İŞGAL HARÇLARINA KARŞI DAVA YOLU

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 52. maddesinde “Belediye sınırları içinde bulunan sayılı yerlerden herhangi birinin satış yapmak veya sair maksatlarla ve yetkili mercilerden usulüne uygun izin alınarak geçici olarak işgal edilmesi, işgal harcına tabidir"" hükmüne yer verilmiştir.

İşgal harcı uyuşmazlıklarında öncelikle görevli mahkemenin hangisi olduğunun bilinmesi önem arz etmektedir.

2576 sayılı Kanunun 6. maddesinde, vergi mahkemelerinin genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları ve bu konulardaki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları çözümleyeceği belirtilmiştir.

Dolayısıyla ilgili Belediye tarafından tesis edilerek muhatabına tebliğ edilen işlemde (encümen kararı, ihbarname, ödeme emri vb.) 2464 sayılı Kanundaki işgal harcı tarifesi baz alınarak hesaplamalar yapılmış ise tebliğnamedeki ecrimisil vb. ifadeler dikkate alınmaksızın uyuşmazlığın niteliği vergisel olduğundan, vergi mahkemelerine dava açmak gerekecektir.

Ecrimisil uyuşmazlılarında görevli mahkeme idare mahkemeleri iken, İşgal harcından kaynaklı davalarda görevli mahkemeler vergi mahkemeleridir.

Diğer taraftan; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 52. maddesinde, pazar veya panayır kurulan yerlerin, meydanların, mezat yerlerinin her türlü mal ve hayvan satıcıları tarafından işgali, Yol, meydan, pazar, iskele, köprü gibi umuma ait yerlerden bir kısmının herhangi bir maksat için işgali, Motorlu kara taşıtlarının park etmeleri için il trafik komisyonlarının olumlu görüşü alınarak belediyelerce şehir merkezlerinde tesis edilen ve işletilen mahallerin çalışma saatleri içinde, taşıtlar tarafından işgali (Bisiklet ve motosikletler hariç) halinde geçici işgal harcı alınacağı hükme bağlanmış, sayılan yerlerin izinsiz işgallerinin mükellefiyeti kaldırmayacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 56. maddesinde ise; 52. maddede belirtilen işgallerden harç alınmasına ilişkin tarife hükümlerine yer verilmiştir. Anılan Kanunun yukarıda yer verilen 52. ve 56. maddesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, işgal harcının gün ve saat gibi kısa süreler için söz konusu olabileceği, umuma ait bir yerin ancak geçici olarak işgal edilmesi halinde alınacağı anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 52. maddesine göre, umuma ait bir yerin ancak geçici olarak işgal edilmesi halinde işgal harcı alınabilecektir.

Öte yandan, işgal edilen taşınmazın hukuki niteliğinin araştırılarak hukuki niteliği belirlendikten sonra tasarruf yetkisinin Hazineye mi yoksa Belediyeye mi ait olduğunun değerlendirilmesi gerekir. Tapuda belediye adına kayıtlı olmayan ve özel kanunlar ile Belediyenin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilmeyen yerler için belediyelerce işgal harcı alınamayacağı tabidir.

İşgal harcı konusunda bir diğer ihtilaf da yol kenarlarına park eden araçlardan belediyelerce alınan ücretlerin ticari kazanç mı yoksa işgal harcı mı olduğu noktasındadır. Gelirin niteliğine göre tabi olacağı verginin türü değişkenlik göstereceğinden, bu ayrımın yanlış yapılması nedeniyle yapılan tarhiyatlar vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilmektedir. Bu hususta Danıştay; elde edilen kazancın büyüklüğüne, devamlılık arz edip etmediğine, faaliyetin defter tutmayı ve muhasebeyi gerektir seviyede olup olmadığına bakarak karar vermekte ve faaliyetin işgal harcı standartlarını aşıp işletme büyüklüğünde olduğuna kanaat getirirse, gelire ticari kazanç demektedir. 

Sonuç olarak; işgal harçlarının gerek idari makamlarca gerek yargı yerlerince yanlış nitelemesi nedeniyle zaman zaman ecrimisil zaman zaman da ticari kazanç olarak değerlendirilmesi yapılmakta ve bu durum hak kayıplarına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle, tebliğ alınan evraklardaki kamu alacağı nitelendirmelerine takılmadan, ödenmemesi gereken bir bedelin ödenmesi suretiyle hak kayıplarına maruz kalmamak için hukuki desteğin alınması önem arz edecektir.  

Diğer Makaleler

Bu suçun oluşması için gereken manevi unsur özel kasttır. Bu suç taksirle işlenemez.

Devamını Oku

İİK.’nun 78. maddesi gereğince, takibin şekline göre, borçluya ödeme emri tebliğ edilip, ödeme emrindeki müddet geçtikten sonra alacaklı haciz talep edebilir.

Devamını Oku

Türk hukuk sistemi içerisinde ele alınan uzlaşmazlık konularından birisi de iş veren ile çalışan arasındaki uzlaşmazlıklardır.

Devamını Oku

Günümüzde birçok hukuk uyuşmazlığı konusuna öncelikli çözüm önerisi olarak Arabuluculuk yolu, yangın bir yöntem olarak başvurulmaktadır.

Devamını Oku