Araç Değer Kaybı Şartları: Kimler, Hangi Durumlarda Talep Edebilir?

Araç Değer Kaybı Şartları: Kimler, Hangi Durumlarda Talep Edebilir?

Trafik kazaları yalnızca araçta oluşan fiziksel hasarla sınırlı bir zarara yol açmaz. Araç onarılsa dahi, ikinci el piyasasında artık “hasar görmüş” olarak değerlendirildiği için ekonomik değerinde kalıcı bir düşüş meydana gelir. İşte bu düşüş, hukuken araç değer kaybı olarak adlandırılır ve belirli koşullar altında tazmin edilmesi mümkündür.

Uygulamada birçok kişi, aracını tamir ettirdikten sonra zararının tamamen karşılandığını düşünse de gerçekte önemli bir hak kaybı yaşanabilmektedir. Çünkü onarım masrafı karşılanmış olsa bile, aracın piyasa değeri eski seviyesine dönmez. Bu nedenle araç değer kaybı şartları, zarar görenin gerçek kaybının tespit edilmesi ve eksiksiz şekilde tazmin edilmesi açısından büyük önem taşır.

Bu yazıda; araç değer kaybının ne olduğu, neden önemli olduğu, nasıl talep edileceği ve 2026 yılı itibarıyla geçerli olan araç değer kaybı şartları nelerdir sorularını açık ve anlaşılır şekilde ele alacağız. Böylece hem hak sahiplerinin hangi durumlarda değer kaybı talep edebileceği netleşecek hem de uygulamada sıkça karşılaşılan tereddütler giderilmiş olacaktır.

Değer Kaybı Nedir?

Değer kaybı, bir aracın trafik kazası geçirmesi sonucu onarılmış olsa bile ikinci el piyasasındaki satış değerinin düşmesidir. Araç teknik olarak eski haline getirilse dahi, hasar kaydı oluştuğu için alıcılar tarafından daha düşük bedelle değerlendirilmeye başlanır. Bu ekonomik kayıp, araç sahibinin gerçek zararıdır ve hukuken tazmin edilmesi gereken bir zarar kalemi olarak kabul edilir.

Kazada Değer Kaybının Önemi 📉

Kaza sonrası meydana gelen değer kaybı, yalnızca aracın fiziksel hasarının giderilmesiyle ortadan kalkmaz. Araç onarılsa dahi, hasar geçmişi nedeniyle ikinci el piyasasında her zaman daha düşük bir bedelle alıcı bulur. Bu durum, araç sahibinin malvarlığında kalıcı bir eksilmeye yol açar ve gerçek zararın yalnızca tamir masraflarından ibaret olmadığını gösterir.

Bu noktada araç değer kaybı şartları büyük önem taşır. Çünkü her trafik kazasında otomatik olarak değer kaybı oluştuğu kabul edilmez. Kazada değer kaybı talebi için kazanın niteliği, kusur durumu, hasarın boyutu ve araç üzerindeki etkisi gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Şartların doğru şekilde tespit edilmesi, hak sahibinin eksiksiz bir tazminat alabilmesinin temelini oluşturur.

Uygulamada sıkça karşılaşılan hatalardan biri, yalnızca onarım giderlerinin karşılanmasının yeterli görülmesidir. Oysa araç, kazadan önceki piyasa değerine fiilen geri dönemez. Bu nedenle değer kaybı, zarar görenin korunması açısından ayrı ve bağımsız bir tazminat kalemi olarak kabul edilir.

Kazada değer kaybının önemi, maddi zararın gerçek boyutunu ortaya koymasından kaynaklanır. Araç değer kaybı şartları dikkate alınmadan yapılan talepler eksik veya reddedilmeye açık olurken, şartlara uygun ve doğru şekilde yapılan başvurular, zararın hukuka uygun biçimde telafi edilmesini sağlar. Bu da hem hak kayıplarını önler hem de sürecin daha kısa sürede ve sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar.

Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır?

Araç değer kaybı nasıl alınır sorusunun yanıtı hem prosedürel hem de teknik adımları içerir. Öncelikle kazadan sonra aracın mevcut ikinci el piyasa değeri ile kazadan önceki değeri arasındaki farkın tespit edilmesi gerekir; bu kısım değer kaybı hesaplama olarak adlandırılır ve genellikle yetkin bilirkişi raporlarıyla belirlenir. Değer kaybı tespit edildikten sonra, zarar görenin kusur oranı, hasarın niteliği ve diğer hukuki unsurlar dikkate alınarak tazminat talep edilir.

Bu talep, sigorta şirketiyle yapılan uzlaşma süreciyle gerçekleştirilebileceği gibi, gerekli hallerde değer kaybı davası açılarak da sonuçlandırılabilir. Dava sürecinde mahkeme, bilirkişi raporları ve dosya kapsamındaki diğer delillere dayanarak kaybın varlığı ve miktarına karar verir.

👉 Detaylı açıklama ve süreç hakkında bilgi için bakabilirsiniz: Araç değer kaybı nasıl alınır?

Ancak her trafik kazasında otomatik olarak değer kaybı tazminatı alınması mümkün değildir; değer kaybının talep edilebilmesi için kanun ve uygulama tarafından belirlenmiş bazı şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerekir.

🚗 Araç Değer Kaybı Şartları Nelerdir? 2026

Araç değer kaybı şartları, hem yargı kararları hem de sigorta uygulamaları doğrultusunda belirli kriterlere bağlanmıştır. Bu şartlar sağlanmadan yapılan başvurularda araç değer kaybı talebinin kabul edilmesi mümkün olmayacağından, hak kaybı yaşanmaması için bu şartlar dikkatle değerlendirilmelidir.

Trafik kazasının meydana gelmiş olması

Araç değer kaybından söz edilebilmesi için öncelikle ortada hukuken geçerli bir trafik kazasının bulunması gerekir. Değer kaybı, kazaya bağlı olarak ortaya çıkan bir zarar türü olduğundan, herhangi bir çarpma, darbe veya dış etkenle oluşan hasarlar bu kapsamda değerlendirilmez. Bu nedenle araç değer kaybı şartları arasında ilk ve en temel unsur, kazanın fiilen gerçekleşmiş olmasıdır.

Trafik kazası; araçların karayolunda hareket hâlindeyken ya da durur vaziyetteyken başka bir araçla, yayayla, sabit bir cisimle veya başka bir unsurla çarpışması sonucu meydana gelen olayları ifade eder. Bu kazanın polis veya jandarma tarafından tutulan kaza tespit tutanağıyla ya da tarafların anlaşmalı olarak düzenlediği tutanakla belgelendirilmesi gerekir. Belgelendirilmeyen olaylarda araç değer kaybı talebinin ispatı mümkün olmayacağından, hukuki süreç sağlıklı şekilde ilerlemez.

Kazada kusurlu bir tarafın bulunması

Araç değer kaybı talep edilebilmesi için kazada karşı tarafın kusurlu olması gerekir. Uygulamada araç değer kaybı şartları bakımından en önemli hususlardan biri, zarar gören aracın sürücüsünün kazada kusursuz veya hafif kusurlu olmasıdır. Başka bir ifadeyle, araç değer kaybı tazminatı talep edebilmek için karşı tarafın mutlaka kusurlu olması esastır.

Araç değer kaybı şartları kapsamında kusur durumu, talebin kabul edilip edilmeyeceğini doğrudan etkileyen temel kriterlerden biridir. Eğer kazada her iki taraf da kusurlu ise, araç değer kaybı talebi kusur oranına göre değerlendirilir; ancak uygulamada sigorta şirketleri çoğunlukla yalnızca karşı tarafın tam kusurlu olduğu durumlarda değer kaybı ödemesi yapmaktadır. Bu nedenle kusur durumunun doğru ve açık şekilde tespit edilmesi, değer kaybı sürecinin en kritik aşamalarından biridir. Sigorta şirketleri genellikle tam kusur aradıklarından, kusur oranının paylaşıldığı durumlar için kusura itiraz edilmesi gereklilik arz etmektedir. Aksi halde oransal dahi olsa hakkınızın teslim edilmemesi durumuyla karşılaşabilirsiniz. Bu durum da yargısal veya hakem denetimi ile mümkündür.

Kusur oranı, trafik kazası tespit tutanağı, polis veya jandarma raporu ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile belirlenir. Bu belgelerde karşı tarafın tam kusurlu olduğunun ortaya konulması talebin hukuki dayanağını oluşturur ve sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar.

Araçta maddi hasar oluşmuş olması

Araç değer kaybından söz edilebilmesi için kazaya bağlı olarak araçta maddi bir hasarın meydana gelmiş olması gerekir. Araç değer kaybı şartları arasında bu unsur, zararın somut ve ölçülebilir olmasını sağlayan temel kriterlerden biridir. Çünkü araç değer kaybı, ancak aracın fiziki bütünlüğünün bozulması ve bu bozulmanın piyasa algısını etkilemesi halinde ortaya çıkar.

Ancak her maddi hasar değer kaybı doğurmaz. Özellikle aracın hurdaya ayrılması ya da pert (tam hasarlı) olarak kabul edilmesi hâlinde araç değer kaybı talep edilemez. Yani pert araç değer kaybı uygulamada mümkün değildir; çünkü bu tür araçlarda artık ikinci el piyasa değerinden söz edilemeyeceği kabul edilir. Bu durumda zarar, değer kaybı olarak değil, aracın bedelinin tamamen tazmini kapsamında değerlendirilir.

Bu nedenle araç değer kaybı şartları arasında, araçta maddi hasarın bulunması kadar, aracın onarılabilir nitelikte olması koşulu da önemlidir. Onarımı mümkün olmayan veya ekonomik olarak onarımı anlamını yitirmiş araçlarda değer kaybı değil, farklı bir tazminat rejimi uygulanır.

Hasarın onarım yoluyla giderilmiş olması

Araç Değer Kaybı Şartları: Hasarın onarım yoluyla giderilmiş olması

Araç değer kaybı talep edilebilmesi için meydana gelen hasarın onarım yoluyla giderilmiş olması gerekir. Bu husus, zararın kalıcı değil, onarımla giderilebilir nitelikte olduğunu ve buna rağmen aracın piyasa değerinde düşüş yaşandığını ortaya koyar. Bu düşüş, hukuken değer kaybı olarak adlandırılır ve araç değer kaybı şartları oluştuğu takdirde zarar gören tarafından tazmin edilmesi mümkündür.

Henüz tamir edilmemiş, hasarlı hâliyle bekleyen bir araç için değer kaybı hesabı yapılması mümkün değildir. Çünkü aracın gerçek durumu, ancak onarım tamamlandıktan sonra net olarak ortaya çıkar. Onarımın hangi parçaları kapsadığı, değişen veya boyanan alanların niteliği ve yapılan işlemlerin aracın piyasa algısına etkisi, değer kaybının tespitinde doğrudan belirleyici unsurlardır.

Bu nedenle araç değer kaybı talebinden önce aracın tamirinin tamamlanmış olması ve bu onarımın fatura, servis kayıtları veya eksper raporlarıyla belgelendirilmesi gerekir. Aksi hâlde araç değer kaybı şartları oluşmamış sayılır ve talep hukuken sağlıklı bir zemine oturmaz.

Aracın ikinci el piyasa değerinde düşüş meydana gelmesi

Araç değer kaybının varlığından söz edilebilmesi için, kazadan ve onarım sürecinden sonra aracın ikinci el piyasa değerinde somut bir düşüş meydana gelmiş olması gerekir. Değer kaybı, soyut bir ihtimal değil, ekonomik olarak ölçülebilen bir zarardır ve bu nedenle değer kaybı hesaplama süreci büyük önem taşır.

Araç değer kaybı hesaplaması yapılırken; aracın marka ve modeli, üretim yılı, kilometresi, hasarın bulunduğu bölge, değişen veya onarılan parçaların niteliği ve aracın kazadan önceki piyasa durumu birlikte değerlendirilir. Bu unsurlar dikkate alınarak, aracın kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki değeri arasındaki fark tespit edilir.

Bu tespit genellikle uzman bilirkişiler veya sigorta eksperleri tarafından yapılır. Ortaya çıkan fark, araç sahibinin uğradığı gerçek zararı ifade eder ve değer kaybı tazminatının temelini oluşturur. İkinci el piyasa değerinde fiili bir düşüş bulunmadığı hâllerde ise, araç değer kaybı talebinden söz edilemez.

Araçta daha önce aynı bölgeden ağır hasar bulunmaması

Araç değer kaybı talebinde bulunulabilmesi için, kazada hasar gören bölümün daha önce ağır hasar görmemiş olması gerekir. Önceden aynı bölgeden ciddi hasar almış bir araçta, kaza sonrası değer kaybı yeni bir zarar olarak kabul edilmez. Zaten değerini kaybetmiş bir parçanın yeniden değer kaybettiğinden söz edilmesi hukuken mümkün değildir.

Bir başka ifadeyle, değer kaybı, kazanın araç üzerinde yarattığı yeni ve ilave ekonomik zararı ifade eder. Eğer hasar gören bölüm daha önce de ağır hasar kaydı taşıyorsa, kaza sonrası değer kaybı ile kazadan önceki durum arasında anlamlı bir fark ortaya çıkmaz. Bu durumda talep edilecek değer kaybı hukuki dayanaktan yoksun olur.

Bu nedenle uygulamada, aracın hasar geçmişi, tramer kayıtları ve servis kayıtları incelenerek değerlendirilir. Aynı bölgeden önceden ağır hasar kaydı bulunmaması, araç değer kaybı şartları arasında kabul edilen ve talebin kabul edilebilirliğini doğrudan etkileyen unsurlardan biridir.

Değer kaybının kazayla illiyet bağı içinde olması

Araç değer kaybının tazmin edilebilmesi için meydana gelen zararın doğrudan doğruya ilgili trafik kazasından kaynaklanmış olması gerekir. Hukuken bu ilişki, “illiyet bağı” olarak ifade edilir ve araç değer kaybı şartları arasında yer alan temel unsurlardan biridir. Kaza sonrası değer kaybı, ancak kazayla arasında açık ve kesintisiz bir neden-sonuç ilişkisi bulunduğu takdirde talep edilebilir.

Eğer araçtaki değer düşüklüğü başka bir sebepten, örneğin daha önce meydana gelen bir kazadan, kullanım hatasından veya doğal yıpranmadan kaynaklanıyorsa, bu zarar araç değer kaybı kapsamında değerlendirilmez. Değer kaybı yalnızca ilgili kazanın doğrudan sonucu olarak ortaya çıkmış olmalıdır.

Bu bağın kurulması genellikle bilirkişi raporlarıyla sağlanır. Bilirkişi, aracın hasar yapısını, onarım sürecini ve piyasa etkisini inceleyerek değer kaybının gerçekten kazaya bağlı olup olmadığını tespit eder. İlliyet bağı kurulamayan durumlarda değer kaybı talebi hukuken reddedilir.

Zarar görenin değer kaybı talep etme hakkına sahip olması

Araç değer kaybı talebinde bulunabilecek kişi, kazada zarara uğrayan araç sahibi ya da hukuken bu hakka sahip olan kişidir. Araç değer kaybı şartları içinde, talepte bulunan kişinin zarar gören sıfatını taşıması zorunludur. Başkasına ait bir araç için, hukuki yetki veya temsil olmadan değer kaybı talebinde bulunulamaz.

Araç değer kaybı şartları gereği, değer kaybı talebi kural olarak kusurlu tarafın trafik sigortasına yöneltilir. Zarar gören, talebini doğrudan karşı tarafın sigorta şirketine iletebilir. Değer kaybı, kusurlu tarafın trafik sigortası tarafından karşılanır. Zarar gören, talebini doğrudan karşı tarafın sigorta şirketine yöneltebilir. Sigorta teminatının yetersiz kalması hâlinde ise kusurlu sürücüye veya araç sahibine karşı ayrıca talepte bulunulabilir.

Bu nedenle değer kaybı talep edecek kişinin hem zarara uğrayan sıfatını taşıması hem de talebini doğru muhataba yöneltmesi gerekir. Aksi hâlde haklı bir alacak söz konusu olsa bile, usul hataları nedeniyle talep sonuçsuz kalabilir.

Zamanaşımı süresi içinde talepte bulunulması

Araç değer kaybı talebinin geçerli olabilmesi için mutlaka zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Trafik kazalarından doğan talepler, genel olarak zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde talep edilmelidir. Bu süreler geçtikten sonra yapılan başvurular hukuken dinlenmez ve talep zamanaşımı nedeniyle reddedilir. Bu bakımdan zamanaşımı süresi önemli araç değer kaybı şartlarından biridir.

Uygulamada değer kaybı başvuru süresi yalnızca dava açma süresini değil, sigorta şirketine yapılacak başvuruyu da kapsar. Araç değer kaybı başvurusu, öncelikle kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasını yapan sigorta şirketine yöneltilmelidir. Sigorta şirketine yapılan başvurudan sonra belirli bir süre içinde ödeme yapılmaz veya eksik ödeme yapılırsa, bu aşamadan sonra değer kaybı davası açma hakkı doğar.

Özellikle vurgulamak gerekir ki, zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapılan başvurular, haklı bir değer kaybı olsa bile sonuç doğurmaz. Bu nedenle kazadan sonra uzun süre beklenmesi, araç değer kaybı başvurusu hakkının tamamen kaybedilmesine yol açabilir.

📌 Değer kaybı zamanaşımı kuralları, araç değer kaybı taleplerinin en kritik unsurlarından biridir. Gerek sigorta şirketine yapılacak başvurularda gerekse değer kaybı davası açılacaksa yargı yoluna gidilmesinde sürelerin dikkatle takip edilmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından zorunludur.

Araç Değer Kaybı Şartları: Sık Sorulan Sorular ve Cevapları

⚖️ Araç değer kaybı şartları km sınırı var mı?

✍️ Hayır, araç değer kaybı için kilometre sınırı artık yoktur. Daha önce uygulamada yer alan 165.000 km sınırı, 2021 yılında yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Ancak bu durum, kilometrenin tamamen önemsiz olduğu anlamına gelmez. Aracın kilometresi yükseldikçe ikinci el piyasa değeri düşeceği için, hesaplanan değer kaybı tutarı da doğal olarak daha düşük olur. Yani kilometre, değer kaybı hakkını ortadan kaldırmaz; sadece tazminat miktarını etkiler.

⚖️ Araç değer kaybında yaş sınırı var mı?

✍️ Araç değer kaybı şartları arasında mevzuatta belirlenmiş kesin bir yaş sınırı bulunmamaktadır. Ancak aracın yaşı arttıkça ikinci el piyasa değeri düştüğü için, değer kaybı tutarı da buna paralel olarak azalır. Çok eski ve piyasa değeri zaten düşük olan araçlarda değer kaybı oluşsa bile, bu tutar oldukça sınırlı olabilir. Bu nedenle yaş, değer kaybı hakkını ortadan kaldırmaz; sadece hesaplanan bedelin düşük çıkmasına neden olur.

⚖️ Ağır hasarlı araç değer kaybı alabilir mi?

✍️ Ağır hasarlı veya pert kayıtlı araçlarda kural olarak araç değer kaybı talep edilemez. Çünkü bu tür araçlarda değer kaybı değil, aracın tamamına ilişkin bir ekonomik kayıp söz konusudur. Özellikle pert araçlarda, zarar değer kaybı olarak değil, aracın bedelinin tazmini kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle ağır hasarlı araçlar, araç değer kaybı şartları bakımından genel olarak kapsam dışında kabul edilir.

⚖️ Kazada değer kaybını kim öder?

✍️ Araç değer kaybı, kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortası tarafından ödenir. Zarar gören, talebini doğrudan karşı tarafın sigorta şirketine yöneltir; teminat yetersizse kusurlu sürücü veya araç sahibine başvurulabilir. Kasko sigortası bu kapsamda ödeme yapmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir