tutarına göre belirlenir. Hâkim, gün sayısını suçun ağırlığı ve dosyanın özelliklerine göre takdir eder ve günlük para cezası 20 ₺ ile 100 ₺ arasında uygulanabilir; böylece toplam ceza mahkeme kararıyla şekillenir. Örneğin; 90 gün ile 730 gün arası adli para cezası verilebilir ve günlük tutar bu aralık içinde belirlenecek rakamla çarpılarak toplam miktar ortaya çıkar.
Uygulamada basit hakaret suçlarında mahkeme kararları çoğunlukla 10 000 ₺ ile 60 000 ₺ arasında adli para cezası olarak görülmektedir. Bu rakam suçun niteliğine, işleniş biçimine ve olayın somut koşullarına göre artabilir veya azalabilir.
Önemli notlar:
- Hakaret suçunun alenen işlenmesi hâlinde ceza hem hapis hem de adli para cezası açısından 1/6 oranında artırılır; bu durum sosyal medya paylaşımları için sıklıkla uygulanır.
- Ceza miktarı doğrudan yasa ile sabit belirlenmemiş olup hâkimin takdirine bağlıdır; bu nedenle aynı tür hakaret olaylarında farklı mahkeme kararlarında değişik para cezaları görülebilir.
📌 Hakaret davası para cezası sabit bir rakam değil gün sayısı × günlük tutar esasına göre hesaplanır; pratikte ise ortalama olarak on binlerce lirayı bulabilmektedir
Hakaret Davası Açma Ücreti: Dava Masrafları
Hakaret davası bir ceza davası olduğu için “dava değeri” gibi bir kavram esas alınmaz; bununla birlikte mahkeme harçları ve yargılama giderleri gibi bazı masraflar ortaya çıkar. Bu tür masraflar aşağıdaki kalemlerden oluşabilir:
- Başvuru/mahkeme harcı
- Vekâletname harcı
- Baro pulu
- Gider avansı (bildirim, tebligat ve posta)
- Tanık, bilirkişi ve diğer işlemler
- Ek masraflar
Hakaret Davalarında Avukatlık Ücreti
Hakaret davalarında avukatlık ücreti, taraf ile avukat arasında serbestçe kararlaştırılır; ancak Türkiye Barolar Birliği’nin yayımladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) alt sınır olarak esas alınır. Bu tarifeye göre avukat, belirlenen asgari ücretin altında ücret talep edemez.
Avukatlık ücreti belirlenirken dikkate alınan başlıca faktörler:
- Dosyanın türü ve niteliği (basit hakaret / karmaşık sosyal medya hakaretleri vb.),
- Yargılama sürecinin tahmini süresi ve duruşma sayısı,
- Avukatın deneyimi ve uzmanlık alanı,
- Şehir ve piyasa koşulları gibi unsurlardır.

Hakaret Davalarında Avukat Desteğinin Önemi
Hakaret davaları, ceza hukuku kapsamında değerlendirildiği için usul kurallarına ve sürelere son derece bağlıdır. Bu nedenle sürecin deneyimli bir hakaret davası avukatı eşliğinde yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.
Hakaret davalarında ceza avukatı, öncelikle olayın hukuki niteliğini doğru şekilde değerlendirir. Her kırıcı veya rahatsız edici söz hakaret suçu oluşturmadığından, dava açılmadan önce yapılacak bu değerlendirme, gereksiz ve sonuçsuz başvuruların önüne geçer. Aynı şekilde şüpheli konumundaki kişiler açısından da, isnadın hukuken suç teşkil edip etmediğinin doğru analiz edilmesi savunma stratejisinin temelini oluşturur.
Delillerin toplanması ve sunulması aşamasında da avukat desteği belirleyici rol oynar. Özellikle sosyal medya paylaşımları, mesajlaşma kayıtları ve dijital içeriklerin hukuka uygun biçimde dosyaya kazandırılması gerekir. Aksi hâlde, güçlü görünen deliller dahi hukuka aykırı elde edildiği gerekçesiyle geçersiz sayılabilir.
Yargılama sürecinde ise avukat, iddia ve savunmaların hukuki zeminde, doğru ve etkili biçimde ortaya konulmasını sağlar. Mahkeme huzurunda yapılacak beyanların, dosya içeriğine uygun ve tutarlı olması, davanın sağlıklı şekilde sonuçlanması açısından önemlidir.
📌 Hakaret davalarında avukat desteği, yalnızca bir temsil faaliyeti değildir. Sürecin başından sonuna kadar hukuki risklerin doğru yönetilmesini, usul hatalarının önlenmesini ve tarafların haklarının etkin şekilde korunmasını sağlayan temel bir güvencedir.
Hakaret Davası Örnekleri (Yargıtay Kararlarıyla)
Aşağıda, Yargıtay içtihatlarına göre hakaret suçuyla ilgili bazı örnek karar özetleri verilmiştir. Bu örnekler, süreç içinde hangi durumlarda hakaret suçunun oluşup oluşmadığını ya da hukuki değerlendirmelerin nasıl yapıldığını göstermesi açısından faydalıdır:
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi – Hakaretin Unsurlarının Oluşmaması Nedeniyle Bozma
Bir dosyada yerel mahkemenin sanığı hakaret suçundan mahkûm etmesine rağmen Yargıtay, sanığın “…başka şey söylüyorsun… lan” gibi ifadelerinin kaba ve nezaket dışı olduğuna ancak hukuken hakaret suçunun unsurlarını oluşturacak nitelikte olmadığına işaret ederek hükmü bozmuştur. Bu kararda hakaret suçunun oluşması için söylenen sözlerin kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek düzeyde somut bir fiil veya olgu isnadı içermesi gerektiği vurgulanmıştır. - Yargıtay 4. Ceza Dairesi – Aleni Hakarette Aleniyet Şartı Değerlendirmesi
Başka bir kararında Yargıtay, hakaret fiilinin “aleniyet” (herkes tarafından algılanabilir şekilde) niteliğini değerlendirirken yalnızca fiziksel ortamın “aleni yer” olması yeterli değildir; sözün tüm somut bağlamının açıklanması gerektiğini belirtmiştir. Bu tür değerlendirmeler, özellikle sosyal ortam veya toplu mekanlarda işlenen hakaretlere ilişkin dosyalarda önem kazanır. - Yargıtay 4. Ceza Dairesi – Mesajlaşma/İletişim Yoluyla Hakaret
Yargıtay uygulamasında, iletişim yolları (mesajlaşma, sosyal medya vb.) aracılığıyla yapılan hakaretlerin de sorumluluk doğurabileceği kabul edilmektedir; yeter ki failin mağduru hedef aldığı ve sözlerin mağdur tarafından öğrenileceği bilinerek iletildiği tartışmasız olsun. (Bu ilke Yargıtay tarafından sosyal medya ve iletişim yolu içeren hakaret dosyalarında benimsenmiştir – uygulamada Yargıtay 4. Ceza Dairesi içtihatlarında yer almaktadır.) - Yargıtay 18. Ceza Dairesi – Hakaret Suçunun Cezai Koruduğu Değerler
Bir diğer Yargıtay kararı, hakaret suçunun cezalandırılmasının temelindeki hukuki değerin kişinin şeref, haysiyet ve toplum içindeki itibarı olduğuna dikkat çekmiştir. Bu kararda, bir ifade hakkı kullanımı ile hakaret fiili arasındaki ayırıcı önemin altı çizilmiştir: eleştiri özgürlüğü ile hakaret suçunun kapsamı farklıdır.
📌 Bu örnekler, hakaret davası sürecinde Yargıtay’ın ne şekilde yaklaşım benimsediğini gösterir ve benzer olaylarda hukuki değerlendirmenin nasıl yapılacağını anlamaya yardımcı olur.
Hakaret Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
⚖️ Hakaret davasında ne kadar tazminat alınır?
✍️ Hakaret nedeniyle açılan tazminat davasında alınacak miktar sabit değildir. Hakaretin ağırlığı, aleni olup olmaması, mağdurun toplumdaki konumu, olayın mağdur üzerindeki etkisi ve tarafların ekonomik durumları gibi unsurlar dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir. Uygulamada tazminat miktarları birkaç bin TL’den başlayıp, olayın niteliğine göre çok daha yüksek tutarlara da çıkabilmektedir.
⚖️ Hakaret davası ne kadar sürede sonuçlanır?
✍️ Hakaret davaları genellikle birkaç ay ile 1 yıl arasında sonuçlanmaktadır. Ancak dosyanın yoğunluğu, delillerin toplanma süresi, tanıkların dinlenmesi ve mahkemenin iş yükü bu süreyi uzatabilir. Uzlaşma sağlanırsa dava çok daha kısa sürede sona erebilir.
⚖️ Hakaret davasında kaç şahit gerekir?
✍️ Hakaret davası açmak için belirli sayıda tanık zorunluluğu yoktur. Tek bir tanığın beyanı bile, diğer delillerle desteklenmesi halinde yeterli olabilir. Ayrıca hakaretin mesaj, sosyal medya paylaşımı veya ses kaydı gibi dijital delillerle ispatı mümkündür; bu durumda tanık olmadan da dava yürütülebilir.
⚖️ Hakaret davasında avukatla takip önemli midir?
✍️ Ceza hukuku usulü ve delil değerlendirmesi teknik konular içerdiği için bir ceza avukatından destek alınması hak kaybı yaşanmasının önüne geçer. Özellikle sosyal medya kaynaklı hakaret davalarında hukuki strateji büyük önem taşır.
⚖️ Hakaret davasında avukat ücretini kim öder?
✍️ Kural olarak herkes kendi avukatlık ücretini kendisi öder. Müşteki veya sanık ile avukat arasında belirlenen avukatlık ücreti Baroların Asgari Ücret Tarifesi de dikkate alınarak karşılıklı olarak tayin edilir ve avukat hizmeti almak isteyenler tarafından avukata ödenir.
⚖️ Hakaret davasından hapse girilir mi?
✍️ Hakaret suçu için kanunda hapis cezası veya adli para cezası öngörülmüştür. Özellikle ilk kez suç işleyen kişiler açısından cezanın ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) da çoğunlukla uygulanır. Dolayısıyla kişisel durumlar ile olayın özelliğine göre doğrudan cezaevine girme ihtimali de bulunmaktadır.
⚖️ Hakaret ile tehdit suçu arasındaki fark nedir?
✍️ Hakaret suçu, kişinin onur ve saygınlığını rencide eden söz veya davranışları kapsar. Tehdit suçu ise mağdura gelecekte bir kötülük yapılacağı yönünde korku yaratmayı amaçlar. Aynı olayda her iki suçun unsurları birlikte bulunabilir ve bu durumda ayrı ayrı değerlendirme yapılır.




